<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ihtiyaç arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/ihtiyac/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2020 07:14:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>ihtiyaç arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Düşünsel Kölelik!</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/dusunsel-kolelik/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/dusunsel-kolelik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Balık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2020 07:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[düşünsel kölelik]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal mühendislik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=26421</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanoğlu, tarih sahnesine çıkışından itibaren kolektif bir yaşam sürme eğiliminde olmuş; bireysel dürtülerin yanında, toplumsal bağlılığa ihtiyaç duymuştur. İlkel çağlarda dahi fiziksel ihtiyaçları sebebiyle mücadele eden insanlar; klan, kabile veya küçük topluluklar olarak hayatta kalma savaşında mutlak bir paylaşım içinde olmuşlardır. Sanayi devrimiyle birlikte, üretimde makinelerin olduğu bir süreç başladı ve ilkel çağların kolektif bilinci [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/dusunsel-kolelik/">Düşünsel Kölelik!</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnsanoğlu, <strong>tarih sahnesine</strong> çıkışından itibaren <strong>kolektif bir yaşam sürme</strong> eğiliminde olmuş; <strong>bireysel dürtülerin</strong> yanında, toplumsal bağlılığa <strong>ihtiyaç</strong> duymuştur. İlkel çağlarda dahi fiziksel ihtiyaçları sebebiyle mücadele eden insanlar;<strong> klan, kabile veya küçük topluluklar</strong> olarak hayatta kalma savaşında<strong> mutlak bir paylaşım içinde</strong> olmuşlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanayi devrimiyle birlikte,<strong> üretimde</strong> makinelerin olduğu <strong>bir süreç</strong> başladı ve ilkel çağların<strong> kolektif bilinci</strong> yerini bireysel tutumlara bıraktı. Makineler sadece insanın kol gücüne<strong> hâkim olmakla</strong> kalmadı, insanoğlu duygularından arınmış,<strong> yalnızca kendi arzu ve ihtiyaçlarına</strong> güdülenmiş <strong>makineler</strong> halini aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Gündelik hayatta <strong>her birimiz çeşitli sebeplerden</strong> ötürü çalışıp ekonominin vazgeçilmezi olan<strong> üretim- tüketim sirkülasyonunun</strong> bir parçası oluyoruz. Bunun karşılığında <strong>hakkettiğimiz</strong> kazancın<strong> ne kadarını</strong> gerçekten ihtiyacımız için kullanıyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">İhtiyaç kavramını irdeleyelim. Sahip olmak uğruna çalıştığımız, <strong>iş gücümüzü ve emeğimizi kiraladığımız</strong> kaç eşyaya gerçekten ihtiyaç duyuyoruz? Bu eşyalara<strong> ısrarla sahip olma sebebimiz</strong> gerçekten lazım olmaları mı yoksa<strong> dijital ortamlarda</strong> birbiri ardına gördüğümüz, ön planda içten içe hayatlarına özendiğimiz tanıdık simaların<strong> memnuniyetle süslenmiş yüzlerinin</strong> oluşturduğu reklam kuşakları mı? Bu reklamlara <strong>ne kadar sık maruz kaldığımızı</strong> düşünürsek ikinci seçenek daha olası görünüyor. İhtiyaç ve lüks kavramını birbirine karıştırıyoruz. Biz<strong> tüketim sistemini</strong>n ayakta durmasını sağlayan, <strong>önümüze sunulan</strong> ve ihtiyaç duyduğumuza<strong> inanmamızın istendiği</strong> her şeyi<strong> hayatımızın ayrılmaz bir parçası</strong> olarak kabul eden, bu çarkı döndüren en kıymetli ayaklarıyız.</p>
<p style="text-align: justify;">Emeğimizin, etki altına alınan<strong> kararlarımızla sömürülmesinin yanında</strong> bir de sosyal, düşünsel bir sömürüye tabiyiz. Sosyal platformlarda oluşturduğumuz<strong> kişisel hesapları</strong>n bizi ne kadar temsil ettiğini düşünelim. Bu <strong>hesapları</strong> kullananların kaçı oraya yansıttıklarını <strong>gündelik hayatta</strong> gerçekten yaşıyor?  İncelendiğinde büyük bir kısmı<strong> gerçekliğin dışında,</strong> ayrı bir dünya oluşturuyor. Ruhlarını<strong> sanal dünyanın popüler kültürüne</strong> kurban etmiş insanlar topluluğu, bütün benliklerini, <strong>yapay profillerine</strong> giriş yaparken bir ceket misali kenara bırakıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçek dünyada<strong> hiçbir anlam ifade etmeyeceğinden</strong> korktukları kişiliklerini, sadece oradan buradan okudukları kadarıyla, üzerlerine oturacağını <strong>düşündükleri</strong> bir elbiseyi dener gibi <strong>kopyala yapıştır yaparak</strong> yine sosyal medyanın <strong>duygu ve düşünce yoksunu</strong> çıplak beyinlerinin <strong>beğenisine</strong> sunmaktalar. Bütün bunları yaparken <strong>kendi gerçekliklerini oluşturduklarını</strong> düşündükleri, sanal dünyada <strong>duyusal, düşünsel ve kişisel olarak</strong> vitrinlerine sadece görünmesini istediği kadarını koyan insanların <strong>bir kopyası olmaya</strong> başladıklarını; daha geniş perspektifte <strong>gerçekten bir sömürü altında</strong> olduklarını göremiyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlar bu <strong>dijital dünyanın</strong> uygun gördüğü ölçüde<strong> giyinip, yiyip içip, hatta düşünüp ksosyalonuşurke</strong>n bu sömürünün boyutlarının daha da büyüyeceğini tahmin etmek hiç zor değil. Kendimize, özümüze dönmeye çalışalım. Bugün başlasak mesela gerçekten<strong> ihtiyaç duyduklarımızla,</strong> sadeleşerek yolumuza devam etsek. Doğanın bize sunduklarıyla emeğimizden kazandığımızı harmanlayıp <strong>tüketim çılgınlığının</strong> efendiliğine son versek. Sosyal medyada, televizyonda<strong> insanların vitrinlerine koyduğu</strong> hayatlara özenip, birbirinin kopyası olan eşyalarla donanıp,<strong> ruhtan arınmış evlere</strong> hapsetmesek kendimizi. Düşüncelerimizi, fikirlerimizi popülaritenin zincirlerinden kurtarıp<strong> kendi sesimizi</strong> dinlesek. Kendimizi keşfedip özgünlüğün, sadeliğin ışığında; ilhamımızı <strong>kalbimizden alarak</strong> yürürsek eğer önümüze çıkanlar <strong>birbirinin aynısı</strong> taştan binalar değil, rengarenk çiçekler ektiğimiz <strong>bahçeler</strong> olur.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/dusunsel-kolelik/">Düşünsel Kölelik!</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/dusunsel-kolelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
