Bilgi

2. El Araç Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler [İlk Kez Araç Alanlar İçin Önemli Tavsiyeler]


Merhaba Arkadaşlar. Bu yazımızda sizlere araç alırken dikkat etmeniz gerekenler konusunda bilgi vermeye çalışacağım. Öncelikle burada anlatacaklarım kendi deneyimlerime ve gözlemlerime dayanarak oluşturduğum bilgilere dayanıyor. Hem iyi bir araba almak hem de dolandırılmamak için bu içeriği kesinlikle sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyorum.

İlk tavsiyem her zaman bir malı alırken başkası için almanız. Yani “bu benim ilk arabam, asla satmam” vs. gibi ciddi iddialarda bulunmayın. Her mal/ürün (adına ne derseniz deyin) bir gün satılmak için alınmıştır. Ama ucuza, ama pahalıya. Bu nedenle almak istediğiniz aracın günü geldiğinde hızlı ve değerinde satılabilecek bir model olmasına dikkat edin.  Halk dilinde “bir aracın son sahibi olmak” diye bir deyim vardır. Aldığınız araç piyasada çok bilinmeyen veya tutulmayan bir model ise bir sorun çıktığında başınıza bela olur. Ne satılır, nede tamirinden anlayan biri bulunur. Bu nedenle tutulan, piyasası olan ve her zaman her yerde bir servisi, ustasını bulabileceğiniz bir araç modeli sizi daima avantajlı hale getirir. Boyalı, hasarlı, değişenli (hatta ağır hasarlı) bir araç olsa bile müşterisi çoğu zaman yanı başınıza olacaktır. Acil bir durumda hızlı bir şekilde paraya dönüşebilen araç satın almak en mantıklısıdır.

Sarı siteye veya diğer araç satış sitelerine bakıp bütçenize göre uygun bir araç bulduğunuzu varsayalım. Öncelikle çevrenizden araç alım satımı ile uğraşan veya bu işlerden anlayan birine/birilerine kesinlikle danışın. Kafanıza göre bir araç almaya kalkmak ciddi mali sonuçları olabilir. Bu işlerden anlayan en mükemmel oto galericiler bile bir araç almadan önce arkadaşına, bilen birine danıştıklarını belirtelim. Hatta sıfır araç alan biri bile muhakkak birilerine danışarak araç almayı tercih eder. Bu altın kuralımız.

Aracı beğendikten sonra alım öncesinde bazı sorgulamalar yapmanız gerekiyor. Öncelikle aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden geçmişe dönük “HASAR SORGULAMASI” başka bir ifade ile “TRAMER KAYDI SORGULAMASI” yapmanız gerekiyor. Bunun için en bilinen yöntem Şase Numarasından sorgulamadır. HASAR S ŞASENUMARASI’nı 5664’e yazıp gönderdiğinizde aracın daha önce karışmış olduğu kazaları ve kaza sonucu ödenen sigorta bedelini görebilirsiniz. Örneğin; HASAR S ABC987DEF12345 yazıp 5664’e gönderiyoruz. Unutmayın plakadan sorgulamayı yapmanızı tavsiye etmiyoruz. Çünkü plaka değiştiğinde eski plakaya ait hasar durumları yeni plaka sorgulamasında çıkmaz. Bu nedenle tüm sorgulamalarınızı şase numarası üzerinden yapmanızı tavsiye ediyoruz.

İkincisi servis kayıtlarını kontrol etmek. Eğer yeni model bir araç alıyorsanız araç sahibinin izni ile servisten geçmiş kayıtlarına bakabilirsiniz. Bu durumda serviste yapılan tüm iş ve işlemleri görebilirsiniz. Bu size alacağınız araç hakkında az-biraz fikir verecektir.

Bir diğer konu ise kilometre sorgusu yapmak. Biliyorsunuz her gün haberlerde kilometresi düşürülmüş araçlar konu oluyor. Kilometresi düşürülmüş bir araç başınıza çoğu zaman bela olacaktır. Ve satmak istediğinizde kolay kolay satılmayacağını da söyleyebiliriz. Bunun için yapmanız gereken buradan (tıkla) belirli bir ücret ödeyerek km sorgulaması yapmanız. Her aracın iki yılda bir girdiği muayenede kilometresi kayıt altına alınıyor. Bu bilgileri elde ederek kilometresinin düşürülüp düşürülmediğini anlayabilirsiniz. Tabi servis kayıtları ile birlikte bu bilgileri okumak sizi daha doğru sonuca götürecektir. Bazı kişilerin yılda 100 bin km gibi hiç aklınıza gelmeyen mesafelerde yolculuk yapabildiğini, bu nedenle özellikle km konusuna dikkat etmeniz gerektiğini hatırlatalım.

Ve en önemlisi expertiz. Arkadaşlar expertiz yapmadan araç almayın, yaptırmadan da satmayın! Expertiz sizi birçok duruma karşı koruyan ve araç hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayan önemli bir işlem. Expertiz sonucunda size verilen belge ile araç hakkında neredeyse tüm detaylara ulaşırsınız. Hiç araçtan anlamayan biri veya tam tersine araçtan çok iyi anlayan biri için bile expertiz olmazsa olmaz bir detaydır. Yine tavsiye olarak kendini kanıtlamış kurumsal bir expertiz firmasından expertiz yapmanızı tavsiye ediyorum. Kıyıda köşede kalmış yerlerden expertiz yapmanızı tavsiye etmiyorum. Expertiz belgesi içerisinde (aldığınız pakete göre değişiklik gösterebilir) boya, kaporta, motor, mekanik gibi bilgilerin olması tercih edilmelidir. Hatta sizin yerinize yukarıdaki sorgulamaları gerçekleştiren expertiz paketleri bulunmaktadır. Aracın beyninden km orjinalliği, gücü, motor/turbo sorunları gibi önemli verileri size belge içinde ve sözlü olarak sunarlar. Tipik bir expertiz ücretinin 1.000 TL’den başlayarak 2.500 TL’ye kadar varabileceğini unutmayın. Expertiz yapmadan önce araç sahibine “dediklerinin dışında önemli bir şey çıkarsa expertiz ücretini iade etmesi gerektiğini” kesinlikle belirtin. Çünkü bazı uyanıklar sırf expertizi başkasının cebinden yaptırmak için ilana koyuyorlar. Umarım uyanıklığı fark etmişsinizdir. Vay efendim ben expertiz yaptırmadım, vay boya, kaporta durumunu bilmiyorum diyenlerden usulca uzaklaşın.

Aracın triger seti, V kayışı, manuel ve yarı otomatiklerde bulunan baskı-balata ile otomatiklerde bulunan mekatronik kontrolünü kesinlikle yaptırın. Yani genelde expertiz sonrasında bir şanzımancıya gidilerek test yaptırılabilir. Bunlar biraz ciddi külfetler. Birçok kişi baktı aracı titremeye, silkelemeye, stop etmeye başlıyor hemen aracını satışa koyup satmak istiyor. Çünkü bir baskı balatanın, mekatroniğin veya triger setinin maliyeti gerçekten yüksek. Belirli kilometrelerde bunların değişmesi gerekiyor. Değişmezse araç sizi yolda bırakıp çok daha ciddi maliyetler çıkaracaktır. Özellikle çok yüksek kilometrelerde (150 bin km ve üzerinde) araç alıyorsanız bunlara baktırmazsanız olmaz. Ya da satıcı ile görüşerek bunları ne zaman değiştirdiğine dair bilgi alın. Bunlar biraz teferruatlı bilgiler ama aynı zamanda bir sorunda canınızı sıkacak detaylar olduğunu söyleyeyim.

Aracın iç kozmetiğinde yanık – yırtık – deforme bulunmaması, sigara içilmemiş olmaması ve ön trimer parçalarının sağlam olması tercih edilen bir araç olacaktır. Örneğin aracın bir cam açma düğmesi çalışmıyor, el freni takılı kalıyor, dikiz aynası yerine oturmuyor gibi şikayetler varsa bunlar size extra maliyet olarak geri dönecektir. Özellikle ön camda az-biraz olsa bile kırık olması ilerde tüm camı kaplayacak şekilde yayılabileceğini unutmayın. Hattı daha fazla kırık ilerlerse görüş açınızı bile etkileyerek rahatsız edecektir. Küçük bir bilgi vereyim camların üzerindeki yer alan logonun en altındaki noktalı rakamlar aracın kaç model olduğu hakkında fikir verir. Örneğin; …..5 yazıyorsa bu araç 2005, 2006 modeldir. Mesela bu bilgiye bakarak hangi camların değiştiğini anlayabilirsiniz.

Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konu hakkında bilgi vermek istiyorum. Özellikle “yea bu tampon boyasına expertiz bakmıyor, önemli bir şey değil” gibi ifadeler var. Yeni nesil araçların çoğunda kaput biraz daha geriye çekilmiş olduğunu görürsünüz. Hadi eski nesil araçlar için çok dikkate alınmayabilir, ama yeni nesil bir araçta kaput geride olduğu için ciddi bir kaza olsa bile kaputa bir şey olmayabiliyor. Bu durumda yeni bir tampon veya var olan tampon tamir edilip boyatılarak hiçbir şey olmamış gibi satışa konulabiliyor. Arkadaşlar tampon önemli bir konu değil, ancak arkasında “PANEL” tamir gördüyse, değiştiyse bu ciddi bir şey olduğuna işarettir. Bunu da expertiz de anlayabilirsiniz. Panel işlem gördüğünde HAVA YASTIKLARININ (AİRBAG) patlamış olabileceği akla getirilmelidir. Böyle bir aracıda bilerek almanız gerektiğini unutmayın. Küçük bir örnek vereyim! Mesela x kişisinin aracı kaza yapıyor. Varsayalım kaskosuz, sigortasız bir şekilde kazaya karıştı veya tek taraflı bir kaza yaptı. Aracın hava yastıklarının vs. patladığını varsayalım. Normalde ağır hasara girmesi gerekiyor. Ancak şahıs gidiyor kendi cebinden 15-20 bin liraya kaportasını (tamponu vs.) yaptırıp satışa çıkarıyor. Hiçbir yerde kaydı kuydu olmadığı için aracın kusursuz olduğunu düşünebiliyorsunuz. Hatta bazen standart expertizler bile hava yastıklarının patladığını anlamayabiliyor. Yani görünüşte sadece tampon boyalı ama gerçekte ciddi bir işlemden geçmiş oluyor.

ŞASE konusunu ise en ciddi konu! Çünkü ŞASE’ler bir aracın en güçlü omurgasını oluşturuyor. Kolay kolay öyle yamulacak, tamir görecek bir yer değil. Bir şase işlem gördüyse bu aracın ciddi bir kaza geçirdiğine dair işarettir. Genelde “yea şase ucu işlemli, bir şey yok, sigorta şişirmesi hatasız-boyasız, ağır hasarlı ama nokta hata yok” cümlelerini aklı başında olan kimse yemez! Böyle ilanlardan uzak durun! Ne olduğunu bilmiyorsanız hiç bakmayın bile. Kısaca bir araç kaza geçirmiş olabilir. Bundan dolayı boya, değişen, kuru çekiç vs. işlemler görebilir. Bunlar gayet normal şeyler. Normal olmayan şey ise ülkemizde anormal bir derecede birçok satıcının uyanık olması. Çünkü para kolay kazanılmıyor ve her malın bir değeri var. Siz kusurlu malı kusursuz diye satmaya çalıştığınızda bu hiledir, dolandırıcılıktır. Bu nedenle eğer temiz bir araç arıyorsanız AĞIR HASAR, ŞASE, DİREK, PODYE, PANEL gibi kelimeler geçen kazalı araçlar almayın. Haa satın alınmaz mı? Elbette alınır! Ancak ilk kez araç alan veya bunların ne anlama geldiğini bilmeyen biri için uzak durulması gereken araç kusurlarıdır.

Şimdi arkadaşlar araç aldıktan sonra öyle masraflar bitmiyor. Bu nedenle alacağınız aracın masraflarını hesaba katarak almanızı tavsiye ediyorum. Birincisi bakımı. Araç sahibinden en son yağ bakımı ne zaman yapılmış öğrenin! Tabi genel olarak -maalesef- ülkemizde nedense doğru söyleyene çok az rastlanıyor. Ama 1 yıl öncesinde veya 5000 km öncesinde bakım yapıldıysa 1000 TL lik bakımı sizin yapmanız gerektiğini belirtelim. Bakım dediğimiz şeyde; motor yağı, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi gibi malzemeler harcanıyor ki bunların şu anda maliyeti 750 TL ile 1000 TL arasında değişiyor. Bu nedenle bakımı yapılmış bir araç her zaman daha sağlıklı çalıştığını belirtelim. İkincisi lastikler! Birçok uyanık aracı satışa koyduğunda eski lastiklerini takarak satışa çıkarıyor. Bu nedenle üzerindeki lastiklerin çok yıpranmamış, orta düzey olmasına dikkat edin. Aracın belki de en önemli parçası olan lastiklerde yıpranma, aşınma, çatlak, yama vs. varsa bunlar trafikte başınıza ciddi sonuçlar çıkarabilir. Yeni bir lastik takımının en az 4000 TL’den başladığını söyleyebiliriz. Eğer aldığınız araçlarda lastiklerin herbiri veya çoğu farklı markadansa bunun ciddi bir risk olabileceğini, belirli hızlarda hem sürüş hem de konfor açısından olumsuz etki oluşturabileceğini unutmayın. Güneş yanıkları! Arkadaşlar kaputu ve tavanı güneş yanıkları olan bir araç çoğu zaman tercih edilmez. Genelde aracın değerini düşürür. Çünkü boyatsanız satarken alıcı takla atmış araba diye beğenmez, eğer boyatmazsanız çok kötü bir görünümü olur. Bu şekilde araç aldığınızda buna dikkat ederek alın. Yani her boyasız hatasız aracında bir kusuru olduğunda buna göre değeri oluyor. Aracın ilk yardım çantası önemli. Birçok uyanık bunları vermiyor ama tabi vermesi gerekiyor. Çünkü ilerde muayene girseniz hafif kusur olarak ilk yardım çantasını yazacaklar. Hem de ciddi bir hayati durumda bence olması gereken en önemli araçlardan. Stepneyi kesinlikle alın! Stepnesiz araç olmaz! Evinizde süs olarak kalacaksa gene alın! Yok tüp koydum da stepne yok felan diyorsa %99 size vermek istemiyordur. Sigorta! Arkadaşlar sigorta şu anda 2.500 TL’den başlıyor. Eğer ilk kez sigorta yaptırıyorsanız 3.500 TL’den başlayacaktır. Bunun için yüzlerce sigorta şirketi var. Her sigorta şirketi farklı rakamlar verebiliyor. Herhangi bir oto galerinin önünden geçerek bir sigortacının telefonunu alabilirsiniz. Aracı olan herkesin tanıdığı muhakkak bir sigortacı vardır. Sigortası olmayan araç trafiğe çıkamaz, çıkmamalı. Çok büyük riski var hatırlatalım. Hem cezası var hem de kaza durumunda sigortasız olduğunuz için tüm maliyetleri cebinizden ödemek durumunda kalabilirsiniz. Kasko konusu ise tamamen tercih meselesi. Aynı şekilde sigortacılardan aldığınız aracın kaskosunu yaptırıyorsunuz. KASKO sizin aracınız için teminat iken SİGORTA kaza sonucu karşı aracın teminatı oluyor. Mesela bir kazaya karıştınız. Hata oranına göre karşı tarafın sigortası sizin aracınızın hasar bedelini öder, sizin sigortanızda karşı tarafın hatasına göre kaza yaptığınız aracın hasar bedelini öder. Eğer sigorta tamamını karşılamıyorsa herkes geri kalanı cebinden öder. Bunlar haliyle sizin aracınıza işlenir ve buna TRAMER KAYDI – HASAR BİLGİSİ adı verilir. Kasko ise tamamen sizi ilgilendirir. Örneğin yolda giderken camınıza taş mı geldi. Çoğu kasko yılda 1 tane ücretsiz cam değişim hakkı verir. Mesela bir kazaya mı karıştınız, aracınız depremde zarar gördü, sel alıp mı götürdü sorgusuz sualsiz tüm bedeli öderler. Tabi kaskoda bazı şartlarında olduğunu unutmamak gerek.

Peki araç alımı yaparken NOTER’de ödeme işlemi nasıl yapılmalıdır? Öncelikle araç alım-satımı NOTER’ler tarafında yapılır. Noterde fotoğraflı kimliğiniz ve mernise kayıtlı adresinizin olması gerekiyor. Bunlar olmadan araç alım satımına izin verilmiyor. Ayrıca araç üzerinde vergi, ceza, ipotek, haciz vs. varsa aynı şekilde araç satışı yapılmaz. Bunlar satıcı tarafından ödendikten sonra satışına izin verilir. İlk önce NOTER görevlisine alıcı-satıcı kimliği ve aracın ruhsatı verilir. NOTER görevlisi aracın satışında sorun yok, ödemeyi yapabilirsiniz dediğinde genel olarak mobil bankacılık, havale, eft yöntemleri kullanılarak ödeme yapılır. Ödeme yapılırken açıklama kısmına plakayı yazmayı unutmayın. Örneğin; 35 XYZ 123 plakalı VW Polo Aracın Bedeli gibi. Ayrıca kesinlikle ama kesinlikle RUHSAT SAHİBİ KİMSE onun adına olan hesaba parayı gönderin! Yok dayım, yok eşim, yok halam vs. sakın başkasının hesabına para göndermeyin. Yoksa dolandırılırsınız haberiniz olsun! Satıcı kişi parayı aldığını beyan ettiğinde NOTER’in verdiği satış belgesinin üzerine imzalar atılır. Ardından alıcı 300-500 TL olan NOTER SATIŞ BEDELİNİ vezneye ödedikten sonra satış işlemi tamamlanmış olur. Şimdi “ya ben güvenemem, dolandırılmaktan korkuyorum” derseniz NOTER’in hesabına parayı aktarıp satış işlemi yapabilirsiniz. Bunun için NOTER sizden küçük bir ücret isteyecektir. Ama ilk defa böyle bir şey yapıyorsanız en güvenli yöntem budur. Tabi birde NOTER’e muhakkak eş, dost, arkadaşınızla birlikte gidin. Ne olur olmaz! (Not: Aracın vekaletle satışı yapılıyorsa vekil kimse para ona gönderilebilir. Bu işlemde bir sorun yok.)

Benim anlatacaklarım bu kadar. Umarım faydalı olmuştur.

Yorum yapmak için tıklayın.

"Yorum Yazın"

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı