Bilgi

Deri Nedir? Derinin Yapısı, Fonksiyonları ve Katmanları Nelerdir?


Deri veya cilt, bazı hayvanların vücutlarını kaplayan en üst katman olup altında barındırdığı kas ve organları koruyan doku tabakalarından oluşan bir örtü sistemi organıdır. Bu tabakanın altında yağ tabakası vardır. Yağ tabakası canlının vücudunu sıcak tutar ve darbelere karşı korur. Burada bulunan ter bezleri boşaltıma yardımcı olur. Deri insan vüdunu dışarıya karşı koruyan bir savunma bariyeridir. Aynı zamanda vücut ısısını ve su dengesini koruyarak çeşitli zararlı maddelerin ter yoluyla vücuttan atılımını gerçekleştirir. Deri hasar gördüğünde yapısal olarak sürekli yenilenerek dış faktörlerden gelen sürekli saldırılara karşı canlı vücudunu korur. İnsan vücudundaki derinin toplam yüzeyi 1,6 – 1,85 m2’dir ve toplam ağırlığı yağ tabakası dahil edilmeden 3,5 kg kadardır. Yağ tabakası dahil edildiğinde yaklaşık 9 kg ağırlığındadır. Normal bir cildin sağlığını sürdürebilmesi için en üstteki ölü hücrelerin sürekli dökülüp yenilenmeleri gerekir. Çünkü dökülüp yenilendikçe yeni deri daha temiz olur. İnsanın cildi kendini yaklaşık her 28 günde bir yeniler. Erkek cildi kadın cildine nazaran daha kalındır ve bu yüzden kendini yenileme süreci daha uzundur.

Derinin yerine getirdiği işlevler karmaşık bir yapıyı gerekli kılmıştır. Bu nedenle deri, her biri farklı bir doku yapısına sahip üç ayrı katmandan oluşur. Deri (cilt) genel olarak Epidermis (Üst Deri), Dermis (Alt Deri) ve Hipodermis (Deri Altı veya Subkutis) olmak üzere üç kısımdan oluşur. Bazı araştırmacılar Hipodermisi, Dermisin bir parçası olarak düşünmekte ve derinin Epidermis ve Dermisten meydana geldiğini söylemektedirler.

Derinin üç katmanının işlev ve fonksiyonları kısaca özetleyecek olursak; Epidermis: Derinin koruyucu olarak görev yapan en dış tabakasıdır. Derinin yenilenmesi (rejenerasyon) bu bölümde gerçekleşir. Dermis: Derinin sağlamlığında etkili olan orta tabakadır. Kıl folikülleri, ter bezleri ve yağ bezleri bu bölümde bulunur. Hipodermis: Deri altı yağ dokusundan oluşan iç tabakadır. Deriye enerji sağlar ve yalıtım işlevinden sorumludur.

1- Epidermis (Üst Deri)

Epidermis derinin en dıştaki tabakasıdır. Asıl olarak “Keratinosit” adı verilen hücrelerden oluşur. Epidermis bakteri enfeksiyonlarına karşı temel koruyucu özellik gösteren  tabakasıdır. Bir yere çarpma sonucu hasar oluşması, kimyasal irritasyon, alerji, duyarlılık gibi durumlar bu tabakayı etkilemektedir. Epidermis tabakası kozmetik kimyageri ve cilt uzmanı için çok önemli bir tabakadır. Birçok kozmetik ürün epidermisin görünümünü korumak, onu güzelleştirmek ve geliştirmek için uygulanmaktadır. Kozmetik ürünlerin uygulanmasında epidermisin kalınlığı da önemlidir. Avuç içi ve ayak tabanlarında epidermisin kalınlığı 1 mm kadardır. Vücudun diğer bölgelerinde 0.1 mm ye kadar incelmektedir. Alın, şakaklar ve göz çevresinde daha da incedir. Epidermisin kalınlığı cinsiyet, genetik yapı ve kişiye göre, iklim koşulları ve havadaki sürtünmeye göre değişiklik gösterir. Epidermis en üstten aşağıya doğru beş tabakadan oluşur. Bunlar;

  • Stratum Corneum
  • Stratum Lucidum
  • Stratum Granulosum
  • Stratum Spinosum
  • Stratum Basalae

Epidermiste mevcut diğer hücreler arasında adına “melanosit” denilen deriye rengini veren yani pigment üreten hücrelerle birlikte, derinin korunmasında rol oynayan “Meckel Hücreleri, Langerhans hücreleri, Lenfositler” bulunur. Derinin bir alttaki tabakası olan dermisten farklı olarak bu tabakada damarlar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan dermisten doğrudan geçiş (difüzyon) yoluyla olur.

2- Dermis (Alt Deri)

Asıl deriyi oluşturan “Dermis” deriye elastikliğini veren lifli ve damarlarla sinirleri içeren bir dokudur. Bunun da aslında iki tabakası vardır: “Stratum Papillare” ve “Stratum Reticulare”. İnce yüzey tabakası olan stratum papillare ince elastik lifler içerir ve adeta bir parmak gibi çıkıntılar oluşturarak daha üstteki tabakanın deriye sağlam bir şekilde tutunmasını sağlar. Bu parmaksı çıkıntıların içinde yoğun bir kılcal damar ağı mevcuttur ve epidermise kan gitmesini sağlarlar. Stratum papillare aynı zamanda çeşitli savunma hücreleri de içerir (histositler, fibroblastlar, mast hücreleri ve bağışıklık hücreleri). Ayrıca hissetmemizi sağlayan serbest sinir uçları ile dokunma ve basınç algılayıcıları gibi yapılar da bu tabakada bulunmaktadır. Daha alttaki “Stratum Reticulare” ise asıl olarak vücut yüzeyine paralel uzanan kalın kollajen lif demetleri ve elastik liflerden ibaret bir ağ yapısı oluşturmaktadır. Çeşitli tipte salgılar üreten ter ve yağ bezleriyle bunların salgılanmasında rol oynayan kas hücreleri ile birlikte kıl ve tüylerle ilgili yapılar da bu tabaka içinde yer alır. Ayrıca tüm bu yapıları birleştiren ve desteğini sağlayan bağ doku hücreleri de bu tabaka da yer alır. Daha alttaki deri altı dokusuna bitişik olan asıl deri bölümü ana işlevi vücut sıcaklığı ile kan basıncını düzenlemek olan küçük ve orta boy damarların oluşturduğu bir ağ yapısına da sahiptir.

3- Hipodermis (Deri Altı veya Subkutis)

“Subcutis” denilen deri altı tabakası dermisin altında bulunur. Aslında bu iki tabaka arasında net bir sınır bulunmaz ve her iki bölümün kalınlıkları ve geçiş özellikleri cinsiyete, yaşa, beslenme durumu ve yaşam koşullarıyla, vücudun hangi bölgesinde olduğuna göre değişir. Deri altı doku yapı olarak yağ ve bağ dokusundan oluşur. Temel işlevi taşımak ve bağlamaktır. Enerji deposu ve mekanik tampon görevi de yapar ve vücudu sıcaklık dalgalanmalarından korur. Bu tabaka bir altta yer alan kas tabakanın etrafındaki kılıfa (fasya) kadar uzanır. Deri altı doku içinde de kan damarları, sinirler ve lenf damarlarının geçtiği bağ doku perdelerinin birbirine bağladığı yağ dokusu topakçıkları (lobülleri) bulunur.

Yaşlanma ve ihtiyarlama ile birlikte derinin gelişimi tersine döner. Epidermis ve dermis incelir, melanosit yoğunluğu azalır. Dermisteki damar ağı ve adneksler zayıflar ve elastin fibrilleri kalınlaşır, ileri yaşlarda kıl folikülleri, yağ bezleri, apokrin ve ekrin bezler atrofiye uğrar. Zamanla deri kendisini koruyucu, duysal ve iletişimsel özelliklerini kaybeder. İlerleyen yaşla birlikte, deri, yeterli yağ ve su depolayamaz doğal elastikiyetini kaybeder ve incelir.

Yorum Yapınız!

Yorum Yaz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top