Bilgi

Teorinin Hipotez, Olgu ve Yasa ile İlişkisi


Bilimsel teori kavramı açıklanırken sıklıkla hipotez kavramı ile karşılaştırılır. Hipotez, bilimin ilgi alanındaki bir konunun anlaşılması için -başlangıç olarak- sınırlı sayıdaki kanıta, geçmiş bilgilere veya gözlemlere dayanarak ileri sürülen, test edilebilir bir tahmin veya açıklamadır. Bir hipotez deneyler veya daha fazla gözlem yaparak desteklenebilir veya çürütülebilir. Örneğin bir psikolog, öğrencilerin çalışma disiplini ve anksiyete düzeyi arasındaki ilişkiye dair bir çalışma yapmadan önce “düzenli çalışan öğrencilerin anksiyeteden daha az muzdarip olurlar,” şeklinde bir hipotez ortaya atabilir. Çalışma sonuçları bu hipotezi destekleyebilir veya çürütebilir. Benzer bir şekilde, deterjanların etkinliği ile ilgili bir deneyden önce “deterjanların temizleme gücü arasında fark yoktur” hipotezi ortaya atılabilir. Eğer deneyler esnasında belirli bir leke sadece bazı deterjanlar tarafından temizlenebiliyorsa bu hipotez çürütülmüş olur.

Teori doğal Dünya ile ilgili belirli bir alanda sağlam temellere oturtulmuş prensipler ve açıklamalar bütünüdür. Teori bünyesinde farklı konularda defalarca ‘test edilmiş’, desteklenmiş ve ‘geniş şekilde kabul görmüş’ hipotezleri barındırır. Bunun dışında olguları ve bilimsel yasaları barındırır.

Teori açıklanırken olgu ve yasa kavramlarına da değinilmelidir. Bilimde olgu; gözlem, hesaplama ve(ya) deneylerle defalarca doğrulanmış ve bilinen tüm pratik amaçlar için doğruluğu kabul edilmiş bir bilgidir. Örneğin kütlesel çekim farkı nedeniyle Dünya üzerinde 1000 Newton ağırlığında olan bir astronotun Mars üzerinde 380 Newton olacağı veya insan ile Bonobo şempanzelerinin DNA’larının %98,7 oranında aynı olduğu bilgileri bilimsel olgulardır.

Bilimsel yasalar ise doğal Dünya’daki herhangi bir durumun belirli şartlar altında nasıl gerçekleşeceğini açıklarlar. Örneğin Newton’un hareket yasalarının birincisine göre sabit hızla doğrusal hareket halindeki bir cisme etki eden bileşke kuvvet sıfır ise cisim aynı hızda doğrusal hareketine devam eder. Mendel’in kalıtım yasalarının üçüncüsüne (baskınlık yasası) göre heterozigotlarda (bir baskın, bir çekinik alelli genlerde) genin sadece baskın aleli fenotipte gözlenir ve çekinik alel gizli kalır.

Bilimsel bir teori; hipotezlerin, olguların ve yasaların anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde birleştirilmesinden meydana gelir.

Kaynak: Wikipedia

Yorum Yapınız!

Yorum Bırakın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top