Bilgi

Mutluluk Kaynağı “Çikolata”


Sözlük anlamına baktığımızda mutluluk; bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, saadet şeklinde tanımlanır. Ama mutluluğun tanımı biz insanoğlu için farklı anlamlar ifade ediyor. Peki size göre mutluluğun tanımı nedir? diye sorsak.  Başka insanları mutlu etmek, sevdiklerimle beraber olmak,  güzel bir film izlemek, yemek yemek, gezmek, para kazanmak, vs gibi cevaplar gelecektir. Bunlara ilave olarak çikolata yemek desek eminim çoğumuz  bunu onaylayacaktır.

Hem sıkıntılı hem de sevinçli anlarımızın yoldaşı olan çikolatanın şehir efsanesi gibi görünse de mutluluk verdiği bir gerçek. Şöyle ki yapılan araştırmalara göre çikolata yediğimizde mutlu hissetmemizin nedeni sadece vücutta meydana gelen fizyolojik değişiklikler değildir. Evet, çikolatanın ana maddesi kakaonun  içerdiği biyoaktif besin bileşenleri ve magnezyum mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin  hormonunu  harekete geçiriyor fakat insanlar çikolata yemenin mutluluk sağladığını bilinçaltına yerleştirdikleri için psikolojik olarak da etkili olduğu söylenebilir.

Çikolata 2000 yıllık geçmişe sahiptir. Maya toplumunun kakao için –tanrıların besini–  dediğini göz önüne alırsak günümüzde olduğu gibi geçmişte de çikolatanın çok değerli olduğu sonucuna varabiliriz. Geçmişten günümüze kadar yayılması fazla zaman almamıştır. Eskiden beri mutluluk kaynağı olduğu bilinen çikolatanın sağlık için yararları araştırılmaya devam etse de gelin biz bilinen yararlarına bir göz atalım;

Öncelikle vücutta serotonin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasını artırır.

Kakaonun antioksidan bakımından zengin olduğu tespit edilmiş olup polifenol olarak adlandırılan bu antioksidanların kalp hastalıklarına ve çeşitli kanser çeşitlerine yakalanma riskini azaltabileceği düşünülmektedir.

Çikolata içindeki bir maddenin depresyonlu hastalara verilen ilaçlarla aynı etkiyi yaptığı saptanmıştır. Dolayısıyla depresyonu azalttığı belirlenmiştir.

Yüksek oranda kalsiyum içerdiğinden dolayı güçlü kemiklere sahip olmamızı sağlar.

Çikolatadaki procyanidin adlı bir maddenin düzenli tüketilmesi halinde kanın pıhtılaşmasını önlediği anlaşılmıştır.

Azot, lif ve yağ içerdiğinden dolayı beyin fonksiyonları açısından büyük önem taşır, zihin açıklığı sağlar.

Kakaoda bulunan flavanol maddesi bunama ve hafıza kaybı gibi rahatsızlıkların önlenmesinde oldukça etkili olduğu bilinmektedir.

İçeriğindeki lif oranı sayesinde bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Böbreklerde kum ve taş oluşumunu engeller.

Kolesterolün düşürülmesinde rol oynar.

Demir minerali içerdiğinden kan sağlığı için önemlidir.

Enerji verir.

Çikolatanın içerisinde bulunan polifenol, magnezyum, potasyum, fosfor ve E vitamini cilt için oldukça faydalı etkiye sahiptir.

İçerisinde floridler olduğu için dişleri güçlendirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Her yararlı besinin fazlasının zarar da verebileceği unutulmamalıdır. Peki bu zararlar nelerdir şimdi de onlara bakalım;

Aşırı çikolata tüketimi kilo almaya neden olur.

Diş sağlığını olumsuz etkiler.

Eğer hassas cilde sahipseniz alerjiye neden olabilir.

Çikolata sayesinde selülit oluşumu hızlanır ve artar.

Aşırı çikolata tüketimi kan şekerinin düşmesine neden olur dolayısıyla halsizliğe yol açar.

Uzmanlar kakao oranına göre çikolatanın yararlılık oranının yükseldiğini belirtiyorlar dolayısıyla bitter çikolatanın diğer çikolata türlerine göre daha sağlıklı olduğunu ve her gün belli bir miktar bitter çikolata tüketmenin sağlığımızı destekleyeceğini bildiriyorlar.

Tüm bu söylenenler, faydalar dikkate alındığında o eşsiz tadı ile çikolata iyi ki hayatımızda var demekten kendimizi alamıyoruz. Şu bir gerçek ki bazen onun verdiği mutluluk gerçekten hiçbir şeyde olamayabiliyor.

Çünkü maalesef hayatımızda;

50 kuruşluk çikolatanın verdiği mutluluğu veremeyen insanlar var!

Yorum Yapınız!

Yorum Yaz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top