<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dna tarihi arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/dna-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Nov 2018 19:56:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>dna tarihi arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DNA&#8217;nın Tarihçesi</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/dnanin-tarihcesi/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/dnanin-tarihcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2018 19:56:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[dna nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dna tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[dna tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tech-worm.com/?p=18860</guid>

					<description><![CDATA[<p>DNA ilk olarak İsviçreli bir hekim olan Dr. Friedrich Miescher tarafından saflaştırılmıştır. Kendisi 1869&#8217;da atık cerrahi pansumanlardaki irin içinde mikroskopik bir madde keşfetmiştir. Hücre çekirdeklerinde (nükleus) bulunduğu için ona &#8220;nüklein&#8221; adını vermiştir. 1919&#8217;da Phoebus Levene, nükleotit birimleri oluşturan baz, şeker ve fosfatı tanımlanmıştır. Levene DNA&#8217;nın, birbirine fosfat grupları ile bağlı olan nükleotit birimlerden oluşan bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/dnanin-tarihcesi/">DNA&#8217;nın Tarihçesi</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>DNA</strong> ilk olarak <strong>İsviçreli</strong> bir hekim olan <strong>Dr. Friedrich Miescher</strong> tarafından saflaştırılmıştır. Kendisi 1869&#8217;da atık cerrahi pansumanlardaki <strong>irin</strong> içinde <strong>mikroskopik bir madde</strong> keşfetmiştir. Hücre çekirdeklerinde (nükleus) bulunduğu için ona <strong>&#8220;nüklein&#8221;</strong> adını vermiştir. 1919&#8217;da <strong>Phoebus Levene</strong>, nükleotit birimleri oluşturan <strong>baz, şeker ve fosfatı</strong> tanımlanmıştır. Levene <strong>DNA&#8217;nın,</strong> birbirine fosfat grupları ile bağlı olan nükleotit birimlerden oluşan <strong>bir zincir olduğunu</strong> öne sürmüştür. Ancak <strong>Levene,</strong> bu zincirin kısa olduğunu ve bazları kendini <strong>tekrar eden bir sıralamaya sahip olduğunu</strong> düşünmüştür. 1937&#8217;de <strong>William Astbury</strong> DNA&#8217;nın düzenli bir yapıya sahip olduğunu gösteren <strong>ilk X ışını difraksiyon görüntülerini</strong> elde etti.</p>
<p style="text-align: justify;">1928&#8217;de <strong>Frederick Griffith,</strong> Pnömokok bakterisinin <strong>&#8220;düz&#8221;</strong> şeklini belirleyen özelliğin <strong>&#8220;buruşuk&#8221;</strong> şekilli Pnömokok bakterilere aktarılmasının mümkün olduğunu, bunun için ölü <strong>&#8220;düz&#8221;</strong> bakterilerin canlı <strong>&#8220;buruşuk&#8221;</strong> bakterilerle karıştırılmasının yettiğini gösterdi. Bu deneysel sistem kullanarak <strong>Oswald Avery</strong> ve arkadaşları <strong>Colin MacLeod ve Maclyn McCarty</strong> 1943&#8217;de değiştirici etmenin <strong>DNA olduğunu</strong> gösterdiler.</p>
<p style="text-align: justify;">1940&#8217;ların sonunda ve 1950&#8217;lerin başında <strong>nükleik asitlerin kimyasal yapısı</strong> ile ilgili bilgi birikimi, <strong>DNA&#8217;nın moleküler yapısının modeline</strong> aktarılmaya çalışılmıştır. <strong>Franklin ve Wilkins</strong>&#8216;in verileri <strong>DNA&#8217;nın bir çeşit sarmal yapıda bulunduğuna</strong> işaret etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">1952&#8217;lerde bakteriyofajlarla enfekte edilen bakterilerle yapılan aktarım çalışmaları, bakterilerde ve virüslerin çoğunda DNA&#8217;nın gerçek genetik materyal olduğunu açıkça göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">1952&#8217;de <strong>Alfred Hershey</strong> ve <strong>Martha Chase</strong> tarafından <strong>Hershey-Chase</strong> deneyinde <strong>T2 fajının genetik malzemesinin DNA olduğunu göstererek</strong> DNA kalıtımdaki rolü teyit ettiler.</p>
<p style="text-align: justify;">1953&#8217;te <strong>James D. Watson ve Francis Crick</strong> DNA&#8217;nın bugün kabul görmüş yapısını <strong>Nature</strong> dergisinde öne sürdüler. Çift sarmallı moleküler modelleri <strong>tek bir X-ışını kırınım resmin</strong>e dayanmaktaydı, bu resim <strong>Rosalind Franklin ve Raymond Gosling</strong> tarafından Mayıs 1952&#8217;de elde edilmişti. Modellerini dayandırdıkları bir diğer bilgi <strong>Erwin Chargaff</strong>&#8216;ın evvelki yıllarda kendilerine özel olarak iletmiş olduğu, DNA bazlarını birbiriyle eşleştiğiydi. <strong>Chargaff kuralları </strong>hem <strong>B-DNA&#8217;nın hem de A-DNA&#8217;nın çifte sarmallı</strong> biçimini tespit etmekte önemli bir rol oynamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Watson ve Crick modelinin</strong> destekleyen deneysel kanıtlar <strong>Nature dergisinin aynı sayısında</strong> yayımlanan beş makalede yer aldı. Bunlardan <strong>Franklin ve Gosling&#8217;in makalesi, Watson ve Crick modelini</strong> kısmen destekleyen, <strong>kendi X-ışını kırınım verileri ve analiz yönteminin</strong> ilk yayımlanmasıydı. Dergini aynı sayısında DNA yapısı hakkında <strong>Maurice Wilkins</strong> ve <strong>iki arkadaşının bir makalesi</strong> vardı, onların in vivo B-DNA X-ışını kırınım örüntüleri üzerinde yaptıkları analizler, <strong>iki sayfa geride Crick ve Watson tarafından</strong> önerilen çifte sarmal modelini destekliyordu. 1962&#8217;de Franklin&#8217;in ölümünden sonra <strong>Watson, Crick ve Wilkins</strong> birlikte <strong>Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü</strong>&#8216;nü kazandılar. <strong>O zamanki Nobel ödülleri ancak hayatta olan kişilere ödülün vermesine izin veriyordu.</strong> Keşif için kimlerin kredi alması gerektiği hakkında tartışma devam etmektedir. <strong>Crick,</strong> 1957&#8217;de yaptığı etkili bir sunumda, moleküler biyolojinin <strong>Temel Dogmasını</strong> ortaya koyarak <strong>DNA, RNA ve proteinler arasındaki ilişkiyi</strong> bu konuda kanıtlar henüz tamamen toplanmadan özetledi. Ayrıca <strong>Adaptör Hipotezini</strong> dile getirdi. Çift sarmallı yapının ima ettiği <strong>kopyalama</strong> mekanizmasının teyidi, 1958&#8217;de yayımlanan <strong>Meselson-Stahl Deneyi</strong> ile edildi. Crick ve arkadaşları tarafından yapılan diğer çalışmalar genetik kodun, <strong>kodon</strong> olarak adlandırılan, örtüşmeyen baz üçlülerinden oluştuğunu gösterdi, bu sayede <strong>Har Gobind Khorana, Robert W. Holley ve Marshall Warren Nirenberg</strong> genetik kodu çözdüler. Bu keşifler <strong>moleküler biyolojinin doğumuna</strong> karşılık gelir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DNA&#8217;nın genetik materyal olarak kabul edilmesi,</strong> moleküler genetik araştırmalarının yolunu açmış ve <strong>hemen hemen yarım yüzyıla yakın bir süredir</strong> yapılan önemli çalışmaların dönüm noktasını oluşturmuştur.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/dnanin-tarihcesi/">DNA&#8217;nın Tarihçesi</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/dnanin-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
