<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ayasofyanın sırları arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/ayasofyanin-sirlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Feb 2021 16:05:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>ayasofyanın sırları arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ayasofya’nın Bilinmeyen Gizli Kalmış Sırları</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/ayasofyanin-bilinmeyen-gizli-kalmis-sirlari/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/ayasofyanin-bilinmeyen-gizli-kalmis-sirlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sebnem K.]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 16:05:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofya camii]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofya camisi]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofyanın bilinmeyen sırları]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofyanın gizemi]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofyanın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofyanın sırrı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=27097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayasofya&#8216;nın altında geniş bir gizli alanın varlığına dair iddialar vardır. Bu iddialar Ayasofya’nın bilinmeyen gizli kalmış sırları olabileceği fikrini akıllara getirir. Örneğin, kriptoların erken Hıristiyanlık döneminin kilise mimarisinin ortak bir özelliği olduğu iyi bilinmektedir. Hristiyanların ölüleri kiliselerin altındaki mahzenlere gömme pratiği, ölüleri şehrin duvarlarının dışına gömme pagan uygulamasından oldukça farklıydı. 6. yüzyılda Hıristiyan dünyasının en [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/ayasofyanin-bilinmeyen-gizli-kalmis-sirlari/">Ayasofya’nın Bilinmeyen Gizli Kalmış Sırları</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Ayasofya</strong>&#8216;nın altında geniş <strong>bir gizli alanın varlığına</strong> dair iddialar vardır. Bu iddialar <strong>Ayasofya’nın bilinmeyen gizli kalmış sırları </strong>olabileceği fikrini akıllara getirir. Örneğin, <strong>kriptoların</strong> erken <strong>Hıristiyanlık</strong> döneminin kilise mimarisinin <strong>ortak bir özelliği</strong> olduğu iyi bilinmektedir. Hristiyanların ölüleri <strong>kiliselerin altındaki mahzenlere</strong> gömme pratiği, ölüleri şehrin duvarlarının dışına gömme <strong>pagan</strong> uygulamasından oldukça farklıydı. 6. yüzyılda Hıristiyan dünyasının en önemli iki kilisesi olan Roma&#8217;daki<strong> Eski Aziz Petrus</strong> ve Kudüs&#8217;teki <strong>Kutsal Kabir Kilisesi</strong>&#8216;nin de altlarında bir <strong>yeraltı alanı</strong> vardı.</p>
<h2 style="text-align: left;">Ayasofya Yer Altı Tünelleri</h2>
<p style="text-align: justify;">İlki, bir mezarlığın üzerine ve bir <strong>Etrüsk tanrısının tapınağının</strong> yakınına inşa edilmişken, ikincisi<strong> Yunan tanrıçası Afrodit&#8217;e adanmış bir tapınağın üzerine</strong> inşa edilmiştir. Ayasofya, Hristiyan aleminin<strong> en önemli kiliselerinden biri olduğu için,</strong> tıpkı<strong> Eski Aziz Petrus ve Kutsal Kabir Kilisesi gibi</strong> bir yeraltı alanına sahip olması bekleniyor. Üstelik bu iki kilise gibi <strong>Ayasofya&#8217;nın da bir pagan tapınağı üzerine</strong> inşa edilmiş olması mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak yapının<strong> 1935&#8217;ten beri araştırmacılar tarafından</strong> araştırılmasına rağmen <strong>Ayasofya&#8217;nın altında ne olduğu hakkında</strong> çok az şey biliniyor. <strong>Bir efsaneye göre Şeytan, Ayasofya&#8217;nın altına hapsedildi.</strong> Bir diğer efsaneye göre Bizans kalıntılarının, şehrin <strong>Osmanlılar</strong> tarafından <strong>fethinden</strong> önce kilisenin altındaki<strong> gizli odalarda</strong> rahipler tarafından saklandığı söyleniyordu. Ancak bunlar, onları destekleyecek <strong>çok fazla kanıt bulunmayan</strong> masallardır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-27099" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofyanin-sirri.jpg" alt="" width="750" height="500" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofyanin-sirri.jpg 750w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofyanin-sirri-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<h2 style="text-align: left;">Ayasofya&#8217;nın Altındaki Yer Altı Tünellerini Keşfetmek</h2>
<p style="text-align: justify;">2005 yılında,<strong> yapı ve çevresinde</strong> kullanılan yer altı tünelleri ve su sisteminin işlevini<strong> uzun vadeli anlamak amacıyla</strong> Ayasofya ve çevresindeki kuyuların etüdü yapılmıştır. Araştırmada <strong>Ayasofya ve bahçelerinin içinde</strong> ve çevresinde <strong>dokuz kuyu</strong> tespit edildi. Bu kuyulardan<strong> beşi hala su içeriyordu</strong> ve ikisi ekip tarafından araştırıldı. Ayrıca<strong> havalandırma sağlamak ve nemi azaltmak için</strong> kullanılan tüneller de bulundu. <strong>Ayasofya’nın bilinmeyen</strong> yönleri hakkında bilgi edinmek için araştırmalar devam etti.</p>
<p style="text-align: justify;">2009&#8217;da yönetmen <strong>Göksel Gülensoy,</strong> Ayasofya&#8217;nın yeraltı bölgesini araştıran bir <strong>belgesel</strong> çekti. <strong>Gülensoy</strong>&#8216;un ekibinin kiliseyi<strong> Topkapı Sarayı ve Yerebatan Sarnıcı</strong>&#8216;na bağlayan iki rezervuara dalmasına izin verildi. İlk rezervuarın dibine yakın, dalgıçlar<strong> iki kalın tahta parçası, bir kova ve bir hayvan iskeleti</strong> buldular.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekip, ikinci rezervuarda<strong> 1917 yılına ait bir dizi şişe,</strong> Ayasofya&#8217;nın avizelerinden <strong>cam, ucunda iki yüzük bulunan bir zincir ve vitray parçaları</strong> keşfetti. Şişelerin, 1917&#8217;de şehri işgal ettiklerinde<strong> kutsal su almaya çalışan İngiliz askerleri</strong> tarafından muhtemelen düşürüldüğü iddia edildi.</p>
<h2 style="text-align: left;">Ayasofya Tünellerindeki Sırlar</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeraltı tünelleri</strong> İstanbul şehrini kaplamaktaydı. Bir kadırganın yelken açabileceğ<strong>i devasa sarnıç</strong> yerin altındaydı. Ayasofya&#8217;nın altındaki tüneller <strong>Kripto odalarına ve gizli yazı odalarına</strong> kadar uzanıyordu. Hazineler kuşatmalar nedeniyle<strong> Ayasofya&#8217;nın altına</strong> gizlenmişti. Hazinenin <strong>Ayasofya&#8217;nın altına gömüldüğüne dair</strong> kesin bir bilgi yoktu. Dalgıçlar, Ayasofya&#8217;nın altında, 13. yüzyıldan itibaren Ayasofya&#8217;ya gömülen ilk kişi olan<strong> St. Antinegos ve Patrik Athanasius&#8217;un altında</strong> bazı mezarlar ortaya çıkardı. Ekip, <strong>Sultanahmet Meydanı ve Topkapı Sarayı</strong> üzerinden yaklaşık<strong> 70 santimetre yüksekliğinde iki dar koridora</strong> ulaştı. Bu muhtemelen<strong> Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından 5. yüzyılda</strong> halk tarafından görülmemek için gizli bir tünel olarak kullanılmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylesine efsanevi <strong>uzun tünellerin veya gizli odaların</strong> herhangi bir izi, sadece bir günlük izin alındıktan sonra hala <strong>Ayasofya’nın gizli kalmış sırları </strong>arasındadır. Günümüzde de keşfedilecek yerleri var. <strong>Göksel Gülensoy</strong> yeni belgeselinde Ayasofya&#8217;nın yüzeyin altında yatan <strong>gizli sırların</strong>ı ortaya çıkarmaya çalıştı. <strong>Topkapı Sarayı ve Yerebatan Sarnıcı</strong>&#8216;na bağlanan sarnıçları öğrenmek için<strong> iki dalgıç ve dört mağaracıdan</strong> oluşan ekibi ile daldı. Çalışmalarına 1998 yılında başlamasına rağmen, <strong>2009 yılında</strong> Ayasofya&#8217;nın Derinliklerinde <strong>50 dakikalık belgeselini</strong> tamamlayabildi.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-27100" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofya-camisi.jpg" alt="" width="750" height="500" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofya-camisi.jpg 750w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2021/02/ayasofya-camisi-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<h2 style="text-align: left;">Ayasofya’nın Dilek Sütunu</h2>
<p style="text-align: justify;">Yapının kuzeybatısında<strong> dilek sütunu</strong> olarak bilinen bir yapı vardır. Bu yapı ortası bronz levhalarla örtülü delikli bir sütundur. Bazı referanslarda, bu sütunun zamanla<strong> toplum arasında</strong> kutsanmış olduğu belirtilmektedir. Doğu Roma döneminde insanlar üzerinde <strong>iyileştirici bir etkisi</strong> olduğu söylentileri yer almıştır. Efsaneye göre, binada<strong> şiddetli bir baş ağrısıyla</strong> dolaşan <strong>İmparator Justinianus</strong> başını bu sütuna eğdi ve bir süre sonra baş ağrısının geçtiğini fark etti. Bu hikâye halk arasında duyuldu ve <strong>Ayasofya’nın sırrı</strong> olarak kabul edildi. Sütunun <strong>iyileştirici</strong> etkisine dair söylentiler dolaştı. Bu nedenle insanlar,<strong> parmaklarını sütundaki o deliğe sokup,</strong> hastalığın hissedildiği yere sürdüklerinde <strong>daha iyi olacaklarına</strong> inanıyorlardı. Bir başka efsaneye göre bu ıslaklık <strong>Meryem Ana&#8217;nın gözyaşı olarak</strong> tanımlanmaktadır.</p>
<h2 style="text-align: left;">İyileşme Kuyusu ve Dikkat Edilmesi Gereken Tabut</h2>
<p style="text-align: justify;">Ayasofya&#8217;daki<strong> büyük salonun ortasında</strong> bir kuyu vardır. Geçmişte bu kuyu, kalp hastalığı olanların sık sık geldiği bir yerdi. Buraya arka arkaya<strong> üç cumartesi günü</strong> aç karnına gelip<strong> sabah namazını kıldıktan sonra</strong> su içerlerdi. Bu gelenek<strong> cami müzeye dönüştürülene kadar</strong> devam etti. Su, <strong>Ayasofya’nın bilinmeyen sırları </strong>olarak kaldı. Çünkü bu suyun nasıl iyileştirici bir etki yaptığı bulunmasa da şifa olmaya devam etmektedir. <strong>Su tatlı ve mineralizedir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ayasofya&#8217;nın <strong>orta kıble kapısının</strong> üzerinde bir tabut bulunmaktadır. Sarı pirinçten yapılan bu tabut, <strong>Kraliçe Sofia</strong>&#8216;nın mezarıdır. Bu tabut için <strong>bir tehlike olduğu</strong> söylenir. Tabuta asla dokunulmaması gerektiği sıkı sıkı tembih edilir. Çünkü tabuta dokunursanız<strong> büyük bir gürültü başlar ve tüm bina sallanmaya</strong> başlar.</p>
<h2 style="text-align: left;">Ayasofya&#8217;nın Kıbleye Yönelmesi</h2>
<p style="text-align: justify;">Ayasofya&#8217;nın binasının<strong> tam olarak doğru yerde olmadığı</strong> belirlenmişti. Bu sebeple <strong>Mekke&#8217;ye doğru hafif bir kayma</strong> gösteriyordu. Mimarın bir hatası olamayacağından, yapı zamanında <strong>tektonik hareketlerden</strong> dolayı hafif bir kayma olduğu düşünülüyordu. <strong>Ayasofya’nın sırları </strong>arasına yer alan olaya göre melek <strong>Hz. Cebrail</strong>&#8216;in parmağıyla <strong>Ayasofya</strong>’yı döndürmüştür.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/ayasofyanin-bilinmeyen-gizli-kalmis-sirlari/">Ayasofya’nın Bilinmeyen Gizli Kalmış Sırları</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/ayasofyanin-bilinmeyen-gizli-kalmis-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
