Bilgi

Bilgisayar Toplarken Dikkat Edilmesi Gerekenler


Merhaba Arkadaşlar. Bu yazımızda bilgisayar toplarken dikkat edilmesi gereken bazı hususları açıklamaya çalışacağım. Öncelikle şunu net bir şekilde belirteyim ki bir toplama bilgisayar hazır olarak alınacak bir masaüstü bilgisayardan daha ucuza mal edebilirsiniz. Eğer ne yaptığınızı biliyorsanız maksimum verim elde edeceğiniz performanslı bir bilgisayar toplayabilirsiniz.

Şimdi lafı çok uzatmadan ve kafanızı karıştırmadan konuya geçiş yapalım! Ayrıca herhangi bir sorunuz, eleştiriniz, fikriniz varsa en alttaki yorum kısmından bize yazabilirsiniz. Kısa zamanda cevap vermeye çalışacağım.

Bir bilgisayarda en önemli dört bileşen işlemci, ram, ekran kartı ve SSD’dir. Bu dört bileşen bilgisayarınızdan ne kadar performans alacağınızı net bir şekilde belirler. Tabi bu dört bileşen aynı zamanda toplayacağınız bilgisayarın yaklaşık olarak ne kadara mal olacağını da belirleyecektir.

Bir bilgisayar toplarken hangi donanım birimleri satın alınmalıdır? Arkadaşlar hemen alt paragrafta kendi bilgisayarıma ait donanım bilgileri yer alıyor.  Bu bir bilgisayar sisteminde olması gereken tüm donanımları içeriyor. Tabi bütçeniz kısıtlıysa bunlardan bazılarını almayabilirsiniz veya daha alt düzey donanım birimlerini tercih edebilirsiniz.

  • İşlemci – CPU: Intel® Core™ i7-7700K İşlemci
  • Anakart: MSI B250M Gaming PRO
  • RAM: GSKILL 24GB RipjawsV Kırmızı DDR4 2400Mhz
  • Ekran Kartı – GPU: Asus Dual GeForce GTX 1060 OC 3GB
  • Kasa: Zalman Z3 Plus Oyuncu Kasası
  • Güç Kaynağı: OCZ Modextram Pro Serisi 80 Plus 600W Modüller Güç Kaynağı
  • İşlemci Soğutucu: Cooler Master HYPER 412 PWM İşlemci Soğutucu
  • SSD: Kingston 500GB A2000 Serisi NVMe M.2 SSD (Sistem)
  • SSD: Kingston 480GB A400 Serisi Sata 3.0 SSD
  • Monitör: Asus VG245HE 24″ 1ms Full HD Freesync Oyuncu Monitörü
  • Klavye: Asus Cerberus RGB Oyuncu Klavye
  • Mouse: MSI Interceptor DS B1 Oyuncu Mouse
  • CD-DVD Okuyucu: Asus 24x DVD-RW Serial-ATA Internal OEM Optical Drive
  • Kulaklık: Logitech G G332 Stereo Oyuncu Kulaklığı
  • Ses Sistemi: Logitech Z533 Multimedia Hoparlör

İşlemci Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bilgisayar toplama aşamasında ilk olarak belirlemeniz gereken işlemci olmalıdır. Seçtiğiniz işlemciye göre bilgisayarın diğer donanımlarını seçmeye başlayabilirsiniz. Neden işlemciyle başlıyoruz? Çünkü işlemciler olabildiğince pahalı ve her anakartın desteklediği bir işlemci modeli bulunuyor. Yani bir anakart sadece belirli bir işlemci serisini desteklemektedir. Şu anda piyasada marka olarak AMD ve İntel işlemciler bulunuyor. Her markanın kendi içerisinde bir işlemci nesli ve soket yapısı bulunuyor. Satın alacağınız herhangi bir anakart sadece bir işlemci markasının belirli modellerini destekleyecektir. Örneğin; MSI B250M Gaming PRO anakart sadece ve sadece İntel markasının LGA1151 soket yapısına sahip 6. ve 7. Nesil Intel Core işlemcilerini destekler. Bu bilgiyi nereden öğreniyoruz? Elbette ki anakart üreticisinin resmî web sitesinden! Başka bir şekilde öğrenmeniz mümkün değil.

Bir işlemcinin tam adını yazdığınızda üzerindeki tüm değerleri anlamalısınız veya başka bir ifade ile okuyabilmelisiniz. Böylece alacağınız işlemcinin performansı hakkında net bir bilgiye sahip olacaksınız.

Örneğin; Intel® Core™ i7-7700K İşlemci 8M Önbellek, 4,50 GHz (Maks Turbo Frekansı 4,50 GHz) modelini inceleyelim.

Bu işlemcide Intel işlemcinin markası, Core ise Intel‘in yeni nesil işlemci teknolojisine verdiği isimdir. (Şu ana kadar 8 Intel Core sürümü çıkmıştır. Bunlar sırasıyla: Intel Core, Intel Core Duo, Intel Core 2, Intel Core 2 Duo, Intel Core 2 Quad, Intel Core i3, Intel Core i5, Intel Core i7’dir.) i7-7700K bilgisindeki 7700K bu işlemcinin 7. Nesil, 700 kontrol numarası ve K ise Overclock yani hız aşırtma yapabileceğiniz bir işlemci modeli olduğunu belirtiyor. 8M ise işlemci önbelleğidir. Bu teknoloji sayesinde işlemci daha yüksek hızlara erişebilmektedir. 4.20 Ghz işlemci taban frekansıdır. İşlemci taban frekansı, işlemci transistörlerinin açılıp kapandığı hızı tanımlar. Frekans yani Gigahertz (GHz) ne kadar yüksek olursa işlemci o derece daha performanslı olacaktır. Maksimum turbo frekansı ise, işlemcinin çalışabileceği maksimum tek çekirdek frekansıdır.

Eminim buraya kadar biraz kafanız karışmış olabilir.

Özetle;

– Her zaman için en son nesil ve güçlü bir işlemci almaya özen gösterin.

– Eğer maksimum performans gerektiren render gibi işlemlerde kullanacaksanız OC (Overclock) özelliği olan işlemciler tercih edin.

– Bazı işlemcilerin kutularında soket fanı olmadığını bilmenizde fayda var. Buna göre fan satın almalısınız.

– İşlemcilerde “tray” olarak bilinen işlemciler daha uygun fiyata sahiptirler. Standar işlemciden farklı yoktur, sadece kutulu değildir.

– İşlemci üzerindeki Ghz ve Önbellek değerleri işlemcinin gücü hakkında detaylı bilgi verecektir.

– Alacağınız işlemciler arasında kararsız kaldıysanız karşılaştırma sitelerinden destek almayı unutmayın. Böylece bütçenize en uygun seçimi yaparsınız.

Anakart Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda bahsettiğimiz üzere işlemcinizi seçtikten sonra o işlemciye uygun bir anakart almalısınız. Temel olarak bir anakart, üzerine tüm donanım birimlerinin entegre edildiği fiberglas malzemeden yapılmış bir devre kartıdır.

Anakartlar fiziksel olarak E-ATX, ATX, mATX, mini ATX gibi farklı boyutlarda satılmaktadır. Bunlar içerisinde en popüler olan yapı ATX, mATX olanlardır. Tabi çok üst düzey bilgisayarlar için E-ATX yapısında anakartlar kullanılmaktadır. Dikkat etmeniz gereken nokta satın alacağınız bilgisayar kasasının almayı düşündüğünüz anakart yapısını destekliyor olması gerekir. Günümüzde standart bilgisayar kasalarının ATX, mATX anakartları desteklediğini belirtmemde fayda var.

Anakartın destekleyeceği RAM tipi, maksimum RAM miktarı ve frekansı bellidir. Örneğin; 16 GB RAM desteği bulunan bir anakartta 32 GB RAM takıp kullanamazsınız. Farklı bir şekilde DDR4 RAM tipini destekleyen bir anakarta DDR3 soket yapısına sahip bir RAM takamazsınız. DDR, DDR2, DDR3, DDR4, DDR5 RAM’lerin hepsi farklı soket yapısına sahiptirler. Bir diğer konu ise RAM frekansı ile ilgili. Alacağınız RAM’lerin frekansı anakart ile uyumlu olmalıdır. Örneğin anakart 2400 Mhz üzerinde RAM desteklemiyorsa gidip 3200 Mhz RAM takamazsınız.

Tavsiye olarak bilgisayar toplarken Asus, MSI ve Gigabyte anakart modellerini tercih etmelisiniz. Bunlar sizi uzun vadede üzmeyecek modelleri barındırırlar.

Yeni nesil anakartlarda SATA konnektörünün yanı sıra bilgisayarınızı daha hızlı hale getirecek M.2 slotları (form faktörleri) bulunmaktadır. Bu slota satın alacağınız bir PCIe NVMe M.2 SSD ile maksimum performans elde edebilirsiniz. Hatırlatayım, eğer hızlı bir bilgisayar istiyorsanız kesinlik M.2 desteği bulunan bir anakart satın almalısınız. Çünkü SATA SSD’lerin okuma/yazma hızları 500 Mb/s civarında iken NVMe SSD’ler 1500-7000 Mb/s arasında okuma/yazma hızlarına erişebilirler. Harddisklerin okuma/yazma yazma hızlarının 150 Mb/s olduğunu hatırlatalım.

Bir anakartın temelde tüm özelliklerini detaylı bir şekilde öğrenmek istiyorsanız model isminde belirtilen chipset özelliklerine bakmanız gerekiyor. Örneğin MSI B250M Gaming PRO’daki B250M aslında chipset adıdır.

Özetle;

– İşlemcinizin markasına (Intel, AMD) ve soket tipini destekleyen yapıda bir anakart almalısınız. (Örneğin; Intel LGA1151 gibi)

– Anakart model adında geçen chipset size anakartla ilgili detaylı bilgi sunacaktır. (Örneğin; B250, B450, Z590 gibi)

– Alacağınız anakartın desteklediği maksimum RAM miktarı, RAM tipi ve RAM frekansını öğrenin. (Örneğin; 32 GB DDR4 3200 Mhz RAM gibi)

– Bilgisayar kasasının uyumlu olduğu anakart yapısına göre seçim yapın. (Örneğin; E-ATX, ATX, mATX, mini ATX vs. gibi)

– Anakart üzerinde bulunan SATA ve M.2 konnektörleri depolama birimleri ve performans açısında tercih söz konusunda olduğunda M.2 konnektörü bulunması ayrıca bir avantajdır.

– Maksimum verimlilik adına PCI Express genişleme yuvalarının en az PCIe 3.0 özelliğinde olmasına dikkat edin. PCI Express genişleme yuvalarına ekran kartından tutun birçok harici kartın (ses kartı, tv kartı, depolama birimleri vs.) takılabildiğini unutmayın.

RAM (Bellek) Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alacağınız RAM’in miktarı, tipi ve frekansı gibi değerler tamamen bütçeniz ve anakartın yapısı ile ilgilidir. Bu nedenle anakart seçiminde kesinlikle RAM ile ilgili bilgilere dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. RAM tipi olarak anakartlar şu anda DDR2, DDR3, DDR4 ve DDR5 RAM’lerden sadece birini destekliyor ve üretilen anakartların neredeyse %90’ı şu anda DDR4 RAM desteklediğini belirtelim. Anakartlar her iki RAM türünü aynı anda desteklemez. Ancak bir anakartta hem DDR3 hemde DD4 RAM yuvası/slotu bulunabilir. Anakartın kesinlikle resmi sitesiniz ziyaret ederek RAM konusunda detaylı bilgi alın. Diyelim ki DDR4 RAM destekleyen anakart seçtiniz. RAM’ler frekanslarına göre 1333 Mhz, 1600 Mhz, 2400 Mhz gibi frekans hızları vardır. Ve aldığınız anakartta bu frekans hızlarına göre RAM almak zorundasınız. Örneğin; bazı anakartlarda 7. Nesil işlemci kullanıldığında 2400 veya 2133 MHz RAM alınmalıdır yok eğer 6. Nesil işlemci alınacaksa o zaman sadece 2133 MHz RAM alınmalıdır. Bir konuyu daha anlatayım. Her anakartın maksimum desteklediği RAM Kapasitesi vardır. Diyelim anakart en fazla 16 GB destekliyorsa siz kalkıp buna toplamda 32 GB RAM takamazsınız. Takarsanız ne olur? Yazık olur. Tabi bunlar anakartın resmi sitesinde specification/detail yazan kısımda yer alır.

Özetle;

RAM uygun fiyatlı diye diye CL‘si (gecikme değeri) yüksek veya MHz‘si düşük olan modelleri etmemeye çalışın.

– Eğer bütçeniz tam yetmiyorsa, anakartın desteklediği maksimum Mhz değerinde ve düşük gecikme değerine sahip en az  (tekli) 8GB RAM veya (tekli)  16GB RAM alın. Sonradan bütçeniz olduğunda upgrade edebilirsiniz.

– Alacağınız anakartın desteklediği maksimum RAM miktarı, RAM tipi ve RAM frekansını öğrenin. (Örneğin; 32 GB DDR4 3200 Mhz RAM gibi)

– Unutmayın, anakartınız 2400 Mhz gibi bir hızı destekliyorsa 3200 Mhz hıza sahip bir RAM almanızın bir anlamı yoktur.

Masaüstü bilgisayarlarda kullanılan RAM’ler DIMM, dizüstü bilgisayarlarda kullanılan RAM’ler SODIMM olarak isimlendirilir.

– İyi bir RAM kapasitesine sahip toplama bilgisayar, hem oyun hem internet kullanımı, açıkçası her işlem için hayati öneme sahip. Bilgisayar toplarken kullanım alanınıza göre minimum 8 GB RAM bulunmasına dikkat etmenizi öneriyorum.

Ekran Kartı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şimdi Ekran Kartı ile ilgili olan duruma gelelim. Seçeceğiniz anakartı üzerinde PCI Express x16 slotu olacaktır. Ekran kartları bu slota takılır.  Genel olarak bir adet PCI Express x16 ve farklı sayıda PCI Express x1, x4, x8 slotları bulunabilir. PCI Express 3.0,  PCI Express 4.0 değerleri ise bu PCI Express slotlarının hızını gösterir. Günümüzde standart bir ekran kartı için  PCI Express 3.0 ve üzerinde değerler yeterlidir. Burada anakart 3.0 veya 4.0 olsun, neredeyse tüm ekran kartlarını destekler. Hiçbir sorun olmaz. Bu arada ekran kartları AMD ve NVIDIA olmak üzere ikiye ayrılıyor. İkisi de aynı anakarta uyum sağlayabiliyor. Yani diyelim anakartınız PCI Express 3.0 olsun, siz ister 3.0 olsun veya ister 4.0 olsun hem AMD hem de NVIDIA ekran kartlarını destekleyecektir. Ekran kartı aslında başlı başına bir dünya. Ama eğer iyi bir şey arıyorsanız ciddi bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Buradaki yazıyı da okumanızda fayda var. Ekran kartı seçerken ekran kartının boyut olarak büyüklüğü iyi hesaplamanız gerekiyor ve yüksek performanslı bazı ekran kartlarında ekstra elektrik bağlantısı oluyor. (6 veya 4 Pinli)

Bu ekran kartını seçerken işlemciniz ile darboğaz olarak adlandırılan uyumsuzluk sorununu yaşamamak için biraz daha detaylı bir araştırma yapmanız gerekecektir. Özellikle forumlarda alacağınız işlemci ve ekran kartı uyumluluğu konusunda yorumlara bakmanızı tavsiye ediyorum.  Darboğaz durumunda ekran kartının performansı işlemcinin sunduğu performans ile  uyum göstermez ve çeşitli sorunlarla (donma, kilitlenme vs.) baş başa kalabilirsiniz.

Özetle;

– Ekran kartı seçerken darboğaz olarak adlandırılan uyumsuzluk sorununu yaşamamak için işlemciden daha düşük güçte bir ekran kartı seçin.

– Bir bilgisayarın muhtemelen en pahalı donanım birimi ekran kartıdır. Bilgisayarınızda yüksek performans gerektiren işlemler yapacaksanız işlemci ile birlikte güçlü bir ekran kartı almalısınız.

– Bir bilgisayarınızı iş için kullanıyorsanız, belirli düzeyde işlerinizi yapmanızı sağlayacak standart ekran kartı yeterli olacaktır. Ancak oyun, görsel tasarım, video kurgu gibi ihtiyaçlarınızı karşılayacak bilgisayarlarda çok güçlü ekran kartlarına yönelmeye dikkat edebilirsiniz.

– Unutmayın, eğer ekran kartı yüksek grafik belleği isteyen oyun veya uygulamalar için alınıyor ise bütçe ve işlemciyi göz önünde bulundurarak en iyisi tercih edilmelidir.

– Eğer monitörünüz varsa alacağınız ekran kartı çıkışındaki DVI, HDMI, VGA, Display Port bağlantılarına dikkat etmelisiniz. Tercihen her zaman HDMI portu bulunan ekran kartlarını almanız önerilir.

– Ekran kartlarından bellek, bellek tipi ve bellek arabirimi ekran kartınızın gücünü belirler. Ancak her ne olursa olsun güçlü ekran kartlarının segmenti bellidir. Örneğin NVIDIA ekran kartları GeForce RTX, AMD ekran kartları Radeon RX şeklinde başlar.

– Güçlü ekran kartları üzerinde ekstra 4 veya 6 pinli elektrik beslemesi bulunur. Bu elektrik bağlantılarını sağlamadan ekran kartı çalışmaz. Sistem toplarken bu bilgiye dikkat edin.

– Yeni nesil güçlü ekran kartları biraz daha büyüktürler. Bu nedenle satın alacağınız bilgisayar kasasına olan uyumluluğunu gözden geçirin. Muhtemelen uyumlu olacaktır, ancak yine de eski bir kasa kullanıyorsanız kasanız tam kapanmayabilir.

Bilgisayar Kasası Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ana donanım birimlerinizi seçtikten sonra bilgisayar kasası seçme işlemine geçebilirsiniz. Öncelikle seçeceğiniz kasanın anakarta uyumlu olması gerekiyor. Seçmiş olduğunu kasayıda teknik özelliklerinden hangi tipte anakartlara uyumlu olduğunu kontrol etmeniz oldukça önemli. Aksi halde kasaya uyum sağlayamayan bir anakart kullanmanız mümkün olmayacaktır. Bilgisayar kasaları kendi içerisinde Full (Big), Mid, Mini, Slim gibi çeşitlere ayrıldığını hatırlatalım. Burada çoğunlukla tercihlerde ATX (Standart) veya Mini/MicroATX (mATX, uATX) yapısında uygun olan Mid veya Middle Tower dediğimiz kasa tipleridir. Bu kasa tiplerini hemen hemen her yerde görebilirsiniz.

Özetle;

Bilgisayar kasası seçerken hava dolaşımı (sirkülasyonu) iyi olan bir tane tercih edin. Sırf şık bir tasarımı var diye tercih etmeyin. Unutmayın soğutma tüm bilgisayar bileşenlerini ilgilendiren bir durumdur.

Işıklı, fosforlu ve yanar dönerli kasaların performansa hiçbir faydası yoktur. Bunlar tamamen görsellik açısından değerlendireceğiniz özellikleri.

– Kasa üzerine ekstra yerleştirilecek fan sayısı tamamen tercih sebebidir. Ayrıca fanlarda kullanılan malzemenin kalitesi oldukça önemlidir. Çünkü kalitesiz fanlar bir süre sonra rahatsız edici sesler çıkartabilirler.

Bigtower (fulltower), middle tower, midi tower, mini tower gibi kasa tiplerinden donanımlarınıza uygun olanı tercih ediniz.

Kasa üzerinde bulunan USB sayısı, USB türleri, Fan kontrolcü özelliklerini dikkatli bir şekilde inceleyin.

Bazı bilgisayar kasalarının PSU dediğimiz güç kaynağıyla birlikte geldiğini unutmayın. Fiyat olarak uygunsa bu türde bir kasa tercih edebilirsiniz.

Burada güç kaynağının 80+ sertifikasına sahip olması ve 600 Watt ve üzerinde olması tercih sebebi olmalıdır.

PSU – Güç Kaynağı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir bilgisayar için en önemli donanım bileşenlerinden biri olan Power Supply Unit (Güç Kaynağı veya çoğunlukla PSU) bilgisayar için gerekli olan enerjiyi sağlayan cihazın adıdır. Power Supply daha çok metal bir kasa yerleştirilmiş iç kısmında elektronik devreler bulunan, bilgisayar bileşenlerinin çalışmaları için ihtiyaç duyulan farklı gerilim değerlerinde doğru akım sağlayan donanımdır. Bilgisayarların kullandığı güç kaynağı yaklaşık olarak 280-700 Watt arasındaki değerdedir.

Özetle;

– Bir Power Supply alınacaksa ilk dikkat edilmesi gereken faktör donanım birimlerinin harcadığı elektrik miktarıdır. Tüm donanım birimlerinin maksimum kullanımda harcadığı elektrik miktarına göre bir PSU alınmalıdır.

– Güç kaynakları (PSU) hiçbir zaman %100 kapasiteyle çalışmazlar. Bu nedenle her zaman ihtiyaç duyulan güçten daha yüksek kapasiteye sahip bir güç kaynağı kullanılmalıdır.

– Güç kaynaklarında ilk dikkat çeken özellik kuşkusuz 80 Plus sertifikası. Artık bu olmazsa olmazlardan. 80 Plus etiketi aslında verimliliği simgeleyen bir değer. Üzerinde 80 Plus değeri bulunan bir güç kaynağı %80 verimlilikle çalışıyor demektir. 80 Plus etiketine ek olarak sırasıyla 80 Plus, 80 Plus Bronze, 80 Plus Silver, 80 Plus Gold, 80 Plus Titanyum şeklinde verimlilik değeri yükseliyor.

– Şu hatırlatmadan geçmeyelim. Temel olarak %100 verimlilik diye bir şey günümüz teknolojisi için pek mümkün değil.

– Güç kaynağı üzerinde yazan bir diğer değer Watt değeri. Bir güç kaynağı üzerinde 750 Watt yazıyorsa o cihaz 750 Watt elektrik harcıyor anlamı çıkmaz. Donanım birimlerinin toplam harcadığı elektrik enerjisi daha düşük değerdedir. Dolaysıyla Watt değeri sağlayabileceği maximum enerji miktarını gösteriyor. Aslında her zaman biraz daha yüksek ve kaliteli bir güç kaynağı alınmalıdır. Çünkü bu durum biraz daha tasarruf sağlayacaktır.

Modüler kablo sistemine sahip bir güç kaynağı kablo karmaşasından kurtulmanız için vazgeçilmez bir özellik. Ancak bu tipte güç kaynaklarının biraz daha pahalı olduğunu söylemeliyim. Bir diğer bilinmesi gereken değer ölçüler. Alacağınız kasaya uyumlu ölçülere sahip bir güç kaynağı tercih edilmelidir. ATX kasaya uygun aldığınız bir güç kaynağı kasanızın farklı tiplere uygun olması nedeniyle uyumsuzluk yaşanabilir.

Fan-Delay-Off sistemi ile bilgisayar kapandıktan sonra da güç kaynağı içerisindeki bileşenler soğuyana dek çalışmaya devam eden fanlar güç kaynağınızın daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Bunun dışında Gerilim Koruma (OVP/UVP), Yüksek Akım Koruma (OCP), Yüksek Güç Koruma (OPP), Kısa Devre Koruma (SCP) özelliklerinin bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.

– Piyasada Cooler Master, Corsair, Everest, Frisby, Fsp, Thermaltakek, Xigmatek, OCZ, Zalman, High Power, Aopen gibi bir çok türde güç kaynağı markası bulunmaktadır. Şahsen tavsiyem OCZ olacaktır.

– Güc Kaynaklarinda Aktif PFC ve Pasif PFC olayına gelelim. Günümüzdeki güç kaynaklarında ise artık reaktif gücü minimuma indirmek için “güç faktörü düzeltimi” – power factor correction (pfc) özelliğini görüyoruz. PFC özelligi pasif veya aktif olabiliyor. Giris seviyesi kaliteli güç kaynaklarında pasif PFC devresi görürken, üst modellerde ise aktif PFC devresi görüyoruz. Aktif PFC devrelerinin güç faktörü düzeltimi 0.99’a kadar çıkabiliyor; ki bu da ideal olan 1’e çok yakın. APFC olmayan güç kaynaklarında güç faktörü 0.5 ile 0.7 arasında değişebiliyor.

İşlemci Soğutucu Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Eğer bilgisayar toplamayı düşünüyorsanız işlemci ile birlikte gelen soket fanı kullanmanızı pek tavsiye etmiyorum. Kullanılabilir mi? Evet, soket fanın bir zararı yok, olamazda. Ancak maksimum performans elde etmek için işlemciyi güçlü bir şekilde soğutabilen sistemlere ihtiyacınız var. İşte burada karşımıza birçok seçenek çıkıyor. Sıvı soğutma, hava soğutma vs. şeklinde. Başlangıç olarak hava soğutmayı öneriyorum. Ancak üst düzey bir sistem toplayacaksanız elbette ki sıvı soğutma ilk tercihiniz olmalıdır.

Özetle;

– Alacağınız soğutma sisteminin işlemci/anakart uyumluluğunu kesinlikle kontrol edin. Her soğutucu anakartınıza uyumlu olmayacaktır.

– Hava soğutma dediğimiz fanlı soğutma sistemleri kurulumu ve kullanımı ideal olan soğutma sistemleridir. Ayrıca kule tipi soğutma sistemlerinin kasanıza sığıp sığmadığını kontrol edin. Aksi halde kasanızın kapağı kapanmayabilir.

– Soğutma sistemi alırken termal macun almayı unutmayınız. Bu termal macun işlemci ile soğutucu metali arasına sürülecek olan maddedir. Böylece soğutucudan elde edilen soğutma işlemi işlemciye hızlı bir şekilde aktarılmış olacaktır.

– İşlemcilerin bazılarında kutu içerisinde stok fan ile birlikte geliyor ancak bazı modellerde stok fanın gelmediğini biliyoruz. Stok fan yoksa montaj işlemlerinin başlamayacağını belirteyim.

– Tavsiye olarak stok fan yerine 200-500 TL değerinde bir soğutma sistemi (hava) almanız performansa büyük katkısı olacaktır.

SSD Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Artık bir toplama bilgisayarlarda HDD yani bildiğimiz mekanik sabit diskler kullanılmıyor. Kullanılsa da sadece ekstra depolama birimi olarak kullanılıyor. Bir bilgisayar için SSD’nin önemi oldukça büyük. Çünkü bilgisayar daha hızlı açılıyor ve oyunlar/uygulamalar daha hızlı yüklenmiş oluyor. Tabi SSD’ler kendi içerisinde 2.5” SATA SSD ve M.2 PCIe NVMe SSD gibi popüler iki tipe ayrılıyor. Karşılaştırma yapmak açısından HDD’lerin okuma yazma hızları 150 Mb/s iken; 2.5” SATA SSD’lerin okuma yazma hızları 500 Mb/s ve M.2 PCIe NVMe SSD’lerin okuma yazma hızları 1500-7000 Mb/s ulaşabilmektedir. Bu nedenle tercihen bütçeniz düşük düzeydeyse 2.5” SATA SSD’leri tercih etmeye dikkat edin. Eğer bütçeniz varsa M.2 PCIe NVMe SSD’lerden almanızı öneriyorum. Tabi bunun için yukarıda bahsettiğimiz üzere anakart üzerine M.2 konnektörünün bulunması gerekiyor.

Özetle;

– Bilgisayarınızdan maksimum performans istiyorsanız depolama birimi olarak SSD tercih ediniz.

2.5” SATA SSD’ler görünüm olarak normal laptop HDD’leri ile aynıdır ve aynı bağlantı yuvalarına sahiptir. M.2 PCIe NVMe SSD’ler ise görünüm olarak RAM’lere benzerler ve doğrudan anakart üzerinde bulunan M.2 yuvalarına takılırlar.

SSD’ye sahip bir bilgisayar saniyeler içerisinde hazır hale gelmektedir.

SSD’ler içerisinde hareketli parça barındırmazlar. Bu nedenle ses ve ısınma problemleri yoktur. Oldukça uzun ömürlüdürler.

SSD’lerde en önemli değer okuma/yazma hızlarıdır. Okuma yazma hızı yüksek bir SSD daha hızlı çalışacağı anlamına geliyor.

– Tipik bir 2.5” SATA SSD günümüzde üretilen tüm anakartlara dolaysıyla masaüstü bilgisayarlara uyum sağlayacaktır.

M.2 tipindeki SSD’lerin kullanılabilmesi için anakart üzerinde M.2 konnektörünün (form faktörünün) bulunması gerekiyor. Aksi halde PCI Express genişleme yuvalarına dönüştürücü takılarak kullanılabilir. Bu durumda maksimum verim alınmayabilir.

Monitör Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Monitör satın alırken dikkat edilmesi gerekenlerin başında ilk olarak ekran tipi veya başka bir ifade ile panel tipi gelmektedir. Günümüzde üretilen monitörlerde genel olarak iki tip panel türü bulunuyor. Bunlardan ilki, uygun fiyat seçenekleri ve yüksek ekran yenileme hızları ile karşımıza çıkan TN paneldir. İkincisi ise ise renk gösterimi açısından oldukça başarılı olan ve daha çok profesyonel kullanıcılara hitap eden IPS paneldir. IPS panel tipi, TN panellere göre daha düşük tepki süresi ve yenileme hızlarına sahiptir. Tavsiye olarak monitör seçiminde eğer profesyonel bir kullanıcı iseniz IPS panel, günlük kullanım içinse TN panel tercih edebilirsiniz. Monitör seçimin dikkat etmeniz gereken diğer bir konu ise ekran boyutudur. Piyasada farklı boyutta birçok monitör bulunsu da, ihtiyacınıza yönelik bir tercih yapmanız faydanıza olacaktır. Örneğin grafik tasarım vs. gibi alanlarda kullanacağınız çok kapsamlı işler için 27-32 inç bir monitör tercih etmelisiniz. Ancak oyun veya günlük kullanım noktasında 24 inç bir monitör sizin için yeterli olacaktır.

Özetle;

– Günümüzde en yaygın çözünürlük tipi olan 1920×1080 dediğimiz Full HD monitörler fiyat açısından en uygun modelleri barındırmaktadır. Günlük kullanım amacıyla Full HD çözünürlüğündeki monitörlerin halen kullanıma uygun olduğunu ve ihtiyaçları karşıladığını hatırlatalım.

– Ayrıca son dönemlerde; 2K, 4K ve 8K monitörler de önem piyasada yerini almaya başladı. Piyasada kullanım amacınıza uygun olarak tercih edebileceğiniz birçok monitör modeli bulunduğunu belirtelim. Ekran çözünürlüğü konusunda uzun vadeli bir kullanım planlıyorsunuz 4K monitörleri tercih edebilirsiniz.

– Bilgisayar oyunu oynayanlar için oldukça büyük önem taşıyan yenileme hızı günümüz monitörlerinde genel olarak 60 ve 75 Hz aralığında yer alsa da 100, 120, 144, 165 hatta 360 Hz‘e kadar yenileme hızı (tazeleme aralığı) sunan monitörler bulunmaktadır. Eğer sıkı bir oyuncu iseniz ve monitörü oyun oynamak amacı ile satın almayı planlıyorsanız yüksek yenileme hızı sunan monitörler tercih etmenizi tavsiye ediyoruz. Günlük kullanım için 60 veya 75 Hz yenileme hızına sahip monitörler ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılayacaktır.

Tepki süresi, ekrandaki piksellerin renk değiştirme hızı olarak tanımlanır ve “milisaniye” cinsinden ölçülür. Piyasada 1 ms’den başlayarak 8 ms’ye kadar tepki süreli monitörler bulunmaktadır. Eğer oyun oynama amacıyla bir monitör almayı düşünüyorsanız tepkime süresi değeri düşük olan monitör tercih edin. Standart günlük kullanım için  2-7 ms tepkime değerlerine sahip monitörler işinizi görecektir.

Benim anlatacaklarım bu kadar. Umarım faydalı olmuştur. Selametle.

Yorum yapmak için tıklayın.

"Yorum Yazın"

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı