Bilgi

Eski Bilgisayar Kullanıcılarını Hüzünlere Sevk Edecek Nostaljik Programlar


Bilgisayarlar artık ilk çıktığı günden çok farklı formatlara evrildiler. Bilgisayar neslinin çocukları da artık yaş kemale ermiş birer yetişkin halini aldılar. Hal böyle olunca şimdinin yetişkinlerinin çocukluklarına dair bilgisayar anıları da ortaya çıkmaya başladı.

Her ne kadar bu anılar çoğunlukla internet cafelerde yerel ağda oynanan ve tüm mahallenin kıyasıya mücadele ettiği günleri hatırlatsa da dönemin çocukları, bugünün büyükleri olarak ergenliğimizin ya da çocukluğumuzun sembol bilgisayar programları da yok değildi.

Bu programların büyük bir çoğunluğu o dönem internete mobil olarak erişime imkan olmadığı için bu sorunu çözmeye yönelik uygulamalar olarak değerlendirilebilir. Bunu şöyle daha açık bir şekilde anlatabiliriz: Bugün artık internet teknolojilerinde yaşanan olağanüstü gelişmeler sayesinde cep telefonlarımızla internete erişmek çok kolay. Ancak bundan 10 sene önceye kadar cep telefonundan internete girmek bu kadar kolay değildi. Cep telefonlarından internet kullanımı sadece metinler için mümkün olabilirdi. Bir resmin dahi telefona yüklenmesi dakikalar alırdı ki telefonun şebeke bağlantısı üzerinden internet izlemek imkansızdı.

Bu yüzden dönemin popüler uygulamalarının bazıları de sabit bir internet bağlantısı olmayan yerlere gitmeden önce evindeki internet bağlantısından dizi veya film indirmek üzerine kurulu uygulamalar olurdu. Yine bu her yerden video indirememe ya da yükleme problemleri yüzünden video dönüştürücü uygulamaları da yoğun rağbet görmekteydi – ki bugün internet hızında yaşanan muazzam artışa rağmen hala daha video dönüştürücü uygulamalar ilgi görmektedir.

Gelgelelim lafı daha fazla uzatmadan özellikle 80’lerin sonu 90’ların başı çocukları için oldukça nostaljik olacak bilgisayar uygulamalarının neler olduğuna.

ICQ ve mIRC

İkisi de birbirinden güzel muhabbetlere ev sahipliği yapan bu sohbet programlarını birbirinden ayırmak mümkün olmadığı için aynı başlık altında değerlendirdik.

ICQ, internet aleminin bilinen ilk anlık mesajlaşma programı olarak bugün telefonlarımızdan kullandığımız WhatsApp tarzı yazılımların atası olarak görülebilir. Geliştirilme tarihi 1995 yılının sonları olan programın zirve yaptığı yıllar 1999 – 2002 tarihleri arasıdır ki ülkemizde de en popüler olduğu yıllar bu yıllar olmuştur.

mIRC ise IRC adıyla bilinen sunuculara bağlanarak bu sunucular aracılığıyla mesaj transferini mümkün kılan programın adıdır. Programın geliştiricisi Khaled Mardam – Bey isimli yazılımcıdır. Programın en önemli özelliği ise programa eklenebilen script’ler ile zenginleştirilmesine imkan tanımasıdır. Bu sayede programa geliştirici yazılımcısı dışında farklı yazılımcılar da script şeklinde ara yüz ekleyerek programın gelişmesine katkıda bulunabilirler.

Türkiye’de o dönemlerde pek çok farklı sohbet programı internet kullanıcıları arasında yaygın olarak kullanılmaktayken bu iki program, adeta kendine bağımlılık yaratmayı başarmış programlardı.

ICQ üzerinden sesli mesaj gönderebilmek ve dosya transferi yapabilmek o dönem için devrim niteliğinde özelliklerdi. ICQ ile mIRC arasındaki en büyük fark ise ICQ kullanarak belli kişilerle sohbet edilebilirken mIRC ile belirlenen sohbet odalarında tanımadığınız yüzlerce farklı kişiyle toplu olarak sohbet edilebiliyordu. Buradan tanışılan kişilerle özel odalarda birebir sohbet sürdürmek de ayrıca mümkündü.

İki program da o dönem kullananlar için inanılmaz nostaljiktir ve bu programlar, Türkiye’ye internet ve bilgisayar kültürünün yerleşmesini sağlamada en çok etkili olan programlar olmuştur. Öyle ki bir dönem internet kafelerde “İnternet var mı?” sorusuyla gelen kişilerin sordukları soruda kastettikleri internet işte bu iki programdan biri oluyordu.

Limeware

Günümüzde internetten dosya veya program indirmek isteyenlerin aklına torrent programları gelmektedir. Tabii ki torrent dosyalarının mazisi o kadar da yeni değildir. Ancak bundan 10 – 15 sene öncesine gidildiğinde dosya indirmek için program aradığınızda karşınıza kesinlikle ilk çıkacak program, Limeware programı olacaktı.

Limeware, internet ve bilgisayar kullanıcılarının tahminlerinden çok daha eski bir bilgisayar programıdır. Programın internete ilk çıkış tarihi 2000 yılıdır. Programın mantığı uçtan uca paylaşım olarak bilinmektedir.

Limeware programı o dönemin gençleri tarafından en çok şarkı dosyası indirmek için kullanılırdı. O dönem, internetin ilk zamanları olduğu için bugünkü gibi aklınıza gelen her şarkıyı internette kolayca bulmak mümkün değildi. İstediğiniz şarkıyı internette bulsanız dahi sokaklarda yürürken ya da spor yaparken dinlemek için cep telefonları da yeterli olmuyordu. Bu yüzden Limeware ile istediğiniz şarkıyı indirerek mp3 çalar ya da aynı işlevi gören bir cihaz aracılığıyla mobil olarak dinleyebilirdiniz.

O dönem rakipleri olan Kazaa ve Imesh gibi programların popülerliğini tek başına bozmayı başarmıştır. Tabii ki Limewire’ın o dönem sayılabilecek en büyük eksisi ise programdan kullanıcılar ne aratırsa aratsın yetişkin içeriklerin karşılarına çıkmasıdır.

MSN Messenger

Ve 2005 – 2009 yılları arasında internet aleminde fırtınalar estiren bir program sıradaki programımız: MSN Messenger. 

Daha sonrasında Windows Live Messenger adını alan program, 2013 yılına kadar kullanılmaya devam etti. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi altın yıllarını 2005 – 2009 arasında yaşadı.

Kullanıcılarının doğrudan e-mailleri ile kaydolabildikleri bir anlık mesajlaşma uygulaması olan MSN Messenger, kişi listesi sunması, sadece e-mail adresine sahip olduğunuz kişileri programa kolayca ekleme, dosya ve sesli mesaj gönderme gibi o dönem için oldukça gelişmiş özellikler ve web kamera sohbetleri MSN Messenger’ın unutulmazları arasında yer aldı.

O dönemin emojileri sayılabilecek yüz ifadeleri, profil resmi olarak kullanılan avatarlar ve her şeyden önemlisi de kişi listenize mesajınızı iletebileceğiniz “Ne Dinliyorum?” özelliği gibi özellikler MSN Messenger’ı internet kullanıcıları için bambaşka bir program yapmaya yetiyor ve artıyordu bile.

O dönem MSN Messenger üzerinden iletişim kuran pek çok kişi günümüzde MSN Messenger’dan çok daha fazla gelişmiş programlarda benzer tadı alamadıklarından dolayı şikayet etmekteler.

Winamp

Ve yine geldik bir başka efsane bilgisayar programına: Winamp. Bir dönemin en popüler müzik dinleme programı olan Winamp, müziğin ses ayarlarıyla bütünüyle oynayabilme imkanı tanıması ve şık arayüzü ile en çok tercih edilen müzik programı olmayı başarmıştı.

İlk sürümü 1997 yılında piyasaya çıkan Winamp’ın bu kadar popüler olmasının sebebi o dönem devrimsel sayılabilecek özellikler sunmasıydı.

Öncelikle o dönemin bilgisayar hız seçeneklerine bakıldığında müzik dosyalarını oynatmak o işlemciler ile işlem yapan bilgisayarlar için çok da mümkün olmuyordu. Winamp, bunu düşük performanslı işlemcilere sahip bilgisayarlar için de sunmuş olduğu optimizasyon seçenekleri ile kolayca sağlayabiliyordu.

Bir diğer devrimsel yeniliği ise ekranda az bir yer kaplayabilen ilk program olmasıydı. Ayrıca şarkı içinde kullanıcının istediği şekilde kolayca gezmeye imkan tanıyan bu denli gelişmiş ilk programdı. Ayrıca bilgisayarların ülkemizdeki ilk örneklerinde kullanılacak bir program olması nedeniyle, basit arayüzünün hiç bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir kişi için bile çok kolay alışılabilir olması ve kolay kullanılması programı efsanevi yapan detaylardan bir diğeridir.

Kısacası Winamp, piyasaya çıktıktan sonra müzik dosyası oynatıcılar arasında açık ara en çok tercih edilen program olmuştur. Daha sonra çıkan video oynatma özelliği ile de uzun yıllar liderliğini korumayı başarmıştır.

SchoolBus

Ve gelelim o dönemin özellikle Türkiye’de en çok kullanılan trojan programı olan SchoolBus programına.

Program, bir kişinin bilgisayarına sızmayı sağlayan bir truva atıdır. Bilgisayarına sızmak istediğiniz kişiye atacağınız bir e-postada programın kırıntılarını içeren bir dosyayı sızmak istediğiniz kişinin açmasını sağladığınız anda program karşı tarafın bilgisayarında çalışmaya başlar. Kullanımı da bu yüzden bu kadar kolaydır. 

Günümüzde hala daha etkileri bazı bilgisayar kullanıcılarında görülen ve gelen linklere tıklattırırken iki kere düşündüren SchoolBus ile bilgisayarınıza sızılırsa bilgisayarınızın kontrolü sızan kişiye geçerdi. Bilgisayarınıza sızan kişi, CD-Rom sürücünüzü açıp kapatabilir, bilgisayarınıza reset atabilir hatta çok daha fazla ileri giderek format dahi atabilirdi.

Ancak o dönem SchoolBus ile en çok yapılan şey, bilgisayarına sızılan kişinin ekranına bir sohbet penceresi açarak onunla sohbet etmekti. Bu sayede kişinin içinde var olan hacker dürtüsü bir nebze olsun tatmin edilmiş olurdu.

Yorum Yapınız!

Yorum Yaz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top