<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aspirin arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/aspirin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Sep 2019 13:05:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>aspirin arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aspirin Nedir? Nasıl Elde Edilir? Özellikleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/aspirin-nedir-nasil-elde-edilir-ozellikleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/aspirin-nedir-nasil-elde-edilir-ozellikleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Sep 2019 13:05:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin hangi ağaçtan elde edilir]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin nasıl bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin nasıl elde edilir]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin nasıl kullanılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[aspirini kim buldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=23286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aspirin ya da Asetilsalisilik Asit (kısaca ASA), genellikle ufak ağrı ve sızılar için kullanılan ağrıkesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. Ayrıca kan seyreltici etkisi vardır ve kalp krizine karşı koruma sağlaması amacıyla uzun dönem az dozaj kullanılır. Aşırı dozda kullanımı yüzünden her yıl yüzlerce kişi ölümcül etkilere maruz kalsa da, genel olarak aspirinin faydalı bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/aspirin-nedir-nasil-elde-edilir-ozellikleri-nelerdir/">Aspirin Nedir? Nasıl Elde Edilir? Özellikleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Aspirin</strong> ya da <strong>Asetilsalisilik Asit</strong> (kısaca ASA), genellikle <strong>ufak ağrı ve sızılar için</strong> kullanılan <strong>ağrıkesici ve ateş düşürücü</strong> bir ilaçtır. Ayrıca <strong>kan seyreltici etkisi</strong> vardır ve <strong>kalp krizine karşı koruma sağlaması</strong> amacıyla <strong>uzun dönem az dozaj</strong> kullanılır. Aşırı dozda kullanımı yüzünden <strong>her yıl yüzlerce kişi ölümcül etkilere</strong> maruz kalsa da, genel olarak <strong>aspirinin faydalı bir ilaç olduğu</strong> kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in hammadde sorunu yoktur. Hemen hemen <strong>dünyanın her ülkesinde yetişen söğüt ağacından</strong> elde edilir. Bu ağacın <strong>tedavi edici özelliği 3500 yıldır</strong> bilinmektedir. Yaprak ve kabuklarından tabii olarak üretilen <strong>bitkisel ilaçlar</strong> eski çağlarda da <strong>ağrı kesici ve ateş düşürücü</strong> olarak kullanılıyordu. <strong>Hipokrat,</strong> salisilik asidin farkında olan <strong>ilk hekimlerden</strong> biridir. Bazı rahatsızlıkların tedavisi için <strong>reçetesine söğüt ağacı kabuğundan sağlanan suyu </strong>ilaç olarak yazmıştır. Suda bulunan ve <strong>ağrıyı hafifleten madde</strong> bugün bildiğimiz tanımıyla <strong>salisilik asittir.</strong> Maddenin <strong>adı ile kökeni arasında</strong> bir bağ vardır. <strong>Salix</strong> kelimesi Latincede <strong>söğüt</strong> anlamına gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Genel olarak; <strong>baş ağrısı, diş ağrısı, nevralji, siyatik ve adet sancılarını</strong> giderir. Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığında ateş düşürür. <strong>Romatizma ve lumbagoda enflamasyonu azaltır.</strong> Boğaz ağrılarını geçirir. <strong>Migrenin</strong> semptomatik tedavisinde kullanılır. <strong>100 mg</strong> dozda <strong>Antiagregan</strong> (kan sulandırıcı) olarak <strong>kalp ve tansiyon hastaları</strong> tarafından &#8211;<strong>doktor kontrolünde</strong>&#8211; kullanılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-23288" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nedir.jpg" alt="" width="880" height="487" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nedir.jpg 880w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nedir-300x166.jpg 300w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nedir-768x425.jpg 768w" sizes="(max-width: 880px) 100vw, 880px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Aspirinin nispeten <strong>eski bir ilaç olması, kullanımına dair uzun süreli tecrübe edinilmiş olması, sık kullanılan ilaçlardan birisi olması onu, </strong>tamamen güvenli kılmaz. Aspirin ilacının elbette <strong>kullanılmaması gereken durumlar da</strong> söz konusu. Asit özelliği sebebiyle <strong>mide rahatsızlığı olanlara </strong>kesinlikle önerilmiyor. Bununla birlikte <strong>kanama ve kanamanın durdurulamaması</strong> riski taşıyan kişilerin de <strong>kesinlikle içmemesi</strong> gerekiyor. İlacın kanı sulandırıcı etkisi bu rahatsızlıkta <strong>negatif tesir </strong>yapıyor. Öte yandan ilaç, <strong>şüpheli bir sendrom dolayısıyla</strong> çocuklar için de önerilmiyor. Burada kesinlikle bir <strong>yanılgıya düşmemek</strong> gerekiyor. Başka bir ilaç firmasının <strong>babyprin</strong> ismiyle piyasaya sürdüğü ilaç da <strong>çocuklar için</strong> üretilmiyor. Bu ilaç, <strong>düşük doz kullanması gereken</strong> hastaların ihtiyacını karşılıyor. Aspirinin <strong>en sık görülen yan etkisi sindirim sistemi</strong> üzerinedir. Doza bağımlı olarak <strong>gastrointestinal hemoraji, </strong>ülserasyon, tinnitus, vertigo, geçici işitme kaybı,<strong> kanama zamanının uzaması ve nadiren lökopeni, trombositopeni, plazma demir konsantrasyonunda düşme</strong> görülebilir. Ayrıca nadir olgularda <strong>aşırı duyarlılık reaksiyonları</strong> olarak <strong>kaşıntı, ürtiker, anjiyonörotik ödem, astma ve anafilaksi</strong> görülebilir. Gebelerde <strong>kullanım güvenliği kanıtlanmadığından</strong> önerilmez. Süt veren anneler de kullanmamalıdır.<strong> Gebelikte ve emzirme dönemlerinde gerekmesi halinde aspirin, <u>mutlaka hekim kontrolünde</u> kullanılmalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak <strong>kişinin ve hastalığının durumuna, beraberinde var olan hastalıklara</strong> ve <strong>kullandığı diğer ilaçlara göre</strong> aspirin kullanım durumu <span style="color: #ff0000;"><strong><u>mutlaka hekim tarafından</u></strong></span> ve <span style="color: #ff0000;"><strong><u>hekim kontrolünde</u></strong> </span>belirlenmelidir. Hekim reçetesi olmaksızın <strong>aspirin</strong> kullanılmamalıdır. Söz konusu ilacın <strong>kullanımı sırasında</strong> beklenmedik bir durum ile karşılaşıldığında <strong><u>mutlaka hekime veya eczacıya</u></strong> danışılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aspirinin ortaya çıkması,</strong> kimyager <strong>Felix Hoffmann</strong>&#8216;ın 1897’de saf <strong>Asetilsalisilik Asit</strong> (ASA) üretmesiyle mümkün olmuştur. <strong>Asetilsalisilik Asit</strong>, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan <strong>Aspirinin</strong> etken maddesidir. Kaynağı ise <strong>dünyanın her yerinde yetişen söğüt</strong> ağacıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in kalp krizini, felci, bazı kanser türlerini <strong>önleyici etkisi</strong> kanıtlanmıştır. <strong>Bayer</strong>’in kimyagerlerinden <strong>Dr. Felix Hoffmann,</strong> 10 Ağustos 1897 tarihinde <strong>salisilik asidi, asetik asit ile</strong> sentezleyerek saf <strong>Asetilsalisilik Asidi</strong> üretmeyi başardıktan 11 gün sonra aynı yolla <strong>diasetilmorfini</strong> sentezlemiş ve <strong>eroini</strong> bulmuştur. <strong>Kuru öksürük ve veremin tedavisinde</strong> kullanılan <strong>eroine</strong> büyük ümit bağlanmıştı. Aynı zamanda <strong>I. Dünya Savaşı’nda ağır yaralı hastalara</strong> ağrı kesici olarak verilmiştir. <strong>Morfin</strong> bağımlılarını kurtarmak için <strong>fayda sağlayabileceği</strong> ileri sürülmüştür. Ancak <strong>eroinin kendisinin bağımlılık yapan çok ciddi bir uyuşturucu</strong> olduğu anlaşılınca, 1930’lu yılların başında adı <strong>ilaç listelerinden</strong> silinmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1900’lü yılların başında</strong> Avrupa’daki <strong>grip salgınının yok edilmesinde</strong> rol oynayan <strong>Asetilsalisilik Asit</strong>, Aspirin markasıyla <strong>özdeşleşmiş</strong> durumdadır. <strong>Asetilsalisilik Asit ya da Aspirin</strong> denince akla daha ziyade <strong>kanı sulandırıcı etkisi</strong> geliyor. <strong>Kalp krizi ve felçteki rolü hatırlanıyor.</strong> Hatta bazı kanser türlerindeki <strong>önleyiciliği</strong> dile getiriliyor. Oysa 1897’den bu yana, <strong>Hoffmann</strong>’ın formüle ettiği haliyle ilaçlaşan <strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in en etkili olduğu rahatsızlıklar <strong>ağrı, yüksek ateş ve soğuk algınlığıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-23289" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nasıl-elde-edilir.jpg" alt="" width="612" height="371" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nasıl-elde-edilir.jpg 612w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/09/aspirin-nasıl-elde-edilir-300x182.jpg 300w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hoffmann,</strong> romatizmal ağrılarla <strong>baş edemeyen babasını iyileştirebilmek</strong> amacıyla <strong>Salisilik Asidi</strong> geliştirmeye çalışır. O zamana kadar kullanılmış olan <strong>Salisilik Asit</strong> esaslı <strong>Sodyum Salisilat</strong> ilacı hem çok kötü bir tada sahiptir hem de uzun süre alındığı için <strong>midesi rahatsızlanan kişileri her kullanışlarında</strong> hasta etmektedir. 1950’lerden sonra <strong>bu ilacın kalp krizi ve felç riskini azaltabileceği</strong> yönünde fikirler ortaya atılıyordu. 1971’de İngiliz farmakolog <strong>Sir John R. Vane</strong>’nin, <strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in insan metabolizmasındaki <strong>ağrıyı nasıl durdurduğunu</strong> belirlemesi, <strong>Hoffmann</strong>’dan sonraki en büyük adımdır. O güne kadar <strong>maddenin etkisi biliniyor,</strong> yeni etki alanlarına ulaşılıyor an<strong>cak bu etkiyi nasıl ve hangi süreçle yaptığı </strong>bilinmiyordu. Bu buluşu <strong>Vane</strong>’ye 1982 yılında <strong>Nobel Tıp Ödülü</strong>’nü kazandırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanadalı nöroloji profesörü <strong>Henry J. M. Barnett, Asetilsalisilik Asit</strong>’in yüksek dozlarla <strong>beyindeki geçici dolaşım rahatsızlıklarını, ikinci felç geçirmeyi ve felç sebebiyle ölüm riskini </strong>önemli ölçüde azalttığını kanıtladı. 1985’te <strong>Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi</strong>’nden (FDA) <strong>Margaret Heckler,</strong> kalp krizi geçiren kişilerin <strong>bu ilacı her gün düzenli almaları halinde</strong> ikinci kriz ihtimalinin <strong>%20 gerilediğini</strong> açıkladı. Yine Amerika’da <strong>22,000 sağlıklı doktoru kapsayan</strong> kontrollü bir araştırmada, <strong>ilaç kullanımının</strong> kalp <strong>krizi riskini %44 oranında gerilettiği </strong>ortaya kondu. <strong>Newsweek Dergisi,</strong> araştırma sonuçlarını <strong>8 Şubat 1998 tarihli</strong> sayısında kapak dosyası yaptı. <strong>1996’da FDA,</strong> ilacın <strong>akut kalp krizi kuşkusu</strong> içindeki kişilerde tercih edilmesini tavsiye etti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in, çok sayıdaki kadını <strong>ilk hamileliklerinde tehdit eden, prematüre ve ölü doğumlara</strong> sebep olan <strong>Preeklempsi</strong>’yi önlemede de <strong>yardımcı özelliği açıklanan</strong> tek ilaçtır. Diyabetin geç dönemlerinde varlığını hissettiren, <strong>gözün retina tabakasındaki ve böbreklerdeki</strong> kılcal damar tıkanıklıklarında da etkindir. Kalın bağırsak (kolon) kanserini önlemede de etkili olduğu, 1988’de <strong>Avustralyalı Epidemiyoloji Profesörü Gabriel A. Kune</strong> tarafından yapılan bir araştırmadaki <strong>genel nüfus istatistiklerine göre, </strong>ilacın düzenli içicilerinde söz konusu kanser riskinin <strong>%40’ların altına gerilediğinin</strong> fark edilmesiyle kanıtlanmıştır. <strong>Amerikan Kanser Derneği</strong>’nce yapılan araştırmalarda, <strong>Kune</strong>’nin bulguları doğrulanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asetilsalisilik Asit</strong>, 80’den fazla ülkede <strong>Bayer</strong>’in tescilli markası <strong>Aspirin</strong> ile insanlara ulaştırılıyor. <strong>Asetilsalisilik Asit</strong>’in yeni <strong>etki alanlarının keşfedilmesi ve nasıl etki ettiğinin daha iyi anlaşılması</strong> adına gerçekleştirilen araştırmaları <strong>Bayer</strong> destekliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Yukarıda yer alan <strong>bilgiler</strong> -çeşitli kaynaklardan derlenerek elde edilmiş- <strong>tamamen bilgilendirme amaçlıdır</strong> ve <strong>doktor tavsiyesi değildir.</strong> Aspirin kullanımında <strong>mutlaka doktor kontrolünde</strong> kullanılmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/aspirin-nedir-nasil-elde-edilir-ozellikleri-nelerdir/">Aspirin Nedir? Nasıl Elde Edilir? Özellikleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/aspirin-nedir-nasil-elde-edilir-ozellikleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağrı Kesiciler Nasıl İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/agri-kesiciler-nasil-ise-yarar/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/agri-kesiciler-nasil-ise-yarar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Cicioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2019 19:27:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesiciler]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesiciler nasıl çalışır]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesiciler nasıl işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[ibuprofen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tech-worm.com/?p=20111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kumsalda olduğunuzu ve gözünüze kum kaçtığını düşünün. Kumun orada olduğunu nasıl anlarsınız? Tabii ki orada olduğunu göremezsiniz, ama eğer normal, sağlıklı bir insansanız bunu hissedersiniz. Ciddi bir rahatsızlık hissini,  kısacası acıyı. Reflex olarak hemen gözünüzü kaşımaya ve yangı hissini gidermek için çaresizce hareket etmeye başlayacaksınızdır. Rahatlama hissini yakalayana kadar gözünüzle mücadele halinde olursunuz. Artık acı hissi ortadan kalktığında ‘’oh bee’’ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/agri-kesiciler-nasil-ise-yarar/">Ağrı Kesiciler Nasıl İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Kumsalda</strong> olduğunuzu ve gözünüze kum kaçtığını düşünün.<strong> Kumun orada olduğunu nasıl anlarsınız?</strong> Tabii ki orada olduğunu göremezsiniz, ama eğer normal, sağlıklı bir insansanız bunu hissedersiniz. <strong>Ciddi bir rahatsızlık hissini,  kısacası acıyı. </strong>Reflex olarak hemen gözünüzü kaşımaya ve yangı hissini gidermek için çaresizce hareket etmeye başlayacaksınızdır. <strong>Rahatlama hissini yakalayana kadar gözünüzle mücadele halinde olursunuz.</strong> Artık acı hissi ortadan kalktığında <strong>‘’oh bee’</strong>’ diyerekten d<strong>erin bir nefes alarak</strong> kumun gözünüzden çıktığını anlamış olursunuz. Bu örnekte olduğu gibi <strong>acı hissi çoğu zaman</strong> iyileşmenin, kurtuluşun bir aşamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyada acı hissedenler kadar acıyı hissetmeyen insanlar da var. <strong>Kulağa çok havalı gelse de aslında endişe verici bir durum.</strong> Eğer acıyı hissedemezseniz, yaralanabilirsiniz ya da kendinizi yaralayabilirsiniz ama asla fark etmezsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Acı, vücudunuzun erken uyarı sistemidir. </strong>Sizi etrafınızdaki dünyadan ve kendinizden korur. <strong>Büyüdükçe, vücudumuzun çoğu bölgesinde acı algılayıcılar oluştururuz.</strong> Bu algılayıcılar özelleşmiş sinir hücreleridir ve bunlara <strong>ağrı reseptörü (nosiseptör)</strong> denir. Bu reseptörler <strong>omurganızdan cildinize, kaslarınıza, eklemlerinize dişlerinize ve bazı iç organlarınıza</strong> kadar uzanır. Her sinir hücresi gibi, onlar da<strong> elektrik sinyalleri</strong> iletirler. Bilgiyi bulundukları konumdan beyne iletirler. Ama <strong>ağrı reseptörleri</strong> diğer sinir hücrelerinin aksine, sadece<strong> bir şey zarara sebep olacaksa veya oluyorsa</strong> çalışılar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İğnenin ucuna nazikçe dokunun. </strong>Metali hissedersiniz ve o anda normal sinir hücrelerini harekete geçer. <strong>Ama hiç acı hissetmezsiniz. </strong>İğneye daha sert bastırırsanız, ağrı reseptörünün eşik noktasına daha fazla yaklaşırsınız. <strong>Yeterince sert bastırırsanız, eşik noktası geçilir ve ağrı reseptörleri harekete geçer.</strong> Vücuda her ne yapıyorsa durmasını söyler.<strong> Ama acı eşiği kesin bir nokta değildir. </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bazı kimyasallar ağrı reseptörlerinin eşik noktasını düşürebilir.</strong> Hücreler hasar aldıklarında, onlar ve yakınındaki hücreler deli gibi bu kimyasalları üretmeye başlarlar. Reseptörün acı eşiğini düşürürler ve<strong> sadece bir dokunuş bile acıya sebep</strong> olabilir. İşte bu noktada<strong> reçetesiz satılan ilaçlar</strong> devreye girer. <strong>Aspirin ve ibuprofen </strong>bu kimyasalların belli bir grubunun üretimini engellerler; bu gruba <strong>prostaglandinler</strong> denir.</p>
<h2 style="text-align: left;"><strong>Prostaglandinler Ne İşe Yarar?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Prostaglandin,</strong> yaralanma ve hastalıkla mücadelede yer alan<strong> doku hasarı veya enfeksiyon yerlerinde yapılan</strong> bir <strong>lipid</strong> grubudur.<strong> Enflamasyon,</strong> kan akışı, kan pıhtısı oluşumu ve doğum eylemi gibi süreçleri <strong>kontrol</strong> eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-20112" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ağrı-kesiciler.png" alt="" width="392" height="253" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ağrı-kesiciler.png 392w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ağrı-kesiciler-300x194.png 300w" sizes="(max-width: 392px) 100vw, 392px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Hücreler zarar gördüklerinde <strong>araşidonik asit</strong> adlı bir kimyasal salgılarlar. Ayrıca <strong>COX1 ve COX2 adında</strong> iki enzim <strong>araşidonik asidi prostaglandine</strong> dönüştürürler. Bu da daha sonra bir sürü başka iş yapmak için, başka kimyasallara dönüştürülür. <strong>Vücut sıcaklığını arttırmak, inflamasyon oluşturmak ve vücudun acı eşiğini düşürmek gibi.</strong> Bütün enzimlerin birer aktif bölgesi vardır. <strong>Bu bölge, enzimde reaksiyonun gerçekleştiği yerdir.</strong> COX1 ve COX2&#8217;nin aktif bölgeleri araşidonik aside tam uyar.  <strong>Aspirin ve ibuprofen görevlerini bu aktif bölgede yaparlar. </strong>İkisi farklı çalışırlar. <strong>Aspirin bir kirpinin dikeni gibi çalışır. </strong>Aktif bölgeye girer ve kırılır, yarısını aktif bölgede bırakır, yolu tamamen kapar ve araşidonik asidin buraya sığmasını imkânsız hale getirir. <strong>Bu olay, COX1 ve COX2&#8217;yi sonsuza kadar inaktive eder.</strong> Öbür taraftan <strong>ibuprofen </strong>aktif bölgeye girer ama kırılmaz veya enzimi değiştirmez. COX-1 ve COX-2 ondan kurtulabilirler, ama ortamda olduğu sürece<strong> ibuprofen enzim araşidonik asite bağlanamaz</strong> ve kimyasal reaksiyona giremez.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-20114" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ibuprofen-aspirin-acetaminophen.jpg" alt="" width="705" height="470" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ibuprofen-aspirin-acetaminophen.jpg 705w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2019/01/ibuprofen-aspirin-acetaminophen-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 705px) 100vw, 705px" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Peki, Aspirin ve Ibuprofen Ağrının Nerede Olduğunu Nasıl Biliyorlar?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aslında, bilemezler. </strong>İlaçlar kan dolaşımına katıldıklarında, vücudun tamamını dolaşırlar. <strong>Ağrının olduğu yerlere gittikleri gibi, olmadığı yerlere de giderler. </strong>Yani aspirin ve ibuprofen böyle çalışırlar.<strong> Ama ağrının farklı yönleri de var.</strong> Örneğin <strong>nöropatik acı sinir sisteminin</strong> kendisine gelen bir hasardan dolayı<strong> hissedilen acıdır;</strong> dışarıdan gelen herhangi bir uyarıcı olmasına gerek yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilim insanları beynin,<strong> acı sinyallerine nasıl yanıt verdiğimizi</strong> keşfettiler. Örneğin, ne kadar acı hissettiğiniz, acıya ne kadar dikkat ettiğinize, hatta ruh halinize bağlı olabilir. <strong>Acı şu anda araştırılan bir alandır.</strong> Eğer acının bilimsel mekanizmasını daha iyi anlayabilirsek, belki insanların <strong>acıyla nasıl daha iyi başa çıkacaklarına</strong> yardımcı olabiliriz.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/agri-kesiciler-nasil-ise-yarar/">Ağrı Kesiciler Nasıl İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/agri-kesiciler-nasil-ise-yarar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aspir Bitkisi Nedir? Özellikleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/aspir-bitkisi-nedir-ozellikleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/aspir-bitkisi-nedir-ozellikleri-nelerdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2017 19:43:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[apirin bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[aspir bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[aspir bitkisi özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aspir nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aspir otu]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tech-worm.com/?p=8015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aspir bitkisi ülkemizde yalancı safran, Amerikan safranı veya boyacı safranı gibi isimlerle tanınmaktadır. Aspir bitkisi ilk olarak Asya kıtasının güneyinde, Orta Doğu’da ve Akdeniz ülkelerinde yetiştirilmiş ve buradan dünyaya yayılmış bir bitkidir. Önceleri tıbbi amaçlarla ve çiçeğindeki boya maddesinin gıda ve kumaş boyacılığında kullanılması amacıyla yetiştirilmiş, daha sonra ise tohumundaki yağı için yetiştirilmeye başlanmıştır. Ayrıca içerdiği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/aspir-bitkisi-nedir-ozellikleri-nelerdir/">Aspir Bitkisi Nedir? Özellikleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Aspir bitkisi ülkemizde yalancı safran, Amerikan safranı veya boyacı safranı gibi isimlerle tanınmaktadır. </strong>Aspir bitkisi ilk olarak Asya kıtasının güneyinde, Orta Doğu’da ve Akdeniz ülkelerinde yetiştirilmiş ve buradan dünyaya yayılmış bir bitkidir. Önceleri tıbbi amaçlarla ve çiçeğindeki boya maddesinin gıda ve kumaş boyacılığında kullanılması amacıyla yetiştirilmiş, daha sonra ise tohumundaki yağı için yetiştirilmeye başlanmıştır. Ayrıca içerdiği linoleik (Omega-6) ve oleik (Omega-9) yağ asitleri içermesi sebebiyle yemeklik yağ üretiminde kaliteli bir yağ bitkisidir, bunun yanında biyodizel yapımında kullanılabilen ve küspesi hayvan yemi olarak değerlendirilen bir bitkidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aspir bitkisin anavatanı Arabistan Yarımadası olup, İran, Hindistan, Pakistan gibi ülkelere yayılmıştır. Türkiye&#8217;de Anadolu&#8217;da yabani olarak rastlanmakta ve ekimi de yapılmaktadır. Benzerliği sebebiyle ticarette safran bitkisiyle sık sık karıştırıldığından <strong>&#8220;yalancı safran&#8221;</strong> denilmektedir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span id="Kullan.C4.B1m_alanlar.C4.B1" class="mw-headline">Aspirin Kullanım Alanları</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Renkli çiçekleri (petaller) gıda ve kumaş boyasında kullanılır. Tohumlarında % 30-45 arasında yağ bulunur ve yemeklik yağ olarak kullanılır. Yağı, sabun, boya, vernik, cila olarak kullanıldığı gibi, Linoleik asit içerdiğinden yemeklik yağ kalitesi yüksektir. Ayrıca yağı biyoyakıt olarak kullanılabilir, küspesi ise hayvan yemi olarak kullanılır (küspesinde ortalama % 25 protein vardır). Güneydoğu anadolu bölgesinde ise pilavlara tat vermek için kullanılır. Aspir güvercin yemi olarak da çok değerlidir. Aspir, Türkiye&#8217;de Eskişehir, Burdur, Isparta, Konya gibi belli yörelerde üretilmektedir. 2008 yılı yazından itibaren Trakya bölgesinde bölgenin yağ ihtiyacını karşılamakta ayçiçeğine olan bağımlılığı azaltmak için aspir ekimi özendirilmektedir ve ciddi yol katedilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">Aspirin Bitkisel Özellikleri</h3>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kök:</strong> 2-3 metreye kadar derinlere inebilen kazık kök yapısına sahiptir. Kazık kök etrafında çok sayıda ince ikincil kökler oluşmaktadır. Bu kökler 60-90 cm kadar uzayabilmektedir. Köklerinin derine inebilmesi özelliği ile bitkiye toprağın büyük bir kısmından su ve besin maddelerini çekme yeteneğini kazandırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sap:</strong> Sapları kuvvetli, silindir yapıda, dip kısmı oldukça kalın, dallanmanın artması ile daha ince yapıya dönen, tüysüz, düz ve açık gri veya yeşilimsi beyaz renktedir. Bitki boyu, bir çeşit özelliği olup, iklim ve kültürel uygulamalardan etkilenmektedir. Genel olarak aspir 80-120 cm boylanabilen, geniş yapraklı bir bitkidir. Ana sapta 15-20 cm uzunluğunda yan dallar oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yaprak:</strong> Yaprak iriliği ve şekli, teksel bitkilerde ve çeşitler arasında oldukça farklılık getirmektedir. Yaprak genişliği 2,5-5 cm, uzunluğu ise 10-15 cm arasında değişim göstermektedir. Yapraklar gövdenin alt kısmında genellikle büyük ve derin dişlidir. Çiçeklerin etrafını saran çiçek sapı yaprakları (brakte) yumurta şeklinde ve sert yapıdadır. Yapraklardaki dikenlilik, bir çeşit özelliği olmakla beraber dikenli çeşitlerde alt yapraklardan üst yapraklara gittikçe artmaktadır. Yaprak ve gövdedeki dikenlilik tarla kenarlarında aspirin çit bitkisi olarak kullanılmasına olanak sağlamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çiçek:</strong> Aspir çiçekleri sarı, kırmızı, turuncu, beyaz ve krem renkte olup tabla şeklindedir. Bir bitkideki tabla sayısı 5-50 arasında değişir ve her tablada yaklaşık 100 çiçek bulunur. Aspir 20-25 günde çiçeklenir ve kendine döllenme görülür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tohum:</strong> Kalın, sert ve lifli meyve kabuğuna sahiptir. Genel olarak tanede kabuk oranı % 50 civarındadır. Tohum kabuğu beyaz, krem rengidir. Meyve kabuğunda diken olmamakla beraber bazı çeşitlerde hafif dikene rastlanmaktadır. Bin tane ağırlığı 40-50 gr arasında değişim göstermektedir. Aspir tohumu ayçiçeği tohumuna benzese de beyaz renkli olması nedeni ile kolayca ayırt edilebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/aspir-bitkisi-nedir-ozellikleri-nelerdir/">Aspir Bitkisi Nedir? Özellikleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/aspir-bitkisi-nedir-ozellikleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
