<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>thomson arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<atom:link href="https://www.tech-worm.com/tag/thomson/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Bilim ve Teknolojiye Dair Ne Varsa!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Nov 2018 16:09:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-redico-32x32.png</url>
	<title>thomson arşivleri &#187; TechWorm</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atom Modelleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.tech-worm.com/atom-modelleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.tech-worm.com/atom-modelleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 16:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[atom modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[atom modelleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[bohr]]></category>
		<category><![CDATA[dalton]]></category>
		<category><![CDATA[rutherford]]></category>
		<category><![CDATA[thomson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tech-worm.com/?p=18610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evrendeki her şeyin çok küçük parçacıklardan oluştuğu düşüncesi milattan önceki yıllara dayanır. Atom düşüncesi ilk defa eski Yunan’da doğmuştur. Atom fikrinin doğmasındaki temel neden maddeyi daha küçük parçalara ayırmaya çalışmaktı. Örneğin bakır bir teli iki eşit parçaya ayırdığınızı düşününüz. Her bir parçayı tekrar tekrar iki parçaya ayırdığınızda bir noktadan sonra parçalar yeniden ikiye ayrılamayacak hâle gelir. İşte bu düşünceden yola çıkılarak maddenin sonunda kendinden daha küçük [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/atom-modelleri-nelerdir/">Atom Modelleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Evrendeki her şeyin <strong>çok küçük parçacıklardan oluştuğu düşüncesi</strong> milattan önceki yıllara dayanır. <strong>Atom düşüncesi ilk defa eski Yunan’da doğmuştur. </strong>Atom fikrinin doğmasındaki temel neden maddeyi daha <strong>küçük parçalara ayırmaya</strong> çalışmaktı. <strong>Örneğin bakır bir teli iki eşit parçaya ayırdığınızı düşününüz.</strong> Her bir parçayı tekrar tekrar iki parçaya ayırdığınızda <strong>bir noktadan sonra parçalar yeniden ikiye ayrılamayacak</strong> hâle gelir. İşte bu düşünceden yola çıkılarak <strong>maddenin sonunda kendinden daha küçük parçacıklara ayrılamayan bu küçük parçacıkların bir araya gelmesiyle </strong>oluştuğu kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kurama dair elimizdeki en eski yazılı belgeler Yunan filozofları <strong>Democritus (Demokritus)</strong> (MÖ 460-370) ve <strong>Leucippus (Lökipyus)</strong> (MÖ 480-420)’a aittir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen <strong>atom fikri çok uzun zaman ilgi görmemiş ve kanıtlanamamıştı.</strong> Bunun önemli nedenlerinden biri <strong>bu kuramın tamamen düşünceye dayalı</strong>olmasıdır. Ayrıca <strong>Aristoteles</strong> <strong>(Aristo)</strong> (MÖ 384-322)’in bu düşünceyi <strong>desteklememesi de maddenin atomlardan oluştuğu fikrinin benimsenmesini </strong>geciktirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazımızda, <strong>Dalton Atom Modeli, Thomson Atom Modeli, Rutherford Atom Modeli, Bohr Atom Modeli, Schrödinger Atom Modeli ve Modern Atom Modeli</strong> hakkında bilgi vermeye çalışacağız.</p>
<h2 style="text-align: justify;">1- Dalton Atom Modeli</h2>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18617" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/John-Dalton.jpg" alt="" width="668" height="400" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/John-Dalton.jpg 668w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/John-Dalton-300x180.jpg 300w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/John-Dalton-450x270.jpg 450w" sizes="(max-width: 668px) 100vw, 668px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>John Dalton</strong>‘un <strong>1805 yılında bugünkü atom modelinin ilk temellerini attığı</strong> modelidir. Daltonun atom kuramına göre <strong>elementler</strong> kimyasal bakımdan <strong>birbirinin aynı olan atomlar</strong> içerirler.<strong> Farklı elementlerin atomları birbirinden farklıdır.</strong> Bu atom teorisine göre kimyasal bir bileşik iki veya daha çok sayıda elementin <strong>basit bir oranda birleşmesi</strong> sonucunda meydana gelir. <strong>Kimyasal tepkimelere giren maddeler arasındaki kütle ilişkilerine istinaden, Dalton atomların bağıl kütlelerini de bulmuştur.</strong> Modern atom kuramı Dalton’un kuramına dayanır ancak bazı kısımları değiştirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-18613" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli.jpg" alt="" width="251" height="251" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli.jpg 1000w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli-150x150.jpg 150w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli-300x300.jpg 300w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli-768x768.jpg 768w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Dalton-Atom-Modeli-80x80.jpg 80w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Atomun parçalandığını, elementlerin birbirinin aynı atomlardan değil, izotoplarının karışımından meydana geldiğini biliyoruz.</strong> Daltonun atom teorisi <strong>kimyasal reaksiyonların açıklanmasına, maddenin anlaşılmasına ve atomun temel özelliklerinin ortaya atılmasına</strong> oldukça büyük yararlar sağlamıştır. <strong>Bu sebeple ilk bilimsel atom teorisi olarak kabul edilir.</strong></p>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>Dalton Atom Kuramı Üç Varsayıma Dayanır;</strong></h4>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Elementler <strong>Atom</strong> adı verilen k<strong>üçük bölünemeyen taneciklerden</strong> oluşmuştur. Atomlar <strong>kimyasal tepkimelerde oluşmazlar ve bölünmezler.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Bir elementin <strong>tüm atomlarının kütlesi ve diğer özellikleri aynı, diğer elementlerin atomlarından farklıdır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> Kimyasal bir bileşik<strong> iki ya da daha fazla elementin basit bir oranda birleşmesi</strong> ile oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dalton atom teorisi kimyasal değişme konularının da daha iyi tanımlanmasına olanak sağlar:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. Kütlenin korunumu:</strong> Bir kimyasal reaksiyonda reaksiyona giren maddelerin <strong>kütleleri toplamı çıkan maddelerin kütleleri toplamına</strong> eşittir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Sabit oranlar Yasası:</strong> İki element <strong>birden fazla bileşik</strong> meydana getiriyorsa,<strong> birleşen iki elementin farklı miktarları</strong> arasında ağırlıkça <strong>tam sayılarla ifade edilen</strong> basit bir oran bulunur. <strong>Örneğin:</strong> H2O da 2 g hidrojenle 16 g oksijen birleşirken, OH de 1 g hidrojenle 16 g oksijen birleşmiştir. Buradan<strong> her iki bileşikte de aynı miktar oksijenle birleşen 2 g hidrojen ve 1 g hidrojeni birbirine oranlarsak 2 sayısını</strong>elde ederiz.</p>
<h2 style="text-align: justify;">2- Thomson Atom Modeli</h2>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18618" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Joseph-John-Thomson.jpg" alt="" width="700" height="360" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Joseph-John-Thomson.jpg 700w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Joseph-John-Thomson-300x154.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Thomson</strong> değişik gazlarda yapmış olduğu deneylerle <strong>her atomun elektron yükünün kütlesine oranını hesaplayarak elektronu</strong> keşfetmiştir. <strong>Elektron veren atomun artı (+, pozitif) yüklü olacağını ispatlamış,</strong> atom içerisinde proton ve elektronun <strong>homojen olarak</strong> dağıldığını tanımlamıştır, <strong>Bu yüzden bu modele üzümlü kek modeli de denilmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18623" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Thomson-Atom-Modeli-455x270.jpg" alt="" width="455" height="270" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Thomson-Atom-Modeli-455x270.jpg 455w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Thomson-Atom-Modeli-455x270-300x178.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 455px) 100vw, 455px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rutherford Atom Modeli</strong> ile proton ve elektronun <strong>homojen dağıldığı ilkesi</strong> çürütülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Atom <strong>artı yüklü maddeden</strong> oluşmuştur</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Elektronlar <strong>bu artı madde içinde gömülüdür ve hareket etmezler.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3</strong>. Elektronların <strong>kütleleri çok küçüktür</strong> bu yüzden atomun<strong> tüm kütlesini bu artı yüklü madde</strong>oluşturur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong> Atom <strong>küre</strong> şeklindedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">3- Rutherford Atom Modeli</h2>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18614" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Ernest-Rutherford.jpg" alt="" width="647" height="404" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Ernest-Rutherford.jpg 647w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Ernest-Rutherford-300x187.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /><br />
Atomun yapısının açıklanması hakkında, önemli katkıda bulunanlardan birisi de <strong>Ernest Rutherford</strong> olarak bilinir. <strong>Rutherford</strong>‘dan önce <strong>Thomson atom modeli</strong> geçerliydi. Bu modele göre, atom küre seklindedir. <strong>Ve küre içerisinde proton ve elektronlar bulunmaktadır.</strong> Acaba bu proton ve elektronlar atom içerisinde belirli bir düzene mi, yoksa rastgele bir dağılım içerisinde mi bulunuyorlar? <strong>Bu sorunun cevabı daha bulunamamıştı.</strong> Rutherford bu sorunun cevabi ve <strong>Thomson atom modelinin</strong>doğruluk derecesini anlamak için yaptığı <strong>alfa (a) parçacıkları deneyi sonucunda</strong> bir model geliştirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18621" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Rutherford-Atom-Modeli-441x400.jpg" alt="" width="441" height="400" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Rutherford-Atom-Modeli-441x400.jpg 441w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Rutherford-Atom-Modeli-441x400-300x272.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 441px) 100vw, 441px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Polonyum ve radyum bir a-işini kaynağıdır.</strong> Rutherford, bir radyoaktif kaynaktan çıkan a-taneciklerini <strong>bir demet halinde iğne ucu büyüklüğündeki yarıktan</strong> geçirdikten sonra, kalınlığı 10-4 cm kadar olan ve arkasında <strong>çinko sülfür (ZnS) sürülmüş</strong> bir ekran bulunan altın levha üzerine gönderdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Altın levhayı geçip ekran üzerine düşen a-parçacıkları ekrana sürülen <strong>ZnS</strong> üzerinde ışıldama yaparlar. <strong>Böylece metal levhayı geçen a – parçacıklarını sayma imkanı elde edilir.</strong> Rutherford, yaptığı deneylerde <strong>metal levha üzerine gönderilen a- parçacıklarının % 99,99</strong> kadarının ya hiç yollarında sapmadan ya da yollarından çok az saparak metal levhadan geçtiklerini, <strong>fakat çok az bir kısmının ise metale çarptıktan sonra</strong> büyük bir açı yaparak geri döndüklerini gördü. Rutherford daha sonra deneyi altın levha yerine, kursun, bakir ve platin metallerle tekrarlandığında <strong>ayni sonucu</strong> gördü. <strong>Kinetik enerjisi çok yüksek olan</strong> ve <strong>çok hızlı olarak bir kaynaktan çıkan a – parçacıklarının</strong> geriye dönmesi için;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Metal levhada <strong>pozitif kısmın</strong> olması,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Bu pozitif yüklü kısmın <strong>kütlesinin</strong> (daha doğrusu yoğunluğunun) <strong>çok büyük olması</strong> gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu düşünceden hareketle <strong>Rutherford, yaptığı bu deneyden su sonuçlan çıkardı.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eğer, a tanecikleri atom içerisindeki bir elektrona çarpsaydı,</strong> kinetik enerjileri büyük olduğu için elektronu yerinden sökerek yoluna devam edebilirlerdi. <strong>Ayrıca, a – taneciği pozitif, elektron negatif olduğundan geriye dönüş söz konusu olmaması gerekirdi.</strong> Bu düşünceyle hareket eden Rutherford, metale çarparak geriye dönen alfa <strong>parçacıklarının</strong> sayısı <strong>metal levhadan geçenlere oranla çok küçük olduğundan ;</strong> atom içerisinde pozitif yüklü ve kütlesi büyük olan bu kısmın hacmi, toplam atom hacmine oranla çok çok küçük olması gerektiğini düşünerek, bu <strong>pozitif yüklü kısma çekirdek</strong> dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rutherford,</strong> atomun kütlesinin yaklaşık olarak çekirdeğin kütlesine eşit olduğunu ve <strong>elektronların da çekirdek etrafındaki yörüngelerde döndüğünü</strong> ileri sürmüştür. <strong>Buna göre,</strong> Rutherford <strong>atomu güneş sistemine benzetmiş</strong> oluyordu. <strong>Rutherford atom modelini ortaya koyduğunda nötronların varlığı daha bilinmiyordu.</strong> Günümüzde ise <strong>çekirdeğin proton ve nötronlar içerdiği ve bunların çekirdeğin kütlesini oluşturduklarına</strong> inanılmaktadır. Rutherford’un ortaya koyduğu <strong>atom modelinin boyutlarını da</strong> anlamak önemlidir. Bunu şu şekilde ifade edebiliriz. Eğer, <strong>bir atomun çekirdeği bir tenis topu büyüklüğünde olsaydı, bu atom büyük bir stadyum büyüklüğünde</strong> olurdu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>He</strong> atomu <strong>2 proton, 2 nötron ve 2 elektrondan</strong> oluşur. Bir He atomunun 2 elektronu tamamen uzaklaştırılırsa <strong>geriye +2 yüklü helyum iyonu (He+2)</strong> kalır. Bu iyona <strong>alfa (a) parçaciği (alfa işini)</strong> denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir atomu a-taneciği ile incelemek,</strong> bir şeftaliyi uzun bir iğne ile incelemeye benzer, iğnenin şeftalinin ortasında <strong>sert bir şeye çarptığını tespit ederek</strong> şeftali çekirdeğinin varlığını ve büyüklüğünü <strong>onu hiç görmeden anlamak</strong> mümkündür. Bu arada <strong>şeftali ile çekirdeğinin büyüklüğü</strong> ve a<strong>tom ile çekirdeğinin büyüklüğünün aynı oranda olamayacağı</strong> unutulmamalıdır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">4- Bohr Atom Modeli</h2>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-18620" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Niels-Hendrik-Bohr.jpg" alt="" width="735" height="359" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Niels-Hendrik-Bohr.jpg 1024w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Niels-Hendrik-Bohr-300x146.jpg 300w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Niels-Hendrik-Bohr-768x375.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 735px) 100vw, 735px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Niels Hendrik Bohr</strong> 1919 yılında kendinden önceki R<strong>utherford Atom Modeli</strong> atom modellerinden yaralanarak y<strong>eni bir atom modeli fikrini</strong> öne sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çekirdeğe</strong> en yakın enerji seviyesine <strong>dairesel hareket yapan elektron kararlıdır, ışık yaymaz.</strong>Elektron’a yeterli enerji verilirse elektron bulunduğu enerji seviyesinden daha yüksek enerji seviyesine sıçrar. <strong>Atom bu durumda kararsızdır.</strong> Kararlı hale gelmek için elektron tekrar eski enerji seviyesine dönerken <strong>almış olduğu enerji seviyesini eşit enerjide bir Foton</strong> (ışın taneciği) fırlatır. <strong>Atom bu şekilde ışıma yaparmış.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-18612" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Bohr-Atom-Modeli-399x400.jpg" alt="" width="303" height="304" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Bohr-Atom-Modeli-399x400.jpg 399w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Bohr-Atom-Modeli-399x400-150x150.jpg 150w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Bohr-Atom-Modeli-399x400-300x300.jpg 300w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Bohr-Atom-Modeli-399x400-80x80.jpg 80w" sizes="auto, (max-width: 303px) 100vw, 303px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Buraya kadar anlatılan atom modellerinde,</strong> atomun çekirdeğinde, (+) yüklü proton ve yüksüz nötronların bulunduğu, çekirdeğin etrafında dairesel yörüngelerde elektronların dolaştığı ifade edildi. <strong>Bu elektronların çekirdek etrafında nasıl bir yörüngede dolaştığı, hız ve momentumlarının ne olduğu ile ilgili bir netice ortaya konmadı.</strong> Bohr ise atom teorisinde elektronların hareketini <strong>bu noktadan</strong> inceledi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1913 yılında Neils Bohr,</strong> hidrojen atomunun <strong>spektrum çizgilerini</strong> ve <strong>Planck’ın kuantum kuramını kullanarak</strong> Bohr kuramını ileri sürdü. Bu bilgiler ışığında <strong>Bohr postulatları</strong> şöyle özetlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Bir atomdaki <strong>elektronlar çekirdekten belli uzaklıktaki yörüngelerde</strong> hareket eder ve bu yörüngelerdeki <strong>açısal momentumu</strong> h/2pi’nin tam katlarıdır. Her kararlı halin sabit bir enerjisi vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. </strong>Her hangi bir <strong>kararlı enerji seviyesinde elektron dairesel bir yörüngede</strong> (orbitalde) hareket eder. Bu yörüngelere<strong> enerji düzeyleri veya kabukları</strong> denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> Elektron <strong>kararlı hallerden birinde bulunurken</strong> atom ışık (radyasyon) yayınlamaz. Ancak, yüksek enerji düzeyinden daha düşük enerji düzeyine geçtiğinde, seviyeler arasındaki <strong>enerji farkına eşit bir ışık kuantı</strong> yayınlar.<strong> BuradaE = Eson-Eilk</strong> bağıntısı geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong> Elektron hareketinin mümkün olduğu kararlı seviyeler, <strong>K, L, M, N, O gibi harflerle</strong> veya en düşük enerji düzeyi 1 olmak üzere, <strong>her enerji düzeyi + bir tam sayı ile belirlenir</strong> ve genel olarak<strong> “n” ile gösterilir</strong>, (n: 1,2,3 …¥)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bugünkü bilgilerimize göre;</strong> Bohr kuramının, elektronların dairesel yörüngelerde hareket ettikleri, ifadesi yanlıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>5-</strong> <strong>Schrödinger Atom Modeli</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18615" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Erwin-Schrödinger.jpg" alt="" width="674" height="350" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Erwin-Schrödinger.jpg 674w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/Erwin-Schrödinger-300x156.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 674px) 100vw, 674px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Atomun dalga mekaniği modeli,</strong> daha önce, atomun yapısı üzerinde çalışmaların, geçerli yanlarının birleştirilmesiyle ortaya çıkmıştır. <strong>Bu modelin gelişmesinde yararlanılan fikirlerden ya da çalışmalardan önemli olanlar aşağıda gösterilmiştir.</strong> Bunlar;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. Broglie</strong>’nin, <strong>elektronun, partikül özelliği yanında, dalga özelliğine de sahip olduğu</strong> hakkındaki çalışmaları.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Bohr</strong> tarafından ileri sürülen <strong>atomun çekirdeği etrafında sabit enerji seviyelerinin bulunduğu</strong>gerçeği.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Heisenberg</strong> tarafından gerçekleştirilen <strong>belirsizlik prensibi.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1926</strong> yılında Avusturyalı fizikçi <strong>Schroedinger (1887-1961),</strong> <strong>atomun dalga mekaniği modelini</strong>geliştirmiştir. Elementlerin tayflarının incelenmesinden, <strong>atomların çekirdekleri etrafında belirli sabit enerji seviyelerinin</strong> bulunduğu, deneysel olarak açıklanmıştır. <strong>Schroedinger, Bolır’un çalışmalarından, bu gerçeği almıştır.</strong> Broglie’nin atomun, <strong>pozitif yüklü çekirdeğinin titreşen elektron dalgaları</strong> ile sarılı bir yapıya sahip olduğu hakkındaki fikrini de benimsemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18622" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/schrödinger-atomic-model.jpg" alt="" width="629" height="393" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/schrödinger-atomic-model.jpg 629w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/schrödinger-atomic-model-300x187.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 629px) 100vw, 629px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Heisenberg’in belirsizlik ilkesine göre,</strong> elektronların yeri ve hızı aynı anda tespit edilemeyeceklerine göre, elektronlar için <strong>Bohr modelinde olduğu gibi </strong>belirli yörüngelerden bahsedilemez. <strong>Elektronlar çekirdeğin pozitif alanı içinde üç boyutlu negatif yüklü dalgalar (bulutlar) gibi düşünülmelidir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Schroedinger, bu üç görüşü birleştirdi­ği birbirini doğrulayan bir denklem geliştir­miştir. Bu denklem, Schroedinger denkle­mi olarak bilinir. Atomun dalga mekaniği modelini (modern atom teorisinin) teorik esasını verir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Modern atom teorisinde,</strong> elektronlar belirli yörüngelerde dolaşan tanecikler gibi değil<strong>, çekirdeği çevreleyen elektron bulutları halinde</strong> kabul edilir. Bunların bulunma ihtimalinin en çok olduğu yerler, aldıkları biçimler ve büyüklükleri bulunmuştur. Bu özellikleri belirlemek için <strong>dört kuantum sayısından</strong>yararlanılmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">6- Modern Atom Modeli</h2>
<p style="text-align: justify;">En son ortaya <strong>konan Bohr atom modeli</strong> başarılı bir model olmuş ama maalesef <strong>çok elektronlu atomlarda</strong> kullanılamıyordu. <strong>Modern atom modelinde</strong> elektronların yörüngelerde <strong>sabit hızla dönmeleri</strong> doğru değildir. Çünkü elektronlar için <strong>yer ve hız bilgileri sadece olasılık</strong> olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18619" src="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/modern-atom-modeli.jpg" alt="" width="583" height="345" srcset="https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/modern-atom-modeli.jpg 583w, https://www.tech-worm.com/wp-content/uploads/2018/11/modern-atom-modeli-300x178.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 583px) 100vw, 583px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Modern Atom Modelinin Varsayımları Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. </strong>Elektronlar, <strong>çekirdeğin çevresinde belirli bir enerji seviyesine sahip</strong> bir şekilde bulunurlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Elektronlardaki enerji seviyelerine <strong>“Baş Kuant Sayısı”</strong> denilmektedir ve <strong>“n”</strong> ile ifade edilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Baş kuant sayısı,</strong> <strong>orbitallerin</strong> (elektronların atom çekirdeği etrafındaki yörüngelerde bulunma olasılığının en fazla olduğu hacimsel bölgeler) <strong>çekirdeğe olan ortalama uzaklıklarını ve enerjisini</strong>gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong> Çekirdekten uzaklaşıldıkça<strong> enerji artar.</strong> Çünkü protonların elektronları çekim gücü azalır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong> Elektronlar, <strong>hem kendi etrafında (spin hareketi) hemde çekirdek etrafında (orbital hareket) </strong>dönerler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6. </strong>Atomu çekirdeğinin<strong> birinci enerji seviyesinden</strong> itibaren her enerji düzeyinde birer tane<strong> “S Orbitali” bulunur</strong> ve <strong>en fazla 2 elektron</strong> alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7.</strong> Atomu çekirdeğinin<strong> ikinci enerji seviyesinden</strong> itibaren her enerji düzeyinde<strong> “P Orbitali”</strong> bulunur ve<strong>en fazla 6 elektron</strong> alabilirler. <strong>px, py ve pz şeklinde 3 çeşittir.</strong> Bunların enerji seviyeleri eşittir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.</strong> Atomu çekirdeğinin <strong>üçüncü enerji seviyesinden</strong> itibaren her enerji düzeyinde <strong>“D Orbitali”</strong> bulunur ve <strong>en fazla 10 elektron</strong> alır. <strong>5 çeşittir ve enerji seviyeleri eşittir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9.</strong> Atomu çekirdeğinin<strong> dördüncü enerji seviyesinden</strong> itibaren her enerji düzeyinde <strong>“F Orbitali”</strong>bulunur ve <strong>en fazla 14 elektron</strong> alır. <strong>7 çeşittir ve enerji seviyeleri eşittir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Elektronlar,</strong> orbitalleri doldururken <strong>ilk olarak enerjisi az olan orbitali</strong> doldururlar. Bir orbitalin enerjisi çekirdeğe yaklaştıkça azalır. Aynı temel enerji seviyesindeki orbitallerin enerjileri sıralaması ise<strong> “s &lt; p &lt; d &lt; f” </strong>şeklindedir. <strong>Dolayısıyla en az enerjiye sahip orbital 1s orbitalidir. </strong>Bir orbital<strong> en fazla 2 elektron taşır</strong> ve bu elektronların <strong>dönme yönleri</strong> zıttır. Bu ilkeye ise <strong>“Pauli İlkesi, Pauli Dışlama İlkesi veya Pauli Dışarlama İlkesi”</strong> denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Geçmişten günümüze<strong> atom fikrinde birçok değişiklik</strong> olmuştur. Atom konusunda her şeyi bildiğimizi söylememiz mümkün değildir. <strong>Atom konusunda çalışmalar devam etmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynak: </strong></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><a href="http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sacit08/atom%20modelleri.htm" target="_blank" rel="noopener">http://yunus.hacettepe.edu.tr/</a></li>
<li><a href="http://www.mazotkacakcisi.com/atom-modelleri-nelerdir/" target="_blank" rel="noopener">http://www.mazotkacakcisi.com/</a></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.tech-worm.com/atom-modelleri-nelerdir/">Atom Modelleri Nelerdir?</a> appeared first on <a href="https://www.tech-worm.com">TechWorm</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tech-worm.com/atom-modelleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
