Bilgi

Akademisyenlik Nedir? Nasıl Akademisyen Olunur? Tavsiyeler


Çağımızın en büyük sorunlarından birisi hiç şüphesiz ‘işsizlik’. Eskiden lise mezunları hatta ilkokul mezunları bile kolayca iş bulabilirken işimdi bırakın üniversite mezunu olanı yüksek lisans ve doktora yapanlar bile işsizlikle mücadele etmek zorunda kalıyorlar.

Gençler bütün bunların farkına varmaya başladıkları için ileride iş imkanı garanti olan tıp, eczacılık, diş hekimliği vs. alanlara yönelmeye başladılar. Çünkü  herhangi bir bölümü (Türkiye’de bir kıymeti olmayan fakat yurt dışında el üstünde tutulan) bitirince iş bulamayacaklarının farkına vardılar.

Bu yazımızda gençlere yol göstermesi bakımından faydalı olacağını düşündüğümüz yalnızca çalışmak anlamına gelmeyen, aynı zamanda yaşam şekli ve düşünüş biçimi olan akademisyenlikten bahsetmeye çalışacağız.

Akademisyen, bir alanda lisans eğitimi aldıktan sonra aynı alanda ya da farklı alanda lisansüstü eğitim yaparak, bir üniversitede araştırma yapan, bilimsel gelişmeleri inceleyen, deneyler yapan, kongre, sempozyum, konferans gibi faaliyetlere katılan kişilere denir.

Pekiii… akademisyen nasıl olunur kısaca bundan bahsedecek olursak;

İlk önce lisans eğitiminiz esnasında  not ortalamanızı yüksek tutarak işe başlamalısınız. Çünkü akademisyenliğin ilk aşaması lisansüstü eğitimle başlar ve bunun ilk şartlarından birisi de yüksek not ortalamasıdır. ALES (akademik lisansüstü eğitim sınavı) sınavından en az 70 puan alarak ve not ortalamanızla yüksek lisans başvurusu  yaparsınız ve  sıralamaya girdikten sonra mülakata girip yüksek lisansa başlamaya hak kazanırsınız. Tabii bu sırada ALES ve yabancı dile ağırlık vererek yüksek puan alıp açılan araştırma görevlisi kadrosuna başvuru yapabilirsiniz.Yüksek lisansı çalışma temponuza ve konunuza bağlı olarak 2-3 yılda tamamlayabilirsiniz. Sonra doktora aşamasına geçilir. Buraya başvuruda yüksek lisans ortalamanız ve dil puanınız devreye girer. Mülakatta geçer not aldıktan sonra sıralamaya göre kadroya girersiniz. Doktora programının ilk yılı ders aşamasıdır. Dersler başarıyla tamamlandıktan sonra yeterlilik sınavına girilir. Bu sınav oldukça önemlidir.  Çünkü sınavı geçemediğiniz takdirde tez aşamasına geçemezsiniz bu da size sene kaybına neden olur. Yeterlilik sınavı yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşur. Yazılı sınavdan geçer not aldıktan sonra sözlü sınava girebilirsiniz. Bu sınavda alanınızla ilgili sorular sorulur. Şunu söyleyebilirim oldukça zor bir sınav eğitim hayatımın en zor sınavıydı diyebilirim.3 saat sürmüştü 3 jüri vardı. Resmen bombardıman altında kalmış gibi hissetmiştim:))) Sınav sonunda geçtiğime bile sevinecek takatim kalmamıştı… Her neyse  sonra tez aşaması başlıyor ki bu hiiçç yüksek lisans tezine benzemiyor. Daha kapsamlı, daha fazla araştırma, daha fazla parametre, daha fazla çalışma vs… Çalışma konunuza bağlı olarak yaklaşık 4-6 yıl sürüyor. Doktorayı başarıyla tamamladıktan sonra ilk önce yardımcı doçentlik ünvanı verilir. Tabii bu ünvanı almak öyle kolay olmuyor.  Yaptığınız yayınların sayısı, bilimsel projeleriniz, yaptığınız sözlü ve poster sunumlar, dil puanınızınız olması gerekiyor ama en önemlisi de maalesef iyi bir torpiliniz olmalı… Yardımcı doçentlikten yaklaşık 3-4 yıl sonra  doçentlik ünvanı, doçentlikten 5 yıl sonra filan da profesörlük ünvanı elde edilir.

Evet işin prosedür kısmı böyle… Bu alanda ilerlemek, başarı elde etmek için yapılması gerekenlerden bahsedecek olursak;

Alanınızı belirleyin; lisans eğitiminizi yaparken hangi alanda daha başarılı olduğunuzu belirleyin ve bu alanda lisansüstü eğitiminize devam edin.

Sabırlı olun; akademisyenliğin en büyük kuralı sabır. Örneğin, saatlerce laboratuvarda deney yapacaksınız tek bir olumsuzluk deneyinizin bir anda çöpe gitmesine neden olabilecek ya da deney sonucunuz çıkmayacak bunu tekrar tekrar yapacaksınız… Makale yazacaksınız dergiye göndereceksiniz kabule edilmeyecek revişe edip tekrar göndereceksiniz bekleyeceksiniz vs. vs. Bunların hepsi ve daha fazlası sabır gerektiren işler. Eğer sabrınız yoksa havlu atabilirsiniz. O yüzden hiç bu işe bulaşmayın derim.

Araştırma yapın; akademisyen meraklıdır. Bir şey duyduğunuzda, gördüğünüzde, bu ne demek bununla ne yapılabilir, ne işe yarar gibi soruları kendinize sorup, araştırmalısınız.

Çok okuyun; sadece bilimsel konularla ilgili okumayın her konuda çok okuyun böylece kelime dağarcığınız gelişecek ve daha iyi anlama ve yorum yapabilme kabiliyeti kazanacaksınız.

Dilinizi geliştirin; bu işte yabancı dil bilmek olmazsa olmaz kural. Çünkü yabancı dergilere makale yazacaksınız, bir şey öğrenmek için yabancı dergilere başvuracaksınız maalesef diliniz yoksa bunları yapmanız imkansız. Bu böyle olunca da ilerleyemeden olduğunuz yerde kalırsınız ve hep birilerine muhtaç olursunuz bu da sizi iyice köreltir, bu işten soğutur.

Sosyal olun;  üniversiteler tarafından yapılan kongre, konferans, sempozyumları takip edin ve mutlaka sözlü ya da poster sunumla katılın. Bu yapılan toplantılar sayesinde hem yapılan çalışmaları görerek ileride neler yapabileceğiniz konusunda fikir edinmenize yardımcı olacak hemde tanışacağınız yeni insanlarla bilgi alışverişinde bulunmanıza olanak sağlayacaktır. E bu da  kendinizi geliştirmeniz için iyi bir fırsat.

Mütevazi olun; hayatın her alanında olması gereken alçak gönüllülük özellikle bu meslekte daha da ön plana çıkıyor. Şöyle ki rütbeniz arttıkça insanları küçük görmektense yükseldikçe küçülmesini bilin. İnanın böyle olduğunuzda daha da saygınlık kazanırsınız diğer durumda rütbeniz olur evet ama değeriniz olmaz!

Bu işi sevin; her ne iş yapıyorsanız yapın ama yaptığınız işi severek yapın.

Para ikinci planda olsun; bu işi yazmayı, öğrenmeyi sevdiğiniz için yapın. Amacınız çok para kazanmaksa hiç bu işe bulaşmayın. Çünkü akademisyenin para kazanma kaygısı olmamalıdır.

Uçsuz bucaksız bir denize benzeyen bu meslek dalında başarılar elde etmek, yükselmek sizin elinizde. Bunun için akademisyenliğin iş sahibi olmaktan çok öte olduğunun farkına varın ve iş sahibi olmaktan çok bilim insanı olmanın peşinde olun…

Yorum Yapınız!

Yorum Bırakın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top