Sosya Medya

WhatsApp Nasıl Para Kazanıyor (!)


Hepimizin bildiği üzere WhatsApp, taşınabilir cihazlar için geliştirilen, platformlararası (çapraz) çalışma özelliğine sahip bir mesajlaşma ve arama uygulamasıdır. 3G, 4G ya da Wi-Fi gibi kablosuz internet bağlantısı sayesinde kullanıcıların birbirlerine fotoğraf, video, ücretsiz arama, sesli/yazılı mesaj ve belge göndermesini sağlayan WhatsApp; eski Yahoo! çalışanları olan Biran Acton ve Jan Koum tarafından 2009 yılında ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Santa Clara kentinde kurulmuştur. Dünyada kayıtlı kullanıcı sayısı -1.5 milyar ile- en yüksek olan siber hizmetler arasında bulunan bu uygulama piyasa değeri 100 milyon ABD doları iken Facebook tarafından 19 milyar ABD doları karşılığında satın alınması bazı soru işaretlerini beraberinde getirmiştir.

Facebook tarafından 2014 yılında satın alındıktan sonra uygulamanın ücretli olacağı konusunda açıklama yapıldıysa da bu hiçbir zaman uygulanmadı. (2013’ten önce, bazı ülkeler de kullanıcılar uygulamayı indirmek ve kullanmak için 1 dolar ödemek zorunda kaldılar.) 18 Ocak 2016 Yılına gelindiğinde ise WhatsApp kullanıcılardan herhangi bir ücret talep etmeyeceğini bildirdi. Ancak WhatsApp nasıl para kazanacağı konusunda ise üstü kapalı bir şekilde “para kazanmak için, üçüncü parti reklamlar ve istenmeyen mesajlar olmadan bunu WhatsApp üzerinden daha kolay yapabilecek farklı araçlar denemek istiyoruz” açıklaması kafaları iyice karıştırdı. Çünkü “farklı araçlar” cümlesinde neyi kast ettiği tam olarak anlaşılmıyordu. Bu açıklamanın hemen ardından 06 Nisan 2016 tarihinde Electronic Frontier Foundation WhatsApp uygulamasının o günkü son sürümünü inceledi ve yazılımın bağımsız değerlendirmeye açık olmadığını açıkladı. Peki satın alındığı günden beri herhangi bir reklam gösterim veya e-satış özelliği olmayan bu uygulamaya neden 19 milyar ABD doları gibi ücret ödendi!

Tarihler 30 Nisan 2018 Pazartesi gününü gösterdiğinde WhatsApp kurucu ortağı ve Facebook direktörü Jan Koum, ilginç bir şekilde Facebook‘tan ayrıldığını duyurdu. Birçok haber kaynağına göre, Koum‘un Facebook ile kullanıcı verilerini kullanması ve WhatsApp’ta reklam vermeye izin verme arzusu konusundaki anlaşmazlığının ardından ayrılmaya karar verdiğini gösteriyor. Koum, kurucu ortağı Brian Acton ile birlikte, uzun süredir “WhatsApp kullanıcılarının gizliliğini” savunduğu ise bilinen bir gerçek.

WhatsApp‘ın mali tabloları kamuya açık olmasa da Forbes toplam gelirin 5 milyar dolar olduğunu ve kullanıcı başına ortalama gelirin 2020 yılına kadar 4 dolar olduğunu tahmin etti. Tabi bu cümle WhatsApp’ın nasıl para kazandığını net bir şekilde açıklamaya yetmiyor!

Endüstri uzmanları, WhatsApp’ın, “Facebook’un kullanıcının davranışsal verilerine ve kişisel bilgilerine erişmesi için bir araç olduğunu” öğrenmesiyle “sır perdesini” biraz araladığını belirtmektedirler. Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg daha önce bu verilerin Facebook reklamlarında tüketici hedeflemesini iyileştirmek için kullanılmayacağına söz vermiş (!) olsa da bu konuda “gizlilik gereği” bu bilgilere kullanıcıların veya hükümetlerin hali hazırda erişmesi imkansız gibi görünüyor.

Ancak buradaki Mark Zuckerberg’in “Tüketici Hedeflemesi” cümlesi bizlere bazı ipuçları veriyor. Bu basit bir örnekle şöyle açıklayabiliriz. WhatsApp üzerinden herhangi birkaç arkadaşınıza “Adidas ayakkabı almayı düşünüyorum” dediğinizde bir süre sonra gezindiğiniz Facebook, İnstagram sosyal medya platformalarında veya kullandığınız tarayıcıda “Adidas ayakkabı reklamları” görmeye başlıyorsunuz. (Tabi bu durum her zaman mümkün değil.) Hatta bazen Google’de ayakkabı diye arattığınızda karşınıza ilk olarak bu markaya ait ayakkabılar çıkabiliyor. Bunu daha önce denediniz mi veya haberiniz var mı bilmiyorum. Ancak bu tür haberlerin ayyuka çıktığını söylemekte fayda var. Hatta birçok kişi telefon yanındayken bir sohbette konuşulan ürünün gezindiği sitelerde çıktığını iddia etmektedir. Kısaca “WhatsApp’ın kullanıcı verilerini satarak para kazandığını” konusundaki iddiaların tutarlı olduğunu söyleyebiliriz. WhatsApp, “Mesajlarınız uçtan uca şifrelendiğinde, bizim ve diğer üçüncü partilerin onları okuması mümkün değildir” diyor ama ne kadar güvenilir ayrı bir konu. Ancak kullanıcı verilerini bir çok amaca hizmet edecek şekilde kullandığı şüphesi ortaya çıkıyor.

ABD merkezli istihbarat servisi olan CIA, WhatsApp’tan bilgi talep ettiğinde “hayır talep ettiğiniz bilgiyi vermiyorum” diyebilir mi? Bilindiği üzere Wikileaks “Vault 7” takma ismi verilen 8 bin 761 belgeyi yayımlamıştı. Söz konusu belgelerde en dikkat çeken CIA’in WhatsApp mesajlarını elde edebileceği iddiasıydı. Bu durumda WhatsApp gibi sosyal medya uygulamalarından veri transferini mümkün hale geliyor. CIA’in bir kullanıcının mesajlarını okuması için önce o telefona erişimi sağlamış olması gerekiyor. Bu da milyarlarca telefonun hacklenmesi gerektiği anlamına geliyor ki bu pratikte pek mümkün değil. Ancak aralarında özel/gizli bir protokol yapılarak ortaklaşa geliştirilecek bir yazılım ile bu mesajların okunması sağlanabilir. Peki buradan hükümet tarafından WhatsApp’a maddi destek veya fonlama yapılabilir mi?

Dünya üzerinde hiç kimse, hiçbir devlet 100 milyon dolarlık bir ürüne 190 katı bir fiyat vererek ve üstelik hiçbir kazanç elde etmeden satın almaz ki bu “delilik” olur. Yani WhastApp kişisel bilgileri bir şekilde bir amaca yönelik olarak kullandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki bu kişisel bilgilerin ifşası olmayacaktır. Ancak WhatsApp için kullanıcılar bir “ürün” olarak kalmaya devam edecektir. “Eğer bir ürünü kullanmak için para ödemek zorunda kalmıyorsanız, ürün sizsiniz demektir.” Yani sizin “benim arkadaşımla yaptığım geyiği” WhatsApp ne yapsın cümlesinden öte “kişisel verilerinizin” pazarlandığını ve bununla kasalarına milyar dolarlar aktardığını bilmenizde fayda var.

Klişe bir şekilde “Küreselleşen Dünyada” tüm iletişim sistemleri tekelleşiyor. Kullandığımız tüm internet bağlantısı taşıyan cihazlar ile nokta olarak konum bilginizden tutun, depolama alanında sakladığınız fotoğraflar, özel bilgileriniz, yazışmalarınız bilmediğiniz bir lokasyondaki sunucunda depolanmaya ve zamanı geldiğinde kullanılmak için bekliyor. Belki sıradan bir vatandaş için önemsiz gibi görünebilir. Ancak kitleleri harekete geçiren büyük bir güce sahip olmak dünyayı yönetmek anlamına geliyor.

Kısaca; kapital sistem, gölgesini satamadığı ağacı keser.

Yorum Yapınız!

Yorum/Cevap Yazınız.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top