Bilgi

Atina Okulu’nda Kimler Yer Alıyor? Atina Okulu İnceleme (Umberto Eto)


Bu yazımızda twitter dünyasında bir fenomen olduğunu düşündüğüm ancak henüz keşfedilmemiş bir kullanıcının paylaşımlarından bir tanesini paylaşmaya çalışacağım. Özellikle “sanat” konusunda ufkunuzu açacak düzeyde paylaşımlar yaptığını söyleyelim.

Twitter Hesabı: https://twitter.com/UmbertoEto (Bu bir Sanat, Sepet hesabı değildir.)

Kaynak Link: Tıkla

Arkadaşlar Günaydın… Sanzio RAFFAELLO (1483 – 1520) Raphael’in sanatı ve Atina Okuluna ilişkin birkaç detaydan bahsedeceğim, ilgili dostları beklerim.

Atina Okulu, bilinirliği yüksek bir eser. Bu resmin incelemesine bir çok yerde rastlayabilirsiniz, Raphael ile ilgili de epey bilgi var biz kendi yorumumuzu yapacağız. Kendisine aşina olanlar için de genel bir tekrar yapmış oluruz. Hikaye tadında olacak şey yapmayın:)

Raphael, öyle bir sanatçı ki sadece Atina Okulu’nu incelesek akşam olur. Ağırlıklı olarak o resmine değineceğim ama genel bir giriş yapmamız şart. Arkadaşlar Raphael, İtalyan bir ressam Rönesansın en önemli ilk 3 isminden birisi.

Sadece ressam demek de haksızlık olur. Kendisi batı sanatının en büyük çizim ustalarından birisi bunun yanı sıra mimar komple bir sanatçı. Çok yetenekli, hatta insan üstü bir yeteneğe sahip, genç hırslı ateş parçası gibi bir insan:)

Tüm zamanlar içerisinde gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden birisi. Abartmak dürüst! İnsanların yalanıdır der Joseph de Maistre ama inanın, en ufak abartı yok:) Arkadaşlar şöyle de bir durum var Raphael için söylemiyorum tabi bunu, sanatçı olmak için salt yetenek yetmez.

Mikelanj “Resim elle değil akılla yapılır” der. Yani yeteneği doğru kullanacak akla, donanıma sahip değilsen bir anlamı yok. Raphael, sanatçı bir aileden geliyor olsa da annesini 8, babasını 11 yaşında kaybetti.

Babası ressamdı, baba önceleri oğluna ufak tefek dersler verdi, baktı çocukta olağanüstü bir yetenek var onu ilk önemli eğitimini alacağı Perugino’nun yanına yazdırdı. Sonrasında yoklar. Bu giriş kısmı biraz uzayabilir arkadaşlat bu tip sanatçıları bir iki cümleye sığdıramayız.

Raphael henüz 15-16 yaşlarında mükemmel resimler çizmeye başlamıştı. 17 yaşında usta sanatçılar gibi resimler yapıyordu. Bakın bahsettiğim dönem 15.yy sonu 16.yy başları İtalya. Yani elini sallasan yeteneğe çarpar, her köşe başını bir usta tutmuş.

Öyle bir ortamda 17 yaşında usta ressam muamelesi görmek hiç kolay değil. Doğduğu şehir ona yetmiyordu artık (Urbino) 20 yaşında Floransa’ya Michelangelo ve Leonardo’nun eserlerini görmeye gitti. Onun kalemi bu iki ressamdır arkadaşlar.

20 yaşında Leonardo’nu ziyaret etti. O dönem Mona Lisa resmi de o atölyedeydi. Uzun uzun baktı resme, çok etkilendi. Hiç bir şey söylemeden çıktı atölyeden, büyülenmiş gibiydi.

Hatt, Leonardo’nun yardımcısı Melzi kim di bu diye sordu Leonardoya. Raphael dedi Leonardo, oww Urbinyolu Raphael mi dedi Melzi. Diyeceğim o ki Raphael ismi çok önemliydi arkadaşlar.

Bakın bu resmi henüz 21 yaşında çizdi. “Hz. Meryem’in Evliliği” Meryem ile Yusuf’un Kudüs’de yüzük takma merasimini görüyoruz. Resmin hikayesinden de kısaca bahsedeyim, bugün ki ana konumuz Atina Okulu ama bunlara değinmesek olmaz.

Arkadaşlar, Efsaneye göre Meryem ile evlenmek isteyenler ellerine birer kuru dal alacak dalı çiçeklenen! Meryem ile evlenecektir. Yusuf’un kuru dalı çiçeklenmiş olacak ki görüldüğü üzere Meryemle nişanlanıyor:) Arkada dalları ellerinde bekleyen başka taliplilerini görüyoruz.

Bu arkadaş oldukça sinirlenmiş olacak ki elindeki dalı kırmaya çalışıyor.

Sol tarafta da bakireler görünüyor.

Raphael; Michelangelo ve Leonardo’dan daha genç olmasına karşın onlarla birlikte Rönesans sanatının ulaştığı en üst noktayı temsil eder. Bu ustaların resimlerini inceledikten sonra da Romaya geçiş yaptı. Vatikanda Papa II.Julius’un baş ressamı oldu.

Vatikan Klisesi’nin kütüphane duvarına Atina Okulu freski’ni de orada çizdi. (fresk bir çeşit duvar resmidir arkadaşlar) Raphael, yaklaşık 3 yıl uğraştı bu resimle. Şöyle genel haline bir bakalım. Müthiş değil mi.

Raphael’in resim yaptığı alan ile Mikelanj’ın meşhur eseri Sistina Şapeli arasında birkaç bina vardı. Bu iki eser aynı döneme denk gelir. Sistina Şapeli henüz bitmeden kısmi bir bölümü halka açıldığında Raphael’de bu freskleri görmeye gitmiş resmen büyülenmişti.

Sonrasında kendi resminde Mikelanj ve Leonorda’ya birer güzellik yapıyor yeri gelince unutturmayın! onlara değineceğim:) Mikelanj’ın üzerinde 4 yıldan fazla çalıştığı Sistina Şapelini de görelim. Müthiş bunu anlatmaya kelimeler yetmez.

Biz daha önce söylediğim gibi bir perde takıyoruz midemiz bulanıyor, başımız dönüyor, kolumuz kopuyor herif bu tavan resimlerine 4 yıldan fazla uğraşıyor. Tavan resmi yapmak hakikaten çok zor.

Şapelin, tam ortasında biliyorsunuz Adem’in yaratılış miti resmedilmiş. Hepsi incelense, yaratılış, kovuluş, siktir ediliş ne ararsan var. Biz kendi resmimiz Atina Okulu’na geçelim. Mikelanja bulaşırsak hepsini unuturuz:)

Atina Okulu’nun genel haline bir bakalım önce.

Arkadaşlar Atina Okulu resminin tam merkezinde iki ana figür görüyoruz. Bunlar çağ’ın en büyük filozoflarından Platon ve Aristo’dur. Emin adımlarla yavaştan sohbet eder gibi yürüyorlar.

Arkadaşlar Atina Okulu resminin tam merkezinde iki ana figür görüyoruz. Bunlar çağ’ın en büyük filozoflarından Platon ve Aristo’dur. Emin adımlarla yavaştan sohbet eder gibi yürüyorlar.

Felsefeyle az çok ilgilenenler arkadaşlar bilir Aristo, Platon’un öğrencisi. Platon’da Sokratın öğrencisidir. Burada usta ve öğrencisi görünüyor ama farklı felsefi disiplinleri savunuyorlar.

Platon parmağıyla yukarıyı gösteriyor. Mutlak gerçeği idealar dünyasında aramamız gerektiğini belirtiyor. Aristo ise eliyle yeri maddi dünyanın doğa’nın bilginin kaynağı olduğunu vurguluyor. Felsefenin iki ayrı ucu İdealizm ve Materyalizm vurgusu olarak okunabilir.

Ellerinde kendi kitaplarını tutuyorlar. Platon /Timeo (Diyaloglar), Aristo / Etica.

Arkadaşlar buraya başka bir resim sıkıştırmak istiyorum daha öne Marat’nın Ölümü tablosunda incelediğimiz David’in Sokrates’in Ölümü adlı tablosu. David kimdi la dediğinizi duyar gibiyim valla sözlü yapacam bundan sonra:)

Baldıran zehiri içirilmeden hemen önce resmedilmiş. Sokrat’ın parmağına dikkat. Parmaklar aynı. Platon, Hocasının izinde. Sokrat yazılı eser bırakmadı arkadaşlar, onu Platonun bahsettiği kadar biliyoruz. Bu da lüzumsuz bir dip not olarak şurda dursun:)

Raphael’in Leonardo’ya yaptığı güzellik, (yukarıda bahsettiğim ) Platon’u Leonardo’ya benzetmesidir. Bir çeşit saygı duruşu.

Platon ve Ariston’nun hemen solunda Sokrates’i görüyoruz. Parmak hesabı yaparak çevresindeki insanlara bir şeyler anlatıyor. Ortada yeşil kıyafetli olan.

Hemen ayaklarının dibinde Diyojen görünüyor merdivenlere gelişigüzel oturmuş. Bir elinin altında bakır su kabı, diğerinde kağıtlar bir şeyler okuyor.

Bakın bu da yaptığı eskizlerden biri. Diyojen eskizi.

Bu asker kıyafetli kişi Atinalı bir devlet adamı ve general olan Alkibiades’dir. Tam bir Sokrates hayranıydı aynı zamanda Sokrates’ın en iyi öğrencilerinden biridir. Kimi kaynaklar bunun Büyük İskender olduğunu söyler. Olabilir de! bence değil:)

Onların hemen alt tarafında Pisagor’u görüyoruz. Tutulan levhadaki bilgileri deftere geçiriyor.

Anaksimandros, Pisagor’un hemen arkasında ondan kopya çeker gibi bir hali var.

Arkadaşlar bakın burası önemli. Pisagora yukarıdan bakan beyaz sarıklı kişi “Nerede olursak olalım ilim ana yurdumuzdur, bilgisizlik yabancı bir yer” diyen İbn Rüşd’dür.

Endülüs doğumlu Arap filozof ve matematikçi. (Batı’da Averroes Olarak tanınır) 12.yy da yaptığı çevirilerle Aristo’nun tanınmasında çok önemli rol oynamıştı, kendisine minnettarız. Hakettiği değeri görememiş çok önemli bir insandır kendisi.

Raphael onu da atlamayıp Freskine eklemiş. Endülüs de doğup Fas da öldü, bu taraflara Allahtan pek uğramadı:) Tam merkezde altta düşünceli olarak duran Herakleitos’dur. Çok severim:) Muhtemelen aynı derede iki kere yıkanılır mı? Onu düşünüyor. Diyalektik felsefenin babalarından.

Raphael, Herakilt’in yüzünü Mikelanj’a benzetip ona da bir saygı duruşunda bulunmuştur arkadaşlar. Bence benziyorlar.

Sağda aşağıda duran Öklid, çevresine meraklı bir kalabalık toplanmış elindeki pergelle levha üzerine çizimler yapıyor.

Arkadaşlar resimdeki figürler kadar oluşturulan derinlik hissi de çok güzel. Şu perspektife bakar mısınız, bunu çizebilmek kesinlikle çok iyi matematik bilgisi gerektiriyor.

Ve aralardan bize bakan genç Raphael. 26-27 yaşlarında. Kendisini de o kompozisyonun içerisine yerleştirmiş.

Çember içerisine alıp, yerini netleştirelim.

Bu da Raphael’in kendi portresi arkadaşlar.

Bu resme her baktığımda gözlerim Thales’i arar, belki bir yerlere çizmiştir diye. Onun yokluğu bence büyük eksiklik. Şöyle bir kova Suyla resmedilebilirdi diye düşünüyorum. Bu da büyük aşkı Donna Velata.

Bağlayalım artık çok uzadı. Raphael, henüz 37 yaşında soğuk algınlığına bağlı bir hastalık yüzünden hayatını kaybetti. Ne kadar genç değil mi. Selam olsun Raphael ve Rönesans’ın büyük ustalarına. Genel bir tekrar yapmış olduk. Okuyan tüm dostlara teşekkür ederim. Sağlıcakla.

Yorum Yapınız!

Yorum Bırakın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top