<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>taksonomi arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/taksonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Dec 2018 13:22:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>taksonomi arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Canlıların Sınıflandırılması</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/canlilarin-siniflandirilmasi/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/canlilarin-siniflandirilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Dec 2018 13:22:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[canlılar kaça ayrılır]]></category>
		<category><![CDATA[canlıların sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[sistematik]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=19528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Taksonomi, dünya üzerinde yaşamını sürdürmekte olan canlı türlerinin değişik etkenlere göre sınıflandırılması ve de elde edilen kategorilerin isimlendirilmesi ile ilgilenmektedir. Taksomoni bir bilim dalı olarak çok sayıda zengin olan canlı türlerini bir düzen içerisine sokmaya ve bu görevi başarabilmek için de yöntem ve ilkeler geliştirmeye çalışır. Bilim dünyasında kısaca “Sınıflandırma Bilimi” olarak da adlandırılmaktadır. Taksonomi terimi Yunanca taxsis (düzenleme) ve nomos (yasa)sözcüklerinden türetilmiştir. Taksonomi günümüze kadar birçok safhadan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/canlilarin-siniflandirilmasi/">Canlıların Sınıflandırılması</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Taksonomi,</strong> dünya üzerinde yaşamını sürdürmekte olan canlı türlerinin değişik etkenlere göre sınıflandırılması ve de elde edilen kategorilerin isimlendirilmesi ile ilgilenmektedir. <strong>Taksomoni</strong> bir bilim dalı olarak çok sayıda zengin olan canlı türlerini <strong>bir düzen içerisine sokmaya</strong> ve bu görevi başarabilmek için de <strong>yöntem ve ilkeler geliştirmeye</strong> çalışır. Bilim dünyasında kısaca “<strong>Sınıflandırma Bilimi”</strong> olarak da adlandırılmaktadır. <strong>Taksonomi</strong> terimi Yunanca <strong>taxsis (düzenleme)</strong> ve <strong>nomos (yasa)</strong>sözcüklerinden türetilmiştir. Taksonomi günümüze kadar birçok safhadan geçmiş, <strong>modern taksonomi</strong>birçok bilim alanı ve disiplinlerden yararlanarak geniş bir konu haline gelmiştir. Taksonominin <strong>anatomi, morfoloji, fizyoloji, genetik, ekoloji, coğrafya, meteoroloji, matematik ve istatistik</strong> gibi bilim dallarıyla yakın ilişkisi vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sistematik ise;</strong> yaşayan veya soyu tükenmiş <strong>organizmaların </strong>çeşitlerini ve organizmalar arasındaki morfolojik (dış görünüş) ve akrabalık derecelerindeki <strong>benzerlik ve farklılıklar</strong> üzerinde çalışarak organizmaları <strong>sınıflandıran bilim dalına</strong> verilen isimdir. Başka bir ifade ile biyologların yaşayan veya soyu tükenmiş canlılara ait türleri <strong>nasıl gruplandıracaklarına veya kategorize edeceklerine</strong> dair <strong>bilimsel temelleri</strong> ortaya koyar. Sistematik farklı bir şekilde <strong>Bilimsel Sınıflandırma veya Biyolojik Sınıflandırma </strong>olarak tanımlanabilmektedir. Hayvanları sınıflandıran bilim kolu <strong>Sistematik Z</strong><strong>ooloji,</strong>bitkileri sınıflandıran bilim kolu ise <strong>Sistematik Botanik</strong> adını alır. Sistematikte canlılar sınıflandırılırken <strong>çeşitli gruplara</strong> dahil edilmiştir. Bu grupların her birine <strong>“Takson”</strong> adı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Taksonomi,</strong> organizmaların sınıflandırılmasının teori ve uygulamasıdır. <strong>Sistematik ise</strong> organizmaların çeşit ve farklılıklarıyla onların arasındaki akrabalıkları <strong>inceleyen</strong> bilim dalıdır. Bazı <strong>otoriteler</strong>taksonominin sinonimi <strong>yani anlamdaşı olarak kabul edilen,</strong> fakat gerçekte tamamen ayrı bir terim olan <strong>sistematik</strong> sözcüğü de <strong>Yunanca</strong> olup, organizmaların farklılıklarını, isimlendirilmelerini, deskripsiyonlarını, sıralanmalarını ve akrabalıklarını inceleyen bilim dalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya üzerinde bugüne kadar <strong>1.5 milyondan</strong> fazla yaşayan hayvan <strong>800 binden fazla da</strong> bitki türü tespit edilmiştir. Bilim adamları bu sayının aslında var olan tüm canlıların <strong>%10’unu oluşturduğunu</strong>belirtmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sınıflandırma sayesinde;</strong> organizmalar arasındaki <strong>ilişkilerin incelenmesi,</strong> yeryüzündeki canlıların <strong>orijinlerinin araştırılabilmesi</strong> ve günümüzdeki canlılarla <strong>karşılaştırılabilmesi,</strong> bilgilerin<strong> gelecek kuşaklara</strong> aktarılmasındaki <strong>zorlukların</strong> ortadan kaldırılması sağlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Organizmaların <strong>sınıflandırılması</strong> her dönemde <strong>o dönemin mantık ölçüleri ve bilgi düzeyine bağlı</strong>olarak yapılmış ve <strong>insanlığın gelişme sürecine</strong> paralel olarak <strong>değişiklik</strong> göstermiştir. Yeryüzünde var olan <strong>canlıların sınıflandırılması olgusu çok eski çağlara kadar</strong> uzanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yunan düşünürü <strong>Aristoteles</strong> (MÖ 384-322) diğer adıyla <strong>Aristo</strong>’nun) yaptığı sınıflandırmaya göre canlılar <strong>“Kara ve Su Hayvanları”</strong> şeklinde <strong>iki ana gruptan</strong> oluşmaktaydı. Aristo’nun bu sınıflandırma sistemi <strong>“Rönesans Dönemine”</strong> kadar devam ettirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayvanların sınıflandırılmasında <strong>ilk kez cins kavramını</strong> kullanan ve sınıflandırmada anatomik karakterleri esas alan <strong>John Ray</strong> (1627-1705)’dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türlerin <strong>binominal</strong> olarak isimlendirilmesi <strong>ilk kez </strong>İsviçreli doğa bilgini<strong> Gaspard Bauhin</strong> (1560-1624) tarafından önerilmiştir. Fakat bu fikir İsveçli doğa bilimcisi <strong>Carl Linnaeus</strong> (1707-1778) ‘nin bitkiler için <strong>“Species Plantarum”</strong> (1753) hayvanlar için ise <strong>“Systema Naturea”</strong> adlı eserinin 10. baskısında (1758) düzenli bir şekilde kullanılarak <strong>bilim dünyasına</strong> kabul ettirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Linne</strong> bu çalışmasıyla <strong>sistematik zoolojinin temelini</strong> kurmuştur. Hayvanlar alemini sınıflara, sınıfları takımlara, takımları cinslere, cinsleri de türlere ayırmıştır. İlk kez sınıflandırmaya sokulan bu kategorilerle <strong>ölçülü bir ayırma </strong>mümkün olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">19. ve 20. Yüzyılda gelişen <strong>modern taksonomi</strong> de tipe bağlı bir tayin, yerini <strong>popülasyon</strong> fikrine bırakmış ve türün tanımı da <strong>popülasyon</strong> düzeyinde yapılmaya başlanmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonomik Sistem</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tür Kavramı:</strong> Her ne kadar türün altında alt tür ve ırk gibi daha küçük birimler bulunursa da hiyerarşik sıralamada en küçük kategori <strong>tür </strong>olarak kabul edilir. <strong>Bir türün tanımı şöyle yapılabilir:</strong> yapısal ve işlevsel özellikleri bakımından birbirine benzeyen, aynı dış ve iç çevresel koşullara benzer şekilde tepki gösteren, doğal koşullarda serbest olarak birbirleriyle çiftleşip, verimli yavrular meydana getirebilen <strong>bireyler</strong> topluluğudur. <strong>Esas olarak 3 tip tür kavramından bahsetmek mümkündür.</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Morfolojik Tür Kavramı</li>
<li>Nominalistik Tür Kavramı</li>
<li>Biyolojik Tür Kavramı</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Morfolojik Tür”</strong> için esas olan, tip formudur ve bu tipin özelliklerini gösteren bireyler aynı türdendir. “<strong>Nominalistik Tür”</strong> tanımında esas ve gerçek olan bireydir. Bu kavramı benimseyen bilim adamlarına göre tür, doğada gerçek bir şekilde değil düşünce olarak vardır. “<strong>Biyolojik Tür” </strong>tür kavramı hakkında ayrıntılı ve bilimsel bir tanım ilk kez <strong>Ernst Mayr</strong> tarafından <strong>1940 yılında</strong> yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Günümüzde kabul edilen biyolojik tür şu şekilde tanımlanabilir:</strong> Birbirlerine ve ana babalarına çok benzeyen, doğal koşullar altında birbirleriyle çiftleşerek sürekli bir üreme yeteneği gösteren bireylerin oluşturduğu topluluktur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Canlıların Sınıflandırılmasında Esas Alınan Temel Özellikler</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Canlılar arasındaki farklılıkların tamamını <strong>birden saymaya ve incelemeye aldığımız takdirde</strong> altından kalkılamayacak kadar <strong>çok özelliğin</strong> olduğu görülür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar fazla özelliği <strong>kontrollü bir şekilde sayıp incelemek ve değişimlerini takip etmeye imkan olmadığı</strong> gibi, pratik de değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yüzden <strong>canlılar arasında sınıflandırma yapılırken</strong> yüzlerce karakter arasından <strong>sadece o türün sistematikteki yerini belirlemeye</strong> yarayan <strong>sayı ve kalitedeki karakterler</strong> seçilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Canlıların İsimlendirilmesi</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Linneeus,</strong> <strong>Systema Naturea</strong> adlı eserinin ilk basımında <strong>bilinen tüm hayvan, bitki ve minerallerin</strong>isimlendirmelerini <strong>polinomial</strong> sisteme göre yapmış ve tanımlamalarını <strong>kısa ve öz bir biçimde Latince olarak</strong> vermiştir. Aynı eserin 10. baskısında ise <strong>her bir tür için biri cins ismi ve biri de o türü niteleyen bir özellik olmak üzere iki Latince kelimeden</strong> oluşan <strong>ikili isimlendirme</strong> sistemine geçmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İsimlendirmede kullanılan bu ikinci kelimeye <strong>epitet</strong> adı verilir. <strong>Epitet</strong> kendi başına bir türü nitelendirmek için yeterli değildir, çünkü birden fazla türde epitet aynı olabilir. Aşağıda örneklerinde olduğu gibi epitetleri  aynı olan farklı türleri ifade eden isimler bulunmaktadır. Bufo <strong>viridis</strong> (gece kurbağası), Lacerta <strong>viridis</strong> (yeşil kertenkele), Euglena <strong>viridis</strong> (tek kamçılı öğlena) veya Pinus <strong>nigra</strong>(karaçam), Juglans <strong>nigra</strong> (kara ceviz), Fraxinus <strong>nigra</strong> (kara dış budak) gibi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bazı durumlarda alt tür içeren türler söz konusu olabilir.</strong> Bu durumda <strong>trinominal nomenclaturele</strong> tür ismi üç sözlükle ifade edilir. Talpa <strong>levantis</strong> transcaucasia (köstebek) ile Talpa <strong>levantis</strong> levantis (akdeniz köstebeği) örneklerinde olduğu gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Çeşitli ülkelerde <strong>eş zamanlı olan yürütülen çeşitli taksonomik çalışmalarda</strong> bazen <strong>karışıklıklar</strong>ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak bazen aynı türe farklı isimler<strong> (sinonim) </strong>veya farklı türlere aynı isim (<strong>homonim</strong>) verilebilir. Eğer aynı türe birden fazla isim verilmişse, <strong>ilk önce verilen isim o türün ismi</strong> sayılır, diğer isimse <strong>sinonimi</strong> olarak kabul edilir. Bunu düzenleyen kurala <strong>Priorite Kuralı (Öncelik Kuralı)</strong> denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Salmo trutta abanticus</em></strong> <strong>Tontonese</strong>, <strong>1954</strong> (Abant Göl Alabalığı)</p>
<p style="text-align: justify;">Burada  <strong>Salmo trutta;</strong> bu türün alabalık olduğunu, <strong>abanticus</strong> ise bunun bir alt tür olduğunu, <strong>Tontonese</strong> tarafından 1954 de tanımlandığını belirtir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Trinominal Adı:</strong> <em>Salmo trutta abanticus</em> (Tontonase, 1954)</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-19532" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/12/siniflandirma.jpg" alt="" width="718" height="306" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/12/siniflandirma.jpg 718w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/12/siniflandirma-300x128.jpg 300w" sizes="(max-width: 718px) 100vw, 718px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Canlıların Sınıflandırılması</strong></h2>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>1- Monera Alemi</strong></h2>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Mavi Yeşil Algler</li>
<li>Bakteriler</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>2- Protista Alemi</strong></h2>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Amip (Kök Ayaklı)</li>
<li>Öglena (Kamçılı Canlı)</li>
<li>Paramesyum (Terliksi Canlı)</li>
<li>Plazmodyum Malaria</li>
<li>Cıvık Mantarlar</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>3- Mantarlar Alemi (Fungi)</strong></h2>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Küf Mantarları</li>
<li>Şapkalı Mantarlar</li>
<li>Pas Mantarı</li>
<li>Maya Mantarları</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>4- Bitkiler Alemi (Plantae)</strong></h2>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Çiçeksiz Bitkiler (Karayosunu vs.)</li>
<li>Çiçekli Bitkiler (Elma vs.)</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>5- Hayvanlar Alemi (Animalia)</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omurgasız Hayvanlar (İnvertebrata)</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Süngerler</li>
<li>Sölenterler</li>
<li>Solucanlar</li>
<li>Eklembacaklılar</li>
<li>Yumuşakçalar</li>
<li>Derisidikenliler</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omurgalı Hayvanlar (Vertebrata)</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Balıklar (Pisces)</li>
<li>Kurbağalar (Amphibia)</li>
<li>Sürüngenler (Reptilia)</li>
<li>Kuşlar (Aves)</li>
<li>Memeliler (Mammalia)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Canlıların</strong> <strong>sınıflandırması</strong> ile ilgili yapılan son çalışmalar <strong>canlıları 3 grup altında</strong> toplamıştır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Arkeler (Archea)</li>
<li>Öbakteriler (Eubacteria)</li>
<li>Ökaryotlar (Eukarya)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Arkeler (Archea):</strong> 1977’de <strong>Carl Woese ve George Fox</strong>, prokaryotları <strong>16S rRNA</strong> dizinlerine göre sınıflandırdıkları <strong>filojenetik ağaçtaki</strong> diğer bakterilerden ayrı kümelenmelerinden dolayı tanımlanmışlardır. <strong>Bakteri ve Ökaryotlar </strong>arasında her iki gruba da benzer özellikler göstermesi nedeniyle yer almaktadır. Bakteriler gibi çekirdeği olmayan prokaryot, tek hücreli canlılardır. <strong>Bazılarında hücre duvarı bulunmaz.</strong> Bulunanlarda ise hücre duvarının kimyasal yapısı bakterilerinkinden farklıdır. <strong>Küresel, çubuk, spiral, dikdörtgen gibi çok çeşitli şekillere sahiptirler.</strong>Çok ekstrem koşullarda yaşayabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Öbakteriler (Eubacteria):</strong> Bakteriler tek hücreli <strong>prokaryotik mikroorganizma</strong> grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, dairesel, spiral şekilli, çubuksu olabilir. <strong>Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur.</strong> Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardır. Tipik olarak bir gram toprakta bulunan bakteri hücrelerinin sayısı 40 milyon, bir mililitre tatlı suda ise bir milyondur.  Bakteriler g<strong>ıdaların geri dönüşümü için hayati bir öneme sahiptirler </strong>ve <strong>gıda döngülerindeki</strong> çoğu önemli adım atmosferden azot fiksasyonu gibi bakterilere bağlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ökaryotlar (Eukarya):</strong> Ökaryotların tanımlayıcı özelliği <strong>genetik malzemelerinin zarla çevrili</strong> bir (veya birkaç) çekirdek içinde yer almasıdır. Bu nedenle kelime, Eski Yunanca “<strong>eu” </strong>gerçek ve<strong> “karyon” </strong>çekirdek sözcüklerinden türetilmiştir. Çekirdeğin yanı sıra, ökaryotların <strong>mitokondri veya kloroplast</strong> gibi zarla çevrili <strong>çeşitli organelleri</strong> vardır. Bu tür hücre içi karmaşık yapılar da <strong>prokaryotlarda</strong> bulunmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynak: </strong>Kaynak: Doç. Dr. Serkan YILMAZ – Canlıların Sınıflandırılması</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/canlilarin-siniflandirilmasi/">Canlıların Sınıflandırılması</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/canlilarin-siniflandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taksonomi Nedir?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/taksonomi-nedir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/taksonomi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2016 17:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi ne anlama geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[taksonomi özellği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tech-worm.com/?p=5582</guid>

					<description><![CDATA[<p>Taksonominin Anlamı Dünya üzerindeki tüm canlıların sınıflandırılma işlemine ”taksonomi” adı veriyoruz. Taksonomi, kelime kökeni olarak Yunanca’daki ”taksis” ve ”nomos” (birleşimleri düzen yasası demektir) kelimelerinden türetilmiştir. Taksonominin Tarihçesi İlkçağlardan günümüze kadar insanoğlu, keşfettiği bütün canlı türlerini bilgileri doğrultusunda gruplandırmaya çalışmıştır. Sınıflandırma teorisini genel olarak ortaya çıkartan isim ise Aristoteles’tir. Milattan önceki dönemlerde sayısı 500’e yakın olan hayvanları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/taksonomi-nedir/">Taksonomi Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonominin Anlamı</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Dünya üzerindeki tüm canlıların sınıflandırılma işlemine ”<strong>taksonomi</strong>” adı veriyoruz. Taksonomi, kelime kökeni olarak Yunanca’daki ”taksis” ve ”nomos” (birleşimleri düzen yasası demektir) kelimelerinden türetilmiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonominin Tarihçesi</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İlkçağlardan günümüze kadar insanoğlu, keşfettiği bütün canlı türlerini bilgileri doğrultusunda gruplandırmaya çalışmıştır. Sınıflandırma teorisini genel olarak ortaya çıkartan isim ise<strong> Aristoteles’</strong>tir. Milattan önceki dönemlerde sayısı 500’e yakın olan hayvanları tanımlamıştır. Bu tanımlamayı yaparken hayvanları kırmızı kanlıklar ve kırmızı kansızlar olarak iki gruba ayırma yoluna gitmiştir. Kırmızı kanlı grubun içinde memeliler, sürüngenler, balıklar ve kuşlar bulunurken kırmızı kansız grubunun içinde yumuşak ve sert kabuklular yer almaktadır. Aristoteles bu sınıflandırmayı ortaya attıktan sonraki yaklaşık 2000 yıllık bir dönemde bilim dünyasında bu kurallar kullanılmaya devam edilmiştir. O dönemlerde İslam dünyasında bilimin patlama noktası olan yüzyıllar genelinde sürekli hayvanlar araştırılmış, özellikleri anlatılmış ve hayvanlar hakkında kitaplar dahi yazılmıştır. Rönesans dönemi geldiğinde <strong>Aldrovandi</strong> bu konuyla alakalı çalışmalar yaparak bitkiler, hayvanlar ve mineralleri alfabetik bir sırayla dizmiştir. Bu dizilişte Aristoteles’in ortaya attığı düşüncelerin izinden gitmiştir.1600-1700’lü yıllara gelindiğinde John Ray, sınıflandırma yapılırken değişmeyen tek şeyin ”tür” olduğunu söylemiştir. ”Historia Plantarum” adında bir eser yazarak bu savunduğu görüşünden o kitabında bahsetmiştir. 4 ayaklı hayvanlar, bitkiler, kuşlar, böcekler, yılanlar gibi hayvanları alfabetik olarak sıralayarak anlatmıştır. Bu sıralamayı da canlıların kendilerine ait özelliklerinin tümünü baz alarak yapmıştır. Böcekler alanında yaptığı çalışmalarla alanında öncü olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">1700’lerin sonunda Carolus Linnaeus, canlı türlerinin kendilerince özel olarak yaratıldıklarını, zamana bağlı olarak değişim göstermeyeceklerini söylemiştir. Her türün tip olarak bir tanımı olduğunu, bu tip yapılarına uymayanların ayrı bir grup olarak ortaklaşa adlandırılması gerektiğini söylemiştir. Bu gruba da ”varietus” adını vermiştir. ”Species Plantarum” adlı bir eser yazarak 8000 çeşit bitki türünün ilk kez ikili isim şeklinde bir ad almasını sağlamıştır. Mantık olarak ilk önce canlının kendi ismi, ikinci olarak türünün ismini alması esasına dayanan bu fikir; halk arasında son derece pratik bir yöntem olarak kabul edilmiş ve o günden sonra giderek yaygınlaşarak kabul edilmiştir. 1800’lerin ortalarında Jean Baptiste Lamarck bir teori ortaya atarak; hayvanların ve bitkilerin örneklerinin bilgi sahibi olan uzmanlar tarafından incelenerek sınıflandırılması gerektiğini söylemiştir. Kendisi omurgasız hayvanların gövdesel yapılarını ve organlarını inceleyip tarihte ilk kez müze koleksiyoncusu tabirini ortaya çıkartan kişi olma özelliğini yakalamıştır. Ve yine 1700’lerden 1800’lerin ortalarına kadar çalışmalarını devam ettiren Georges Cuvier, karşılaştırmalı olarak yapılan anatomi ve paleontoloji (Fosil Bilim) bilimlerini temel olarak ortaya çıkartan kişi olmuştur. Hayvanların vücudunda yer alan her türlü organın birbiriyle bağlantılı olduğunu ve her birinin ayrı ayrı da kendine ait özel görevleri olduğunu savunmuştur. Bu incelediği yapıların da çevre faktörleri sonucu ortaya çıktığını ve türlerin yaratılış özelliklerini zaman içinde değişmemiş olduğunu söylemiştir. Kendi adına bir eser yazıp hayvanların hepsini 4 farklı anatomik gruba ayırarak anlatmıştır. 1882’de Charles Darwin yeni bir evrim teorisi ortaya artmış, bunun adına ”doğal seleksiyon” demiştir. Doğadaki canlı türlerinin sabit olamayacağını, doğal canlı gruplarının olduğu, türleri kendi arasında ayırırken varyasyondan ya da adaptasyon sürecinden sonra mutasyon geçiren canlıların da göz önünde bulundurulması gerektiği gerçeğini öne sürmüştür. Son olarak Ernst Mayr ise modern evrim teorisinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. Bu fikrin içeriğine bakıldığında genler, gen değişimi, genlerin yeniden düzenlenmesi, kromozom yapıları ve üremenin toplum arasında sınırlandırılması gerektiği gibi anlayışlar göze çarpmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5583" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2016/06/taksonomi.gif" alt="taksonomi" width="300" height="231" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonominin Amacı Nedir?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Taksonomi</strong> biliminde, hangi organizma hakkında olursa olsun; yapılan gözlemler toplanarak bir bilgi akışına dönüştürülüp bu bilgiler uluslararası düzeyde insanlık için pratik ve kullanışlı bir sistem oluşturulmak zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Taksonomi</strong> biliminde birbirinden farklı türde ve tipteki organizmalar ayırt edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taksonomi biliminde az önce söylediğimiz ayırt etme kısmı için geçerli kriterler ortaya çıkarılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Taksonomi biliminde elde edilen bilgiler daha genel bilgilerin içerisine yedirilecek mantıkta ve işleyişte olarak o şekilde anlatılmalıdır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonominin İçeriği Nedir?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Taksonomi, bir bilim dalı olarak farklı farklı alanlarda kendisine çalışma alanı yaratmıştır. Bu çalışma alanları da 3 farklı dala ayrılmış ve isimlerine<strong> Alfa</strong>, <strong>Beta</strong> ve <strong>Gamma</strong> adı verilmiştir. Alfa taksonomide tür ve cins kategorisi içerisinde kalan canlıların tanımlanması ve belirlenmiş türler içerisindeki çalışmalar yapılır. Bu 3 grup içerisindeki en önemli grup Alfa grubudur. Çünkü Alfa taksonomisinde hangi canlının hangi grupta yer alacağına karar verilme aşaması yaşanır. Şuanda dünya üzerindeki bütün canlıların ait oldukları taksonlar alfa taksonomisi sayesinde belirlenmiş, her geçen gün keşfedilen yeni türler için de alfa taksonomisinden yararlanılmaktadır. Böylece Beta ve Gamma taksonomileri de Alfa’nın arkasından ona bağlantılı şekilde gelmektedir. Beta taksonomisinde türler ve bu türlerin akrabalık durumları incelenir. Gamma taksonomide ise Alfa’da ve Beta’da tanımlanmış grupların ne şekilde türleştiğini araştırılır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Taksonominin Uygulandığı Alanlar</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde, bir çok alanda taksonomi biliminden faydalanılmaktadır. Bu faydanın sağlandığı alanlardan bir kaçı ise şu şekilde;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1)Koruma Çalışmaları :</strong> Canlı türlerinin yaşama şartlarının ve yaşama alanlarının koruma altına alınabilmesi için taksonomi biliminden yararlanılır. Taksonomi sayesinde herhangi bir türe korumak amacıyla yardımcı olmak istediğinde taksonomik olarak ne yapmamız gerektiğini öğrenmemiz yeterli olacaktır. Bilim dünyasında bu durum bilim adamlarının işini çok kolaylaştırmaktadır. Örneğin; kaplumbağalara hayatta kalma sürecinde yardım etmek istenirken sadece yuva yerlerini korumak değil doğru zamanda yumurtlamaları için şartlarının ne olması gerektiği, hangi alanlarda yaşamlarını daha rahat sürdürebilecekleri, hangi şartlarda daha rahat yuva kurabilecekleri gibi bir çok konunun bilinmesi gerekir. Bu da taksonomi sayesinde mümkün olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2)Tarım : </strong>Bitki türlerinin geliştirilmesinde, yetiştirme sürecinde ihtiyacı olan koşulların belirlenmesinde ve hangi alanlarda kullanılabilir olduğunun belirlenmesinde taksonomi biliminden yardım alınır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3)Tıp : </strong>İnsan, hayvan ve bitki sağlığının araştırılması, bu 3 türün sağlık durumlarını daha da pozitifleştirmek adına yapılması gerekenler, hastalıklara neden olan organizmaların belirlenmesi ve üstesinden gelebilmek için alınması gereken önlemler taksonomi bilimine danışılarak elde edilen bilgiler sayesinde öğrenilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4)Jeoloji(Yer bilimi) : </strong>Jeolojik olarak yapılan araştırmalarda ve fosillerin teşhis edilmesinde taksonomi biliminden yararlanılır.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/taksonomi-nedir/">Taksonomi Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/taksonomi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
