<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>görme arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/gorme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2019 14:28:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>görme arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fosfen Olgusu ve Körlük Tedavisi</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/fosfen-olgusu-ve-korluk-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/fosfen-olgusu-ve-korluk-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Cicioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jul 2019 14:28:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[fosfen algısı]]></category>
		<category><![CDATA[fosfen olgusu]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[körlük]]></category>
		<category><![CDATA[körlük tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=22249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada körlüğe çare bulmak isteyen bilim insanlarının çoğu, görme engelli kişiler için potansiyel bazı görme fonksiyonlarının yeniden kazandırılmasını sağlayacak olan yapay görme sistemlerinin yani biyonik gözlerin geliştirilmesi üzerine çalışmaktadır. Tüm bu araştırmalar görsel sahnenin görme sinirlerini uyartacak elektriksel uyartımlara dönüştürülmesini kapsamaktadır. Bu elektriksel uyartımların görme sinirlerine erişen bir yol üzerine yerleştirilen elektrotlara gönderilmesi ile görüntü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/fosfen-olgusu-ve-korluk-tedavisi/">Fosfen Olgusu ve Körlük Tedavisi</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dünyada <strong>körlüğe çare bulmak isteyen bilim insanlarının</strong> çoğu, <strong>görme engelli kişiler için</strong> potansiyel bazı görme fonksiyonlarının <strong>yeniden kazandırılmasını sağlayacak</strong> olan <strong>yapay görme sistemlerinin</strong> yani <strong>biyonik gözlerin geliştirilmesi</strong> üzerine çalışmaktadır. Tüm bu araştırmalar g<strong>örsel sahnenin görme sinirlerini</strong> uyartacak <strong>elektriksel uyartımlara dönüştürülmesini</strong> kapsamaktadır. Bu elektriksel uyartımların <strong>görme sinirlerine erişen bir yol üzerine</strong> yerleştirilen <strong>elektrotlara</strong> gönderilmesi ile <strong>görüntü algısının oluşması</strong> hedeflenmektedir. Bu tarz çalışmaların dayandığı temel fikir ise <strong>fosfen</strong> olgusudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fosfen,</strong> göze doğrudan ışık girmiyor olmasına rağmen, <strong>ışıklı pırıltılar ve ışıltılar görme</strong> olarak tanımlanabilir. <strong>Fosfen</strong> olgusunu çok basit bir deneyle anlayabiliriz. Gözlerinizi <strong>sımsıkı bir şekilde yumduğunuzda</strong> salt zifiri bir karanlık görmüyorsunuz değil mi? <strong>Siyah bir fon üzerine beyaz lekeler ve şekiller görüyorsunuz.</strong> Adeta ışık var gibi. İşte bu ışıkları gördüğünüz zaman <strong>fosfen olgusunu deneyimlediniz</strong> demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, gözümüz kapalı olduğu halde <strong>gördüğümüz bu ışıklar</strong> gerçekten var mı? <strong>Olayın bilimsel açıklaması kısaca şu şekilde:</strong> Gözümüzü sıkı sıkı kapattığınızda <strong>etrafına veya üzerine bastırdığınızda</strong> retinanızda yer alan ışığa duyarlı <strong>reseptörler yani foto reseptörler</strong> mekanik olarak uyarılıyor. Kaslarınızın uyguladığı basınç <strong>sinirlerin hareketine neden oluyor</strong> ve bu sinyalleri <strong>beyniniz ışık benzeri bir şekilde</strong> yorumluyor. Sadece gözünüzü ovalarken değil aynı durumu şiddetli <strong>bir hapşırıktan, gülmekten veya öksürmeden sonra da</strong> yaşayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">1968 yılında nörolog <strong>Brandley</strong> görme engelli bir kadının <strong>beyninin görüntü işleme merkezine</strong> elektrotlar yerleştirerek <strong>bu bölgeleri elektriksel olarak</strong> uyarmışlardır. Kör kadın gerçekten de <strong>noktacık çubuk ve lekeler şeklinde ışık parçaları gördüğünü</strong> söylemiştir.  Bu deneyden yola çıkarak<strong> görme engelli bir kişi, beynin görüntü işleme bölgesinin farklı şekillerde</strong> elektriksel olarak uyarılması sonucunda gördüğü şekillerin sözlü olarak anlatılmasıyla<strong> bir yapay zekânın algoritmasının geliştirilmesi</strong> üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Bu teknoloji sayesinde <strong>cisimlerin yaklaşık olarak neye benzediklerine dair</strong> görme engelli insanlara <strong>yardımcı olmak</strong> mümkün olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Görsel korteksin</strong> elektriksel uyarımını<strong> hedef alan bu tarz bir çalışmalarda</strong> şüphesiz en önemli parametre <strong>elektrotların</strong> geliştirilmesidir. Uygun bir elektrottan geçen akım sayesinde<strong> fosfenden kaynaklı görüntü</strong> oluşacaktır. Bu şekilde sağlanan <strong>görsel duygunun kalitesi</strong> birçok parametrenin, özellikle elektrotların sayısının ve aralıklarının bir fonksiyonuyla ilişkili olacaktır. <strong>Elektrot sayısı ve aralık için uygun değerlerin tahminlerini</strong> elde etmek için taşınabilir bir <strong>“fosfen”</strong> simülatörü ile bir dizi <strong>psikofiziksel deneyler</strong> şuana kadar bilim dünyasına<strong> pozitif katkılar</strong> yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Belki de ileride bir gün<strong> körlüğe kesin tedavi olarak fosfen olgusundan yola çıkarak</strong> geliştirilen bu <strong>simülatörler</strong> çare olacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/fosfen-olgusu-ve-korluk-tedavisi/">Fosfen Olgusu ve Körlük Tedavisi</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/fosfen-olgusu-ve-korluk-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nanoteknoloji, Farelerin Kızılötesi Olarak Görmesini Mümkün Kılabilir</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/nanoteknoloji-farelerin-kizilotesi-olarak-gormesini-mumkun-kilabilir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/nanoteknoloji-farelerin-kizilotesi-olarak-gormesini-mumkun-kilabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2019 13:15:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[fare]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[kızılötesi]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=21028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nanoteknoloji ile güçlendirilmiş vizyona sahip fareler, kızılötesi ışığın yanı sıra görünür ışığı görebildi. 28 Şubat&#8217;ta yayınlanan bu araştırma Cell dergisinde yayınladı. Farelerin gözlerinde tek bir nanopartikül enjeksiyonu, minimum yan etkilerle 10 hafta boyunca infrared vizyon sağladı. Böylece gün içerisinde bile kızılötesi ışık görmelerini sağladılar ve farklı şekiller arasında ayrım yapabilmek için yeterince özgünlükleri bulunuyordu. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/nanoteknoloji-farelerin-kizilotesi-olarak-gormesini-mumkun-kilabilir/">Nanoteknoloji, Farelerin Kızılötesi Olarak Görmesini Mümkün Kılabilir</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Nanoteknoloji</strong> ile güçlendirilmiş vizyona sahip fareler, <strong>kızılötesi ışığın</strong> yanı sıra <strong>görünür ışığı</strong> görebildi. 28 Şubat&#8217;ta yayınlanan bu araştırma <strong>Cell</strong> dergisinde yayınladı. <strong>Farelerin gözlerinde</strong> tek bir <strong>nanopartikül enjeksiyonu,</strong> minimum yan etkilerle <strong>10 hafta boyunca infrared vizyon</strong> sağladı. Böylece gün içerisinde bile <strong>kızılötesi ışık görmelerini</strong> sağladılar ve <strong>farklı şekiller arasında</strong> ayrım yapabilmek için yeterince <strong>özgünlükleri</strong> bulunuyordu. Bu bulgular <strong>sivil şifreleme, güvenlik ve askeri operasyonlardaki</strong> potansiyel uygulamalar da dahil olmak üzere <strong>insan kızılötesi görme teknolojilerinde</strong> gelişmelere yol açabilir.</p>
<p><iframe width="1000" height="563" src="https://www.youtube.com/embed/DartvINgN8k?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnsanlar ve diğer memeliler,</strong> gökkuşağının dalga boylarını içeren, görünür ışık denilen <strong>bir dizi dalga boyu ışığını</strong> görmekle sınırlıdır. Ancak daha uzun bir dalga boyuna sahip olan <strong>kızılötesi radyasyon</strong> etrafımızdadır. <strong>İnsanlar, hayvanlar ve nesneler </strong>ısı yaydıkça <strong>kızılötesi ışık yayar</strong> ve nesneler kızılötesi ışığı da yansıtabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi</strong>&#8216;nden kıdemli yazar <strong>Tian Xue,</strong> &#8220;İnsanın doğal vizyonuyla algılanabilen görünür ışık, <strong>elektromanyetik spektrumun</strong> çok küçük bir kısmını kaplar&#8221; diyor. &#8220;Elektromanyetik dalgalar <strong>görünür ışıktan daha uzun veya daha kısa</strong> bilgi veriyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi&#8217;nden <strong>Xue ve Jin Bao</strong>&#8216;nun yanı sıra, <strong>Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong>&#8216;nden <strong>Gang Han</strong>&#8216;ın liderliğindeki çok disiplinli bir bilim insanı grubu, <strong>nanoteknolojiyi </strong>gözün mevcut yapılarıyla <strong>çalışmak üzere</strong> geliştirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Han,</strong> “Işık göze girdiğinde ve retinaya çarptığında, çubuklar ve <strong>koniler</strong> &#8211; veya <strong>fotoreseptör hücreler</strong> &#8211; fotonları <strong>görünür ışık dalga boylarında</strong> emer ve karşılık gelen <strong>elektrik sinyallerini</strong> beyne gönderir” diyor. “Kızılötesi dalga boyları <strong>fotoreseptörler</strong> tarafından <strong>absorbe edilemeyecek kadar uzun olduğu için</strong> onları algılayamıyoruz.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çalışmada, bilim adamları <strong>fotoreseptör</strong> hücrelere sıkıca tutturulabilen ve <strong>küçük kızılötesi ışık dönüştürücüler</strong> gibi davranabilen <strong>nanoparçacıklar</strong> ürettiler. Kızılötesi ışık retinaya çarptığında, <strong>nanopartiküller</strong> daha uzun kızılötesi dalga boylarını yakalar ve görünür ışık aralığında daha kısa dalga boyları yayar. Yakındaki <strong>çubuk veya koni daha kısa dalga boyunu emer</strong> ve sanki görünür bir ışık <strong>retinaya çarpmış gibi normal bir sinyal</strong> gönderir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bao,</strong> “Bizim deneyimizde <strong>nanopartiküller</strong>, 980 nm dalga boyu civarında kızılötesi ışığı emdi ve <strong>535 nm&#8217;de en yüksek ışığa dönüştürdü,</strong> bu da kızılötesi ışığın <strong>yeşil renkte görünmesini</strong> sağladı” diyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Araştırmacılar,</strong> nanoparçacıkları, insanlar gibi kızılötesi olarak doğal olarak göremeyen farelerde test ettiler. Enjeksiyonları alan fareler <strong>bilinçsiz fiziksel işaretler</strong> gösterdi, öğrenciler gibi daralan kızılötesi ışık saptadıklarını, <strong>sadece tampon çözeltiyle enjekte edilen farelerin</strong> kızılötesi ışığa cevap vermediklerini belirttiler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Farelerin</strong> kızılötesi ışığa duyarlı olup olmadıklarını <strong>test etmek için,</strong> araştırmacılar farelerin gündüz koşullarında <strong>kızılötesi görebildiğini</strong> ve <strong>aynı anda görülebilir ışıkta olduğunu göstermek için</strong> bir dizi <strong>labirent</strong> görevi kurdular.</p>
<p style="text-align: justify;">Nadir durumlarda, <strong>bulutlu kornealar gibi enjeksiyonlardan</strong> yan etkiler meydana geldi, ancak <strong>bir haftadan kısa bir sürede</strong> kayboldu. Buna sadece enjeksiyon işlemi <strong>neden olmuş</strong> olabilir? Çünkü <strong>sadece tampon çözeltinin enjeksiyonunu</strong> alan fareler bu <strong>yan etkilere benzer oranda</strong> sahiptir. Diğer testler, sub-retinal enjeksiyonlardan sonra <strong>retina yapısına</strong> zarar vermedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Xue,</strong> &#8220;Çalışmamızda, hem çubukların hem de konilerin <strong>bu nanoparçacıkları bağladığını</strong> ve yakın kızılötesi ışık tarafından <strong>aktive edildiğini</strong> gösterdik&#8221; diyor. “Bu yüzden <strong>bu teknolojinin insan gözünde de işe yarayacağına </strong>inanıyoruz, <strong>yalnızca süper vizyon oluşturmak için değil</strong> aynı zamanda insan <strong>kırmızı renkli görme eksikliklerinde</strong> de <strong>terapötik</strong> çözümler üretmek için kullanılabilir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mevcut kızılötesi teknolojisi,</strong> ortamdaki gün ışığı ile sınırlı olan ve dış güç kaynaklarına ihtiyaç duyan <strong>dedektörlere ve kameralara</strong> dayanır. Araştırmacılar, <strong>biyo-entegre nanoparçacıkların</strong> sivil şifreleme, güvenlik ve askeri operasyonlardaki <strong>potansiyel kızılötesi uygulamalar</strong> için daha fazla arzu edildiğine inanıyor. <strong>Han,</strong> “Gelecekte, <strong>FDA onaylı bileşiklerden yapılmış,</strong> daha parlak kızılötesi görüşle sonuçlanan <strong>yeni organik bazlı nanoparçacık versiyonuyla</strong> teknolojiyi geliştirmek için yer olabileceğini düşünüyoruz” diyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırmacılar ayrıca, <strong>nanoparçacıkların</strong> emisyon <strong>spektrumunu</strong> insan gözlerine uyacak şekilde ayarlamak için <strong>daha fazla çalışmanın yapılabileceğini</strong> düşünüyorlar; bu, farelerin gözlerine kıyasla merkezi görüş için çubuklardan daha fazla koni kullanıyor. <strong>Xue,</strong> “Bu heyecan verici bir konudur, çünkü burada <strong>mümkün kıldığımız teknoloji, </strong>insanların <strong>doğal yeteneklerimizin ötesinde</strong> görmelerini sağlayabilir” dedi.</p>
<p>Kaynak (Çeviri): <a href="https://www.eurekalert.org/pub_releases/2019-02/cp-nmi022019.php" target="_blank" rel="noopener">https://www.eurekalert.org/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/nanoteknoloji-farelerin-kizilotesi-olarak-gormesini-mumkun-kilabilir/">Nanoteknoloji, Farelerin Kızılötesi Olarak Görmesini Mümkün Kılabilir</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/nanoteknoloji-farelerin-kizilotesi-olarak-gormesini-mumkun-kilabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
