Bilgi

Rolantide Dalgalanma ve Stop etme Sorunu


Merhaba Arkadaşlar. Bu yazımızda sizlere “Rolantide Dalgalanma ve Stop etme Sorunu” ile ilgili bilgi vermeye çalışacağım. Öncelikle bir aracın/otomobilin seyir halindeyken rölanti dalgalanması (yükselme veya düşme) yaşaması, beraberinde stop etmesi veya stop etme davranışı göstermesinin birçok nedeni bulunuyor. Burada ilk işlem sorunun net bir şekilde tespit edilmesiyle başlıyor. Yani tam olarak rölanti sorunu ne zaman ortaya çıkıyor ve araç nasıl stop ediyor?

Örneğin, yoğun trafikte veya trafik ışıklarında yavaşlayıp durmak için frene bastığınızda araç rölanti dalgalanması sonucunda stop mu ediyor, yoksa seyir halindeyken aniden rölanti dalgalanıyor, araç gaz yemiyor ve beraberinde stop mu ediyor? Alternatif bir şekilde araç seyir halindeyken tekleme sonucunda, rölanti yükselmesi ve aniden düşmesi, debriyaj veya fren kullanımında aracın stop etmesi gibi sorunlar yaşanabilir. Tabi senaryoları çoğaltmak mümkün! Bu şekilde sorunu teşhis etmeniz çözümü daha da kolaylaştıracaktır.

1– EGR Valfi: Bu valf elektropnömatik bir valftir. Motor bölmesinde bulunur ve egzoz gazı devridaim işlemine kumanda etmek için kullanılır. EGR sistemi motora giren taze havanın düşük miktarda yanmış egzoz gazı ile karışmasını sağlayarak motorun yanma odasında yanma sıcaklığını ve fazla oksijen miktarını azaltır. EGR, nitrojen oksitlerin meydana geldiği yüksek yanma ısılarını düşürerek NOx emisyonunun azaltılması görevini üstlenmiştir. Modern motorlarda EGR hem motorun emme gücünü azaltmak için hem de atık gazın belirli sürüş durumlarında yanmaya olan pozitif etkisini kullanmak için tasarlanmıştır. EGR valfi zaman içerisinde egzoz gazlarından dolayı kurum yapabilmektedir. Buna bağlı olarak EGR valfi temizliği yapma ihtiyacı doğmaktadır. İçerisinde kömür tozuna benzer kurum birikmesi bu parçanın yanlış çalışmasına ve zamanla bozulmasına neden olabilmektedir. Bundan dolayı EGR valfi temizliği ve bakımı doğru zamanlarda yapılmalı, gerekli durumlarda değişimi yapılmalıdır.

2– Krank Devir Sensörü: Krank devir sensörü bir aracın motorunda bulunan en önemli elektronik parçaların başında gelir. Bu sensöre üst ölü nokta sensörü, krank mili pozisyon sensörü, krank mili pozisyon sensörü gibi farklı isimlendirilmeler yapılsa da hepsinin işleyişi aynıdır. Krank devir sensörü bir araçta motorun devir sayısını belirlemede kullanılır. Aracın yakıtından su durumundan ya da arızalarından nasıl haberdar oluyorsak bu sensör sayesinde araç motoru devirinden de bilgimiz olması sağlanır. Eski sistem araçlarda bu durum mekanik olarak ölçülürken yeni sistem araçların çoğunda bu sensör kullanılmaktadır. Krank mili sensörü motorun anlık devir bilgisini birinci silindirde bulunan pistonun hangi konumda olduğunu, yani krank sensörünün açısal pozisyonunu belirler ve bunu arabanın elektronik kontrol ünitesine bildirir. Bu hareket sayesinde araç hareket halinde hangi konumda ise o şekilde yoluna devam eder. Aracın pistonları 90 derecelik açılarla bu parçaya bağlı konumda ve birlikte çalışırlar. Krank mili sensörünün dönmesi ile aracın pistonları ileri veya geri bir şekilde hareketi sağlar. Araçlarda krank mili sensörü genelde aracın motorunun ön tarafında krank kasnağının arkasında bir dişli üzerinde bulunur. Bazı araçlarda motorun şanzıman tarafı bölgesinde, volan denilen dişlinin arka tarafında bulunan ayrı olan bir dişli üzerinde de bulunur. Krank devir sensöründe bir arıza söz konusu ise araç modeline göre uyarı yapabilir. Gösterge ekranında arıza lambası yanacaktır. Ayrıca bazı durumlarda aracın verdiği tepkiye göre krank devri sensörü arızası verdiğini yorumlayabilirsiniz. Örneğin; ilk marş anınızda aracın çalışmaması ya da zorlanarak çalışması, çalıştıktan sonra rölantide beklerken ya da seyir halinde hareket esnasında durduk yere stop etmesi, çalışıyorken devirde kendi kendine dalgalanma yapması gibi sorunlar görülebilir. Ayrıca yakıt düzgün bir şekilde yanmayacağı için egzozdan çiğ gaz atışı buna bağlı olarak da küçük patlamalar ile karşılaşabilirsiniz.

3– Gaz Kelebeği: Gaz kelebeği benzinli motorların “hava beynidir”. İçeriye alınan havanın oranı tamamen onun kontrolünde gerçekleştirilir. Onu kontrol eden de araç sürücüsü ve istediği sürüş performansıdır. Dizel motorlarda karşımıza çıkmayan ve yalnızca benzinli motorlarda kullanılan gaz kelebeği, motora girecek havanın oranını ayarlayarak emme manifolduna aktarmakla görevlidir. Gaz kelebeğinin motor üzerindeki konumu hava filtresinden sonra yer alan genelde plastik bazı motor tiplerine göre de zaman zaman alüminyum olabilen hava giriş borusunun üzerindedir. Gaz kelebeği gaz pedalına bastığınız anda ondan istediğiniz oranı gaz pedalı konum sensöründen ECU’ya (Elektronik Kontrol Ünitesi) aktaracaktır. ECU ise, gaz kelebeğine sinyal gönderir ve gaz pedalına bastığınız orada gaz kelebeğinin açılmasını sağlar. Çünkü benzinli motorlarda bir yanma oluşabilmesi için belirli oranlarda hava ve yakıt karışımına ihtiyaç duyulur. Bu karışımın oranını belirleyen en önemli etken hiç farkında olmasalar bile araç sürücüleridir. Aracımız bizim ondan istediğimiz performansa göre belirli karışım oranlarını kullanıyor. Gaz kelebeği arızası kritik bir arıza olduğu için yeni tip araçlarda mutlaka motor arıza lambasını yakacaktır. Özellikle de Renault Megane 1 gaz kelebeği, Renault Megane 2 gaz kelebeği, Opel Corsa C gaz kelebeği, Volkswagen Golf 4 gaz kelebeği, Renault Clio 2 gaz kelebeği arızası karşımıza diğer araçlara göre biraz daha yoğun bir şekilde çıkabiliyor. Ayrıca özellikle ilk marş aşamasında zorlanma yaşayabilirsiniz. Araç karışım oranını ayarlayamadığı için zor çalışacaktır. Özellikle kışın havanın soğuk olduğu durumlarda marş yaptığınızda otomobiliniz zengin karışımla çalışır. Bu oranları tutturamazsa çalışmada bir tutarsızlık gözlemlenebilir. Rölantide siz gaz vermediğiniz halde kendi kendine devir yükselip düşüyorsa şüphelenebilirsiniz. Karışım oranlarındaki tutarsızlığın bir başka işareti budur. Hatta dalgalanma boyutu bir tık öteye gidip aracın stop etmesine kadar uzanabilir. Hava oranını çok yükseltip yakıt karışmazsa yanma oluşmayacak ve aracınız stop edecektir. Eğer bu ve benzeri sorunları kendi aracınızda da gözlemliyorsanız gaz kelebeği arızasından söz edebilirsiniz. Parçayı değiştirmek hiç şüphe yok ki en sağlam çözüm. Fakat rakam yüzünden temizleme yöntemlerine yönelebiliyoruz.

4– Rolanti Sensörü: Rölanti Sensörü veya Motoru, motorun devir hızını kontrol etmek için kullanılmaktadır. Enjeksiyonlu araçlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Rölanti devrini kontrol eder, düzenler ve çalışma koşullarına ayak uydurması için motor devrini azaltır ya da artırır. Tamamen aracın tam verimle çalışması için rölanti motoru aracın çalıştığı andan itibaren etkili bir şekilde çalışır. Rölanti devri aracın sabit bir hızda ve kontrollü bir şekilde ilerlemesine olanak sağlar. Bu nedenle araçta oluşabilecek herhangi bir rölanti sensörü arızası durumunda araç elektrik kaynaklı bir donanım çalıştırılması ile birlikte stop edebilir. Klima, ısıtıcı ya da farklı bir ürün çalıştırılması ile araç duracak ve hareket etmeyecektir. Arızalı olan rölanti valfi tarafından gösterilen en büyük belirti yanlış rölanti devridir. Rölanti valfi, motoru sabit bir devirde tutmak için programlanır. Arızalanması halinde devrin düşmesine ya da aşırı yükselmesine neden olabilir. Bazı durumlarda üst üste devirde yükselme ya da düşme yaşanabilir. Bu durum da motoru etkileyerek aşırı bir yük binmesine neden olur. Araçlar da önemli bir parçanın arızalanması durumunda stop etme durumu sıkça görülmektedir. Rölanti motoru arızası durumunda hava kaynağı yetersiz kalabilmektedir. Hava kaynağı tam olarak alınamaması rölanti motorunu tıkar ve araç stop eder.

5– Hava Akış Sensörü (MAF Sensörü): Bu sensör, araçlara takılan ve genel olarak hava filtresi ile motor emme manifoldu arasına yerleştirilen elektrikli bir cihazdır. MAF sensörü, hava filtresinden gaz kelebeği gövdesine giden havayı ölçmede görevlidir. Bu bilgi, daha sonra optimum yanma ve etkili motor yönetimi sağlamak için motora doğru hava-yakıt karışımını sağlamaya çalışan aracın bilgisayarına (ECU) gönderilir. Sensör, sıcak telli veya sıcak film tipi olacaktır. Sensör içindeki sürekli ısınan bir tel veya membran, üzerinden geçen havaya soğuyarak veya hava akışı azaldıkça ısınarak yanıt verir. Bu, ECU’ya ne kadar hava aktığını bildirir ve buna göre yanıt verir. Motora giren hava arabanın dışından gelir. Bu, toz ve kalıntı gibi çeşitli kirletici maddelerin sensöre girebileceği anlamına gelir. Hava filtresi bu kirletici maddeleri durdurmak için tasarlanırken, bazıları MAF sensöründen geçip onu etkileyebilir ve zamanla kirlenebilir veya aşınma ve yıpranma nedeniyle bozulabilir. MAF sensörü arızalandığı zaman motor çalışmaya devam edebilir. Stop etme veya ilk çalıştırmada güçlükler yaşanabilir. Aşırı yük altında tekleme ve rölantide dalgalanma görülebilir. Hava yakıt karışımı zengin veya fakir kalacağından aşırı derecede yakıt tüketimi oluşur. Gaz kelebeğinin konumu değiştiğinde motor silkeleme yapabilir. Kirlenmiş veya arızalanmış bir MAF sensörü arıza kodu oluşturarak motor kontrol lambasının yanmasına neden olur. Kirli bir sensör, hava akışındaki değişikliklere geç tepki verir. PCM, hava akışının düşük olduğunu sanarak, enjektörleri kapatacak ve motorun fakir karışımda çalışmasına neden olacaktır.

6– Bobin ve Ateşleme Sistemi Arızaları: Otomobillerin çalışması esnasında çeşitli ateşleme parçaları kullanılmaktadır. Ateşleme bobini de bu parçalar arasında yer almaktadır. Araç sahiplerinin bilgilenmesi ve tanıması gereken parçaların başında yer alan bobin, çeşitli sorunların yaşanması halinde de büyük maliyetler çıkarabilmektedir. Ateşleme bobini, akü ile koordine halinde çalışmaktadır. Aküden motora gönderilen düşük gerilimi yönlendirerek, bujilere aktarmaktadır. Bu gerilim de bujiler yardımıyla yüksek gerilime dönüştürülmekte ve kıvılcım oluşması sağlanmaktadır. Yüksek gerilimin oluşması ile birlikte de ateşleme sistemi aktif olmakta ve araç çalışmaktadır. Kısacası bobin, motorun çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan yüksek gerilimi sağlayan bir parçadır. Bobin arızası çoğunlukla LPG’li sistem ile çalışan araçlarda karşılaşılan bir problemdir. Benzinli araçlarda da sorunlar yaşanıyor olsa da, daha çok LPG tesisatından dolayı bobin zarar görebilmektedir. Buji kablolarında kısa devre oluşması, bujilerde ufak çatlaklar olması, bujilerin kullanım ömrünü doldurmuş olması, uygun olması için yan sanayi bobinlerin kullanılması, yakıt ve hava karışımındaki dengesizlikler, yıpranmaya ve kullanım süresine bağlı olan bozulmalar sonuncunda bobinler bozulabilir. Ateşleme bobini arızası şu sonuçları beraberinde getirebilir; Araç hiç çalışmaz. Bobin komple arızalandığı için ateşleme oluşturamaz. Ateşleme olmayacağı için de araç çalışmayacaktır. Araç Tekleyerek kalkar veya ilerler. Ateşleme bobininde oluşan çatlak genelde bu duruma sebep olur. Bazı durumlarda ise çok bobinli araçlarda bobinlerden biri arızalanırsa araç tekleme yapacaktır. Araç ilk çalıştığında hiçbir sorun olmaz. Isınınca stop eder ve bir daha çalışmaz: Bu durumda ateşleme bobini ısınınca elektriği kesiyor. Yani bobin arızalıdır.

7– Yakıt Filtresi: Otomobilin yakıtı içerisinde toz , kir ve pompadaki tortulardan kirlenir ve bu kir yakıt alınması esnasında yakıt deposuna girer. Yakıt deposunda istenmeyen maddeler birikmeye başlar. Bu oluşan araca zararlı maddeler hem motora zarar verir hem de daha fazla yakıt harcanmasına neden olur. Bu yüzden motora giden yakıtı temizlemek gerekir. İşte bu tortuları temizleyen ve kiri yakıttan arındıran parçaya yakıt (benzin veya mazot) filtresi denir. Yakıt filtresi yakıtın içindeki istenmeyen maddeleri temizlemek için kullanılır. Yakıt filtresi zamanında değişmez ise üzerinde biriken kirler çoğalacak ve bu kirler filtreyi kirletecektir. Bu kirler hem motoru kirletecek hem de aracın daha fazla yakıt kullanmasına neden olacaktır. Filtre zamanında değişmez ise arızalanması halinde ekstra maliyet çıkarabilir. Yakıt filtresinin periyodik değiştirme zamanı geçtiğinde araçta çekişte düşme, aşırı ısınma, boğulma gibi belirtiler ile kendini gösterebilir. Bunun dışında yakıt sarfiyatında yükselme gibi sorunlarda ortaya çıkabilir. Motor kaputunun içindeki bazı sensörlerden farklı sinyaller gelebilir ve arıza ışığı yanabilir. Bu gibi durumlarda araç makineye bağlanıp arıza kodları incelenmelidir ve buna uygun tamir işlemlerine geçilmelidir. Yakıt filtresinin kaç bin km de değişeceğini aracın model ve markasına göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak bir benzinli araç için 30 bin km de bir benzin filtresi değiştirilmektedir. Örnek olarak Volkswagen marka araç 15 bin km de bir periyodik bakım yapmaktadır. İki periyodik bakımda benzin filtresi değiştirilmektedir. Benzin filtresinin tıkanması durumunda, araç motorunun güç kaybetmesi, daha kesintili ve düşük yakıt beslenmesi, motorda daha fazla aşınma nedeniyle ses gelmesi, araç rölanti devri dalgalanması, araç motorunun zor çalışması, aracın performansında düşüklük yaşanabilir.

8– Hararet Müşürü: Motor suyunun sıcaklığını sürücü panelinde yer alan hararet göstergesine iletmektedir. Motordan direkt olarak gelen bilgi dâhilinde sıcaklık durumuna göre panel üzerinde göstermektedir. Bu noktada sürücünün paneli iyi okuması gerekmektedir. Artmayan bir hararet göstergesi ya da hiç oynamayan bir hararet göstergesi olması halinde bir arıza durumu söz konusu olacaktır. Bu durumda sürücünün bu paneli doğru bir şekilde okuması ve doğru bir işlem yapması gerekmektedir. Araç hararet müşürü iletim yapmasıyla motorun sıcaklığının yükseldiği görülüyorsa, motoru çalıştırmayı durdurmalısınız. Aksi halde motor kendi kendini durdurabilir ya da farklı parçalara zarar verebilir. Bu nedenle olası bir hararet yükselmesi durumunda aracınızı kullanmayı bırakıp, motorun soğumasını beklemelisiniz. Ardından bir servise götürerek arızasının çözülmesini sağlayabilirsiniz. Bu durum yalnızca hararet müşürü arızasından da kaynaklanmayabilir. Bu nedenle her zaman bir profesyonelden yardım almanız en doğrusu olacaktır.

Yukarıda saydığımız nedenler otomobillerde rölantide dalgalanmalara ve aracın stop etmesine neden olabilir. Sizlerin de deneyimlediği farklı sorunlar veya çözümleri varsa yorum kısmına yazmayı ihmal etmeyin.

Yorum yapmak için tıklayın.

"Yorum Yazın"

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı