Bilgi

İnternette Veri Gizliliği Diye Bir Şey Yok!


Aslında bu yazıyı uzun zaman önce yazmayı planlamıştım. Fakat konular o kadar çok karışık ki tam olarak “nerden başlayacağımı bilemedim” desem daha doğru olacak. 2020 yılı ile birlikte artık tamamen bilişim çağındayız diyebilirim. Birçok işlemimizi internet aracılığı ile hallediyoruz. Su, elektrik, doğalgaz, telefon faturanızdan tutun, tapu bilginize, kredi kartı ekstrelerinizden tutun verdiğiniz siparişlerinize kadar nerdeyse tüm bilgileriniz internet ortamında bir sarmal halinde kayıt ediliyor. Kullandığımız sosyal medya hesapları ise bu işlemlerin tuzu biberi olmuş durumda. 2000 öncesinde bir kişi için en önemli bilgi olan anne kızlık soyadı artık bir önem taşımıyor. İnternet ortamında yazışmalarınız, sesleriniz, görüntü kayıtlarınız ve buna bağlı tüm özel bilgileriniz Avrupa’nın veya Amerika kıtasının bir ülkesindeki sunucuda kayıt altında! Peki bunlar nasıl oluyor?

Şimdi öncelikle Google ile başlayalım.

Hepimizin bildiği veya henüz öğreneceği üzere Google, internet araması, çevrim içi bilgi dağıtımı, reklam teknolojileri ve arama motorları için yatırımlar yapan çok uluslu Amerikan anonim şirketidir. İnternet tabanlı hizmet ve ürünler geliştirir, ek olarak bunlara ev sahipliği yapıyor. Bizim tarafımızda (standart kullanıcı olarak) ise bir arama motorundan başka bir şey ifade etmeyen bir web sayfası. Ancak sistemin tam olarak böyle işlemediğini “veri gizliliğiniz nasıl bir tehlikede olduğunu” kısaca açıklamaya çalışayım.

Öncelikle Google’da yaptığınız tüm arama kelimeleri ve URL’ler (site adresleri) kayıt altına alınıyor. Aklınıza şöyle bir şey gelebilir. Ben daima Google Chrome (veya kullandığınız diğer tarayıcılardaki) web geçmişini her zaman siliyorum. Ancak bu silinme sadece kullandığınız bilgisayarın, laptopun, tabletin veya telefonun belleğinden siliniyor. Tüm bu işlemlerinin kalıcı olarak Google’nin kendi sunucularında daha sonra farklı amaçlar için kullanılmak üzere saklanmaya devam ediyor. Bir tarayıcının (Chrome, Exploere, Firefox, Opera, Safari vs.) web geçmişini CTRL+H tuşuna bastığınızda görebilirsiniz. Burada sadece girdiğiniz web siteleri tarih ve saat bilgisi ile saklanır. Siz (CTRL+SHİFT+DEL tuşuna basarak) silmediğiniz sürece bu gezinme bilgileri burada kalmaya devam eder. Buradaki bilgileri sildiğinizde ise sadece kullandığınız bilgisayarın tarayıcısındaki verileri/önbelleği silmiş oluyorsunuz. Yani bilgiler sunucularda eğer sizin adınıza oturum açılmış ise aynen kalmaya devam ediyor. Hemen birkaç örnekle olayı biraz yeşillendirelim. Telefonunuzdan buradaki myactivity.google.com adresine gittiğinizde ilginç verileri göreceksiniz. İlki Google’de bugüne kadar yaptığınız tüm aktivitelerin göründüğünü göreceksiniz. Bu veriler standart olarak açıktır ve siz kapatmadığınız sürece kayıt edilmeye devam eder. Telefonunuzu ilk satın aldığınızda kayıt ettiğiniz gmail hesabı ile eşleştirilir ve veriler MyAvticity portalına işlenmeye başlar. Bir başkası telefonuza ulaşabiliyor veya gmail şifrenizi biliyorsa bu bilgilere rahatlıkla erişebilir.

Peki bu veriler neler?

Birincisi “Web ve Uygulama Etkinliği” olarak tanımlanan internette gezindiğiniz siteler ve arama kelimeleri/cümlelerini oluşturuyor.  Bunun dışında Haritalar, Arama ve Play gibi Google hizmetlerinde yaptığınız işlemleri içerir. Google hizmetlerini veya sesinizi ve ses kayıtlarınızı kullanan sitelerde, uygulamalarda, cihazlarda yaptığınız işlemler de buna dahildir. Örneğin; son birkaç yıl içerisinde iş nedeniyle durakladığım veya kaldığım şehirleri gösteren aşağıdaki haritayı görüyorsunuz. Neredeyse %100 doğruluk oranıyla telefonumun açık olduğu sürece kaldığım tüm kaldığım şehirler kayıt edilmiş.

Tabi işlemler bununla sınırlı kalmıyor. Örneğin; 25 Temmuz 2019’da İzmir-Aydın seyahatimde araç ile kalkış yaptığım noktadan varış noktama, hatta yakıt aldığım istasyondan tutun, mola verdiğim noktalara kadar bilgiler kayıt altına alınmış. Tabi bilgiler sadece araç ile değil; örneğin yaya, otobüs veya farklı bir araç kullandıysanız bunlarda kayıt ediliyor. Hatta bunun ötesinde GPS sinyalleri ile noktasal olarak kaldığınız tüm yerler kayıt edilebiliyor.

Yine daha detaylı bir örnek verecek olursak 12 Temmuz 2019’da Bodrum Kalesinden Kumbahçe’ye kadar yaptığım yürüyüş bile kayıt edilmiş. Hatta dakikasına kadar!

Yine farklı bir şekilde Google’dan veya farklı bir siteden bir resim/fotoğraf aradınız ya da bir görsele kliklediniz. Aynı şekilde bunlarda ilgili görsel, tarih, saat verisi olacak şekilde kayıt ediliyor.

İzlediğiniz YouTube videolarını ve YouTube‘da aradığınız şeylerden bahsetmeye gerek yok. Buda Google güdümünde olduğu için bugüne kadar ziyaret etmiş olduğunuz tüm videolar MyActicity’de kayıt ediliyor.

Google bilgilendirme sayfasında, Google hizmetlerinde (Arama, YouTube gibi) ve reklam göstermek için Google ile iş ortaklığı yapan web siteleri ve uygulamalarda gördüğünüz reklamların sizin için daha yararlı olmasını sağlar diye bir bilgi var. Bu bilginin anlamı şu; sizden gelen tüm bilgileri kayıt ederiz ve buna göre reklam gösterimi yaparız. Varsayalım Google’den Kol Saati fiyatlarına baktınız. Bu süreçten sonra sağdan solda durmadan kol saati reklamları göreceksiniz. Burada sadece kelime olarak değil, sesli olarak girdiğiniz verilerde işleme alınır.

Sonuç olarak Google MyActivity’de hali hazırda “açık” olarak gelen tüm işlemleri “kapalı” duruma getirmediğiniz sürece verileriniz burada yer almaya devam edecektir. Tabi dilerseniz tüm işlemleri silip, verilerin kayıt edilmesini kapatabilirsiniz. Ancak diğer (Google) tarafta gizlenecek şekilde kayıt edilebileceğini unutmayınız.

2009 Aralık ayında, Google CEO’su, Eric Schmidt, gizlilik konusundaki endişelerini açıklamıştır: “Eğer herkesin bilmesini istemediğin bir şey varsa, belki de ilk raddede bunu yapmayacaksın. Eğer gerçekten bir gizliliğe ihtiyacınız varsa, gerçek şu ki Google dahil arama motorları bu bilgileri bir süreliğine koruyor; örneğin, Amerikan Yurtseverlik Yasası uyarınca bizim elimizdeki mevcut bilgileri yetkili makamlara sunmamız imkan dahilindedir.” demiştir. Google Uluslararası Gizlilik Örgütü‘nün “Gizlilik Muhalifi” olarak nitelendirdiği şirketler arasındadır, bu listede Google gizlilik güvenilirliği en düşük kurumlar arasında yer alıp, mevcut konumuyla bu derecedeki tek şirkettir.

Bir siteye girdiğinizde bazen karşımıza çerezler diye bir kavram çıkar ve kabul etmemiz istenir. Çerezler, ziyaret ettiğiniz web siteleri tarafından oluşturulan dosyalardır. Çerezler göz atma bilgilerini kaydederek çevrimiçi deneyiminizi daha kolay hale getirir. Çerezler sayesinde siteler oturumunuzu açık tutabilir, site tercihlerinizi hatırlayabilir ve size yerel olarak alakalı içerik sunabilir. Ancak buradaki tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor. Çerezlerinizi kimler saklıyor? Hangi veriler saklanıyor? Başkaları tarafından kullanılabilir mi? İşte bunlar tam bir muamma! Örneğin bir sitede izlediğiniz bir video, indirdiğiniz bir doküman bir başkası tarafından siber zorbalık olarak kullanılabilir mi? Veya izniniz olmadan web kameranızdan görüntünüzü veya sesinizi kayıt edebiliyorlar mı? Cevap maalesef “evet”. Güvenli olmayan bir platform olan internet sahnesinde her şey mümkün. Bilgisayarınızda hali hazırda kullandığınız web kameranızdan veya mikrofonunuzdan girdiğiniz bir web sitesi tarafından veri çekilebilir mi? Bunun en basit örneği Facebook CEO’su olan Mark Zuckerberg’in Laptopun kamerasını bir bant ile kapatmasından tanık oluyoruz.

Peki ya alışveriş siteleri! Birçok e-ticaret sitesinde iletişim bilgilerinizi, kredi kartınızın numarasını, adresinizi vs. yazıp bir şeylerin siparişini veriyoruz. Ancak bu veriler nasıl saklanıyor. Güvenli olmayan bir siteden alışveriş yaptığınızda başımıza neler gelebilir? Cevap çok basit! Dolandırılmak.

Sonuç olarak kullandığınız herhangi bir cihazdan internette geziniyorsanız bastığınız her tuş bir şekilde birileri tarafından kullanılıyor.  WhatsApp, Telegram, Google, İnstagram, Facebook adı her olursa olsun verileriniz çok önemli ise dikkatli olmanızda fayda var. İnternette hiçbir zaman %100 güvenirlilik diye bir şey yoktur. Bilgisayarınızı korumak amacıyla yüklediğiniz bir antivirüs bile tam olarak bilgisayarınızda ne yaptığını öğrenmeniz çok ama çok zor.

Yorum Yapınız!

Yorum Yaz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top