<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nükleer atık nedir arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/nukleer-atik-nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Sep 2019 16:05:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>nükleer atık nedir arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nükleer Atık Nedir?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/nukleer-atik-nedir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/nukleer-atik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Cicioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2019 16:05:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atık]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atık sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santraller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=23804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nükleer enerji, madde parçalanmasından elde edildiği gibi nükleer atomların birleşmesinden de elde edilebilir. Nükleer maddelerden, uranyum, plütonyum gibi büyük atomların parçalanması, hidrojen, trityum gibi küçük atomların birleşmesi şeklinde iki farklı olay sonucu nükleer enerji elde edilmektedir. Kararsız yapıda olan ağır çekirdekler ise kısa sürede iki küçük çekirdeğe bölünebilirler. Bu bölünme sırasında bir miktar madde enerjiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/nukleer-atik-nedir/">Nükleer Atık Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Nükleer enerji,</strong> madde <strong>parçalanmasından</strong> elde edildiği gibi nükleer <strong>atomların birleşmesinden de</strong> elde edilebilir. Nükleer maddelerden, <strong>uranyum, plütonyum gibi</strong> büyük atomların parçalanması, <strong>hidrojen, trityum gibi </strong>küçük atomların birleşmesi şeklinde <strong>iki farklı olay sonucu nükleer enerji</strong> elde edilmektedir. Kararsız yapıda olan <strong>ağır çekirdekler ise</strong> kısa sürede <strong>iki küçük çekirdeğe</strong> bölünebilirler. Bu bölünme sırasında <strong>bir miktar madde enerjiye</strong> dönüşür. Bu şekilde elde edilen enerjiye de <strong>“nükleer enerji”</strong> denir. Böylesine <strong>devasa bir enerji üretmenin</strong> ve bunu <strong>birçok alanda kullanmanın </strong>sonucunda <strong>nükleer atık</strong> oluşması <strong>çok olağan</strong> bir durumdur. Bilindiği gibi <strong>nükleer elektrik üretimi</strong> için esas olarak <strong>Uranyum 235</strong> kullanılmakta bazen de <strong>Plütonyum 239</strong> kullanılmaktadır. <strong>Nükleer santral, </strong>çoğu kullanılmış yakıtlarda olmakla beraber <strong>radyoaktif fizyon ve aktivite ürünleri</strong> vermektedir. Bazı atık kaynaklarına bakacak olursak;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Nükleer yakıt çevriminde <strong>uranyum aranması ve madenciliği,</strong></li>
<li><strong>Uranyum cevheri</strong> zenginleştirilmesi,</li>
<li><strong>Nükleer yakıt yapımı, </strong>kullanılmış <strong>yakıt elemanlarının</strong> yeniden işlenmesi,</li>
<li><strong>Radyoaktif ürünlerin depolanması,</strong></li>
<li><strong>Nükleer yakıt çevrimi tesislerinin</strong> devreden çıkarılması <strong>nükleer santrallerde</strong> sıkça karşımıza çıkan <strong>atık</strong> kaynaklarıdır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Minik Bir Hesaplamayla Başlayalım;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir nükleer <strong>enerji santrali</strong> yaklaşık <strong>1000 MW</strong> elektrik üretmek için <strong>200 ton Uranyum 235</strong> kullanır. <strong>Uranyum 235</strong> doğada <strong>sadece yüzde 0,7 oranında</strong> bulunur. Bu elementi <strong>fazla miktarda çıkarmak</strong> isteyen insanlar, <strong>doğaya ciddi ölçüde zarar vererek</strong> çevrenin <strong>radyoaktif kirlilik</strong> açısından <strong>zarar görmesine</strong> neden olmaktadır. Bu bağlamda <strong>kirlilikten en fazla etkilenecek kesim</strong> uranyum madenlerinde <strong>çalışanlar</strong> ve maden çevresinde yaşayan <strong>halk</strong> olacaktır. Uranyum madenlerinde çalışan <strong>işçilerde</strong> yaygın olarak görülen <strong>akciğer kanseri</strong> bunu ispatlamaktadır. <strong>Atık yakıt,</strong> nükleer reaktörlerin işletimi sırasında <strong>yakıt çevrimi sonucu</strong> ortaya çıkmaktadır. Yaklaşık olarak <strong>yüzde 95’inden daha fazlası</strong> sıvı formdadır. Daha sonra <strong>bu sıvı atığın</strong> <strong>yüzde 99’u katı atık haline dönüştürülür</strong> ve <strong>depolanır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Atık Problemi Nasıl Çözülmelidir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında bu konu hala <strong>tam olarak</strong> çözülememiştir. Ancak <strong>en ideal yöntem</strong> radyoaktif maddelerin <strong>geçirgenliği düşük maddelerle</strong> kaplanıp, <strong>depolanması</strong> ve zamanla <strong>radyoaktivite şiddetinin azalmasını</strong> <strong>beklemek</strong> şeklindedir. Tam bu noktada da <strong>biyoteknoloji uzmanlarına</strong> büyük görevler düşmektedir. Nükleer enerjinin geleceği <strong>doğrudan bu sorunun çözümüne</strong> bağlıdır. Nükleer tesisler hem tesiste çalışanlar hem de çevreye verebileceği <strong>radyasyon</strong> açısından bir risk taşımaktadır. <strong>Nükleer güç,</strong> istenmeyen <strong>yan ürün olarak</strong> yüksek radyoaktivite taşıyan <strong>atık ürünleri</strong> vermektedir. Genel anlamda, nükleer enerji santrallerinden <strong>çıkan atıkları üç ana başlık altında</strong> toplamak mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1- Reaktörde kullanılacak yakıtın (en uygun yakıt uranyum) çıkarılması, işlenmesi, taşınması ve kullanıma hazır hale getirilmesi sırasında ortaya çıkan atıklar:</strong> 1000 MW gücünde olan bir santral elektrik üretmek için <strong>200 ton Uranyum 235</strong> kullanır. Doğada yüzde 0,7 oranında bulunan bu madenin çıkarılması ve işlenmesi <strong>çevreye radyoaktif kirlilik</strong> vermektedir. Bir kilogram yakıt elde edebilmek için <strong>5 yüz ile 5 bin kilo radyoaktif kayanın</strong> yeryüzüne çıkarılıp işlenmesi gerekir. Yani daha uranyum madeninin çıkarılması ve işlenmesi sırasında <strong>radyoaktif atıklar üretilmeye</strong> başlanır. Nükleer santrallerde ise, yakıt olarak kullanılan <strong>uranyum,</strong> zamanla fakirleştiğinden <strong>yenisi ile</strong> değiştirilir. Bu sirkülasyon başlı başına <strong>kirlilik</strong> kaynağıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2- Günlük işletim sırasında önlenemeyen sızıntılar:</strong> Bu tür sızıntılar genelde bütün <strong>nükleer enerji</strong> <strong>santrallerinde</strong> görülmesine rağmen birçoğu <strong>kamuoyuna</strong> açıklanmamaktadır. <strong>Devlet sırrı</strong> denilen konuların başında <strong>bu tip olaylar</strong> gelmektedir. Örneğin, <strong>ABD hükümeti</strong> Washington eyaletinde bulunan <strong>Hanford</strong>’da bulunan <strong>plütonyum üretim tesislerinde</strong> 50’li yıllarda yayılan radyasyonun kansere yol açacak düzeyde olduğunu <strong>yaklaşık 50 yıl sonra</strong> açıklamıştır. Aslında Hanford’daki yer altı tanklarından sızan bu <strong>radyoaktif sızıntılarla Nagasaki’ye atılan bombayla eşit güçte 50 bomba yapımının</strong> imkan olduğu söylenmektedir. Bu durumda <strong>reaktördeki yakıt çubuklarının, boruların, tankların ve valfların</strong> erimesi, kırılması ve çürümesi ihtimalleri, insan hatası nedeniyle <strong>radyasyon yayılması,</strong> her zaman çevre ve <strong>insan sağlığı açısından</strong> risk oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3- Reaktörden çıkan atık yakıtın içerdiği radyoaktif maddeler</strong>: Atık yakıt nükleer reaktörlerin işletimi sırasındaki <strong>yakıt çevrimi</strong> sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu yakıt çevriminde ra<strong>dyoaktivite veren ana kaynaklar</strong> yeniden <strong>işleme tesisleri ve nükleer güç</strong> santralleridir. Yaklaşık <strong>yüzde 95’inden fazlası sıvı formda olan</strong> bu tür atığın <strong>yüzde 99’u katı hale dönüştürülerek</strong> depolanır. Bu atık kaynakları dışında ele alınması gereken <strong>potansiyel radyoaktif atık kaynağı ise</strong> kullanım ömrü biten nükleer güç santrallerinin sıcak (radyoaktif) parçalarıdır. Yani ömrünü tamamlayan <strong>her parça kaynak olarak</strong> geri dönebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/nukleer-atik-nedir/">Nükleer Atık Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/nukleer-atik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
